Erişilebilirlik

Erdoğan: 'Ekonomik Dayatmalar Sonuç Vermez'


Turkish President Tayyip Erdogan addresses AK Party and Nationalist Movement Party (MHP) supporters during a rally for the upcoming local elections in Ankara, Turkey, March 23, 2019. REUTERS/Umit Bektas - RC11CEABE580

31 Mart Seçimleri’ne üç gün kala para piyasalarındaki hareketlilik devam ediyor. Dün akşam piyasa kapanışında 5,32 olan Dolar/TL kuru, bugün 5,58-5,60 bandında seyrediyor. Dün yoğun satışların olduğu Borsa İstanbul, dünkü yüzde 5,67’lik değer kaybının ardından bugün biraz toparlandı ve yüzde 0,5 oranında değer kazandı.

Türkiye’nin 5 yıllık tahvil faizi ise 21 Mart’ta yüzde 18,28’e gördükten sonra bugün yüzde 21,21 seviyesinde bulunuyor.

Bu arada Merkez Bankası’nın swap (döviz karşılığı Türk Lirası takası) piyasasında satış sınırını yüzde 20'den yüzde 30'a çıkarmasıyla TL likiditesi artınca Londra piyasasında gecelik yüzde 1300 çıkan TL faizi yeniden yüzde 30’lara düştü.

Erdoğan’dan Batı’ya: “Yerel seçime, ekonomik dayatma uygulayamazsınız”

Döviz kurunda yaşanan hareketliliği yerel seçimlerde Türkiye’nin başta ABD olmak üzere Batı tarafından sıkıştırma operasyonu olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ekonomik dayatmaların sonuç vermeyeceğini söyledi.

Ankara’da gençlerle bir araya geldiği sosyal medya televizyon kanallarından canlı yayınlanan Erdoğan, “Bunlar Batı'nın, başta Amerika'nın, Türkiye'yi sıkıştırma operasyonlarıdır. Şimdi son olarak döviz, faiz kur sıkıştırma operasyonları ne oldu? Ters tepti. Şimdi Türk Lirası bulamıyorlar. Ödeme yapma noktasında sıkıntıya düştüler. İş ters döndü. Bunu yapamayınca da şu anda Türk Lirası prim yaparken, dolar düşmeye yöneldi. Dün akşam itibariyle 5,3-4 bu civarlara kadar düşmüş vaziyette. Biz bu defa kendimize güveniyoruz. Ekonomide iyi konumdayız. Şu anda uluslararası bu oyunu oynayan bankalar, işte onlar seçim zamanları rapor açıklamayacağız demeye başladı. E açıkla, açıklasan ne yazar? Biz kendimize güveniyoruz, inanıyoruz. Bundan önce yaptığınız tutmadı, yine tutmayacak. Bunların hepsi Türkiye’ye siyasi dayatmadır. Bu seçim genel seçim, yerel seçim değil. Yerel seçime ekonomik dayatma uygulayamazsınız” dedi.

Erdoğan: “Ben de ekonomistim, faiz düştükçe enflasyon da düşer”

İşsizlikte artışı mevsimsel bir sorun olarak değerlendiren ve yaz aylarıyla işsizlik rakamlarının yeniden tek hanelere ineceğini savunan Erdoğan’a göre, ekonomideki en büyük sorun enflasyonun ancak faizin inmesiyle düşüş trendine geçebilecek.

“Enflasyon sıkıntılı. Enflasyonda düşüş hafif de olsa başladı. Burada asıl sıkıntı faiz konusudur. Faizi düşürdükçe enflasyon aşağıya düşer. Olay domates, soğan, patlıcan değil faizidir. Ben de bir ekonomistim. Keynes ve Adam Smith in iki ayrı yaklaşımı var. Birinde faiz ve enflasyon doğru orantılı, diğerinde ters orantılı. Siz faizi düşürürseniz enflasyon da düşer. Aksi taktirde bu sıkıntı devam eder. Piyasalardaki ürünleri de kontrol altında tutmamız lazım. Piyasadaki bu spekülatörleri tespit etmek şart. Zincir marketlerin yardımcı olması lazım. Bu devlet bu millet hepimizin.”

Ancak Erdoğan’ın faizin inmesi talebine rağmen Merkez Bankası, repo ihale faiz oranı yüzde 24, faiz koridorunu da yüzde 22,5-25,5 tutuyor. Geçen yıl bu zamanlarda faiz koridoru yüzde 7,25-9,25 bandındaydı.

Mustafa Sönmez: “Erdoğan tribünlere konuşuyor, Merkez Bankası dövizin yükselmesini engellemeye çalışıyor”

Ekonomist Mustafa Sönmez, Merkez Bankası ve Cumhurbaşkanı arasındaki görüş farkının birinin seçimleri diğerinin dövizleri merkez almasından kaynaklandığını belirtiyor.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Sönmez, “Cumhurbaşkanı’nın faiz konusundaki bu yaklaşımı yeni değil. Aynı sözleri Temmuz ayında Londra’da söyledi. Bu ezberi bozucu sözlerin ardından Türkiye ekonomisinde büyük türbülans yaşandı. Cumhurbaşkanı, bu sözleri seçimlerle ilgili. İçerideki tribünlere konuşuyor. Çünkü konut, beyaz eşya ve birçok malı satamayan bir kitle var. Onlar Cumhurbaşkanı’na tüketim artması için baskı yapıyor. O da onlara bir mesaj çalkıyor. İşin fiiliyatı başka. Merkez Bankası, dövizin yükselmesine faiz silahıyla başa çıkmaya çalışıyor. Eğer faizi düşürse döviz alıp başın gidecek. Ve yeniden yüksek ithal girdisi maliyeti ve yüksek enflasyon döngüsüne gireceğiz. Merkez Bankası bunu engellemeye çalışıyor” dedi.

Merkez Bankası: “Net rezervlerimiz 28,6 milyar dolar”

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetintaş, bankanın döviz rezervleri hakkındaki spekülasyonlara yanıt vermek için bugün Anadolu Ajansı’na açıklama yaptı.

Çetintaş, “Merkez Bankası, rezervlerini güçlendirme politikasına kararlılıkla devam etmektedir. Son bir hafta içinde toplam rezervimiz 4,3 milyar dolar artışla 27 Mart itibarıyla 96,7 milyar dolar seviyesine ulaştı. Net rezervlerimiz son bir haftada 2,4 milyar dolar artışla yaklaşık 28,6 milyar dolar oldu. Rezervlerde dönemsel etkenlerle dalgalanmalar gözlense de orta vadede istikrarlı bir artış trendi söz konusudur” dedi.

Merkez Bankası’nın Net Döviz Rezervi Artıyor mu Azalıyor mu?

Merkez Bankası Başkanı, son bir haftada 2,4 milyar dolar artış gösteren döviz rezervinin 7 Mart’ta 37 milyar dolar iken neden 28,6 milyar dolara düştüğünü ise değinmedi.

Mustafa Sönmez, “Brüt rezerv dediklerinin içinde bankaların emanet ettikleri rezervler de var. Bu 62 milyar dolardır. Brütten bankaların parasını çıkarmak lazım. Geriye kalanda altın var bunu ayıklamak lazım. Hazineye ait rezervler var. Onları ayıklayınca net rezerv kalıyor. Daha önce yapılan bir açıklamada bu azalmanın Hazine’nin vadesi gelmiş borcunun ödenmesi ve Botaş’ın dış ödemesinden kaynaklandığı söylendi. Böyle bile olsa nereye harcandığı belli olmayan 1,1 milyar dolarlık bir döviz miktarı var” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG