Erişilebilirlik

5 Soruda Sosyal Medyada Yeni Dönem


5651 sayılı ‘‘İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun'’ 29 Temmuz’da CHP, HDP ve İyi Parti’nin aleyhte oylarına rağmen AKP ve MHP milletvekillerinin desteğiyle TBMM Genel Kurulu’ndan geçti. Kanun, Türkiye’de günlük erişimi 1 milyonu aşan sosyal medya ağlarına 1 Ekim tarihine kadar Türkiye’de en az bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı temsilci bulundurma mecburiyeti getiriyordu.

5 Soruda Sosyal Medyada Yeni Dönem
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:08:46 0:00

Ancak 1 Ekim çalışma günü bitinceye dek Facebook ve Twitter gibi Türkiye’de çok rağbet gören sosyal medya ağlarından bu konuda bir açıklama gelmedi.

Bu kuruluşların temsilcileriyle bire bir görüşmeler yapan siber haklar uzmanı Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Yaman Akdeniz’le hem uluslararası sosyal medya devlerinin bu yasaya yaklaşımı, hem de yasaya uyum sağladıkları veya sağlamadıklarında, ne tür durumlarla karşı karşıya kalacaklarını konuştuk.

  • Yeni sosyal medya yasası temel olarak ne talep ediyor?

"Yasa, Temmuz ayında Meclis’ten geçti. Bugün 1 Ekim 2020, yani sosyal medya platformları Türkiye’de Türk temsilci belirlemek için son gün. Bugün aslında Twitter, Facebook, Youtube gibi dünya devlerinin Türkiye’de temsilci bulundurup bulundurmayacaklarını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) bildirmeleri için son gün. Fakat bugüne kadar yapılmış olmamakla birlikte önümüzdeki altı ay çok hareketli geçecek. BTK tebliğ edecek ve uyarı yapacak."

  • Facebook ve Twitter gibi ağlar, bu yasaya uymazsa ne olacak?

"Yasaya ilişkin olarak bir yönetmeliğin hazırlandığı biliniyor ama yayınlanmış bir yönetmelik yok. Bazı detaylar tam olarak ne olduğu belli olmadığı için sosyal medya platformları bunun hazırlanma sürecini bekliyor olabilir. Günlük 1 milyon kullanımın tanımı nasıl yapılacak? Bu tanıma hangi platformlar girecek? Kişisel verileri Türkiye’de tutup tutmayacaklarının bu yönetmelik kapsamında açıklanması bekliyor olabilirler. Her halükarda Ekim ayı içinde bu liste belirlenecek ve bu uyarılar gönderilecek. Ondan sonra bu uyarılara uyulmazsa Kasım ayı içinde 10 milyon TL para cezası, Aralık ayında 30 milyon TL para cezası devam edecek. Ocak ayında Türkiye’ye gelmemişlerse bu sefer reklam yasağı cezası ile karşı karşıya kalacaklar. Bu platformlar Türkiye’den reklam geliri elde edemeyecek. Nisan ayında iş daha da ciddileşecek. İnternet bant trafikleri yarı yarıya daraltılacak, Mayıs ayı içinde ise bu oran yüzde 90’lara çıkacak. Eğer Türkiye’ye gelmezlerse biz sosyal medya platformu kullanıcıları, bu platformları kullanamayacağız."

  • Sosyal ağlar bu yasaya uyup Türkiye’ye gelirse ne olacak?

"Gelirlerse ilk aşamada Türkiye’deki kullanıcılarla muhatap olacaklar. Türkiye’deki kullanıcıların kendilerine gönderecekleri şikayetleri, ‘bana hakaret ediliyor, tehdit ediliyorum’ gibi şikayetleri 48 saat içinde karara bağlamak zorundalar. Ya kabul edecekler ve bu içerikleri kaldıracaklar ya da ‘reddediyoruz’ diye cevap vermek zorundalar. Bu cevabı vermezlerse ve karar vermezlerse ciddi para cezasıyla karşı karşıya kalacaklar. Bu model aslında Almanya’daki bir kanundan alınma ama Almanya’daki kanunla tek benzer tarafı bu. Almanya’daki kanun, oradaki sosyal medya kullanıcıları ile bu platformları muhatap etti. Ama Türkiye’deki kanun eğer sizin talebiniz reddedilirse veya şikayet ettiğiniz içerikler kaldırılmazsa siz sulh ceza hakimlerine başvurarak erişimin engellenmesi veya içeriğin yayından çıkartılması için karar talep edebileceksiniz. Ve sosyal medya platformlarına bu kararlar gönderildikten 48 saat içinde yine sosyal medya platformlarının bu içerikleri kaldırması ve içerik engellenmesi talep edilecek. Eğer bunu yapmazlarsa, Türkiye’deki sulh ceza hakimliklerini dinlemezlerse o zaman bu içeriklerden kendileri sorumlu olacak. Bir örnek vermek gerekirse; Berat Albayrak veya Cumhurbaşkanı Erdoğan bir içeriğin yayından çıkartılması ya da bir gazetecinin hesabının kapatılması talep edip, ‘bana hakaret ediyorlar, iftira atıyorlar’ diyebilirler. Bunu yerine getirmezse sosyal medya platformları o zaman o içeriklerden kendileri sorumlu olacak. O zaman arka arkaya açılmış hukuk davaları hakaret davaları ile karşı karşıya kalabilecekler. Amaç bu. Sosyal medya platformlarına gönderilecek kararlarının neredeyse tamamını uygulatmaya çalışmak. "

  • Sosyal medya ağları Türkiye’den talepleri bugüne kadar nasıl karşılıyordu?

"Twitter ve Facebook’un altı ayda bir yayınladıkları şeffaflık raporlarına baktığımızda Türkiye’den gelen taleplerin büyük kısmını uygulamadıklarını görüyoruz. BirGün ve Sözcü gazetelerinin, HDP genel merkezinin, Can Dündar’ın, Barbaros Şansal’ın ve Barış Yarkadaş’ın Twitter hesaplarıyla ilgili alınmış erişim engelleme kararlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. İfade ve basın özgürlüğü ile ilgili Twitter bu kararları şimdiye kadar uygulamış değil. Bugüne kadar genellikle hesaba erişime engelleme kararları verilmişti. Ama bundan sonra yakın dönemde önümüze gelen kararlarda hem kapatılma hem de içeriğin yayından çıkarılması kararları veriliyor. Twitter bu tip kararları uygulamaktan imtina ediyor. Facebook’un da böyle davranışları var. Youtube da bunu yapıyor. Bugüne kadar uygulamama hakları varken bu yeni yasa kapsamında artık Türkiye’deki yargı sisteminin bir parçası haline dönüşecek. Twitter ve Facebook gibi dünya devleri Türkiye’de adil bir yargılama olduğunu söyleyemeyiz. Biz son beş yılda 200’e yakın erişim engelleme kararına itiraz edip nerdeyse hepsini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık. Çarpıcı bir örnek vermek gerekirse; Ağustos 2015’te sendika.org erişime engellenmişti. Yapılan itirazlar reddedilince Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Yaklaşık beş yıl sonra Şubat 2020’de Anayasa Mahkemesi, sendika.org’un topyekun erişime engellenmesiyle ilgili ifade ve basın özgürlüğü ihlali kararı verdi. Yedi ay geçti sendika org hala açılmadı. Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği, AYM kararını yedi aydır uygulamamışken, Gaziantep Sulh Ceza Hakimliği tarafından sendika63.org dün akşam 22.54 sularında tekrardan erişime engellendi. Dolayısıyla Türkiye’de işleyen bir mekanizma yok, kurulan sistem tamam engelleme ve susturma amaçlı kurulan bir sistem haline dönüşmüş durumda. "

  • Sosyal medya ağları yasaya uyup Türkiye’ye gelir mi?

"Gerek Temmuz ayındaki yasa tasarısı döneminde gerek sonrasında ben bizim İfade Özgürlüğü Derneği’nin Londra tabanlı beraber çalıştığımız Article 19 adlı ifade özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum örgütüyle birlikte Facebook ve Twitter’ın üst düzey yöneticileriyle çeşitli görüşmeler yaptık. Bunlar hale devam ediyor. Çok endişeli olduklarını ve kolay kolay böyle bir mekanizmanın parçası olacaklarını ben düşünmüyorum. Yani Twitter, ‘böyle bir kanun çıktı, başka ülkelerde de benzer şeyler olabilir. Biz belli bir ülkeye karşı yaklaşımımızı değiştirmeyiz’ mesajını verdi bizlere. Çünkü zaten şeffaflık raporlarına baktığımız zaman dünya lideri olduğunu Türkiye’nin yani en çok hesap kapatma, en çok içerik çıkartma en çok tweet kaldırma talebinin Türkiye’den geldiğini biliniyor. Twitter bunu zaten uygulamıyorken birdenbire yeni bir yasa çıktı diye buraya gelip ofis açıp hepsini uygulamaya başlayacak diye bir durum söz konusu değil. Tabii ticari kaygıları var bu şirketlerin ama sadece ticari kaygılarla hareket edeceklerini düşünmüyorum. Yani insan haklarına önem veriyor Twitter. Facebook’un da dünya genelinde eleştirilmesine rağmen yakın zamanda kadrosunu genişleterek insan hakları alanında çalışan sivil toplumcuları bünyesine kattığı biliniyor. Bu kararları çok kolay alacaklarını düşünüyorum. Kaldı ki bugün Türkiye’ye gelirlerse yarın Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan gibi ülkeler gitmek zorunda kalabilecekler. Türkiye sosyal medya devleri açısında bir test haline geldi."

XS
SM
MD
LG