Erişilebilirlik

Başkanlık Sistemi Görüşmesi TOMA’lı Coplu Başladı


TBMM’de Başkanlık Sistemi’ne geçilmesini öngören anayasa değişikliği görüşmeleri arifesinde, CHP’li milletvekillerince yapılacak basın açıklaması için Meclis’in önüne yürümeye çalışanlara TOMA’lı coplu polis müdahalesi gerçekleşti.

TBMM Genel Kurulu’nun bugünkü gündeminde, Anayasa Komisyonu’ndan 31 Aralık günü sabah saat 07.08 itibariyle AKP ve MHP oylarıyla geçmiş olan anayasa değişikliği teklifi var. AKP’nin imzası ve MHP’nin desteğiyle sunulmuş 21 maddelik anayasa değişikliği teklifi, Komisyon’da 18 maddeye düşmüştü. Şimdi teklif, TBMM Genel Kurulu’nda tümü üzerinde müzakereler yürütülerek görüşülüyor.

TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeler öncesinde saat 13.30’da CHP’nin çağrısıyla Meclis’in Dikmen Kapısı’nda “Başkanlık Sistemi’ne Hayır” başlığıyla basın açıklaması yapılması planlanmıştı. CHP’li vekillerce yapılacak açıklamayı desteklemek üzere sivil toplum örgütleri ve sendikalar da Güvenpark’tan Meclis’e doğru yürüyerek vekillerle buluşmayı planlamıştı.

CHP ve toplumsal muhalefet tarafından yapılacak protestoya karşı İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla sabah saatlerinden itibaren Meclis’in çevresindeki yollar bariyerlerle trafiğe kapatıldı ve farklı noktalara TOMA gibi zırhlı araçları ile polis ekipleri yerleştirildi.

Basın açıklaması saatine doğru CHP Ankara İl Başkanlığı’nın da bulunduğu Güvenpark noktasından Meclis’e doğru yürümek isteyenlere TOMA’dan tazyikli su sıkılarak polis müdahalesiyle engelleme yapıldı. Meclis’in içerisinden topluca Dikmen Kapısı’na dışarıya çıkmış CHP’li milletvekilleri de engelleme ile karşı karşıya bırakıldı. CHP’li vekillere, Meclis’in önünde açıklama yapılmasına izin verilmeyeceği ve trafiğe kapatılmış olmasına rağmen Dikmen Kapısı önündeki yol üzerinde basın açıklaması olamayacağı ifade edildi. Bunun üzerine CHP’li vekiller ile polis arasında gergin dakikalar yaşandı. Yapılan itirazlar üzerine CHP’lilere, Meclis’in önünde değil ancak karşısındaki İçişleri Bakanlığı’nın önündeki bir noktada açıklama yapabilecekleri iletildi.

Sivil toplum örgütleri, Meclis’in önüne ulaşamadı ve CHP’li vekiller, örgütlerce de imzalanan yazılı bildiri okumak üzere polis nezaretinde İçişleri’nin önüne yürüdü. Bu sırada polis ile vekiller arasında gergin anlar yaşanmaya devam etti. Sonrasında bildiriyi, örgütler ve CHP adına Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan okudu.

“Kuvvetler ayrılığı yok edilmektedir”

Sendikalar, dernekler gibi pek çok kuruluş imzasını taşıyan ve “Demokratik Kitle Örgütleri” adına hazırlandığı vurgulanan bildiri metni ise şöyle:

“Anayasalar, toplumsal uzlaşma metinleridir. Bir anayasanın tümüyle yeniden yapılması da bazı maddelerinin değiştirilmesi de toplumun tüm kesimlerinin ortak akıl ve kabulünü gerektirir.

Bu gerçek, yalnızca darbe anayasalarının yazılmasında yok sayılır. Bir darbe ürünü olan 1982 Anayasası'nın da bugüne dek pek çok maddesi değiştirilmiştir. Ancak şimdi yapılmak istenen, demokratikleşme için Anayasa değişikliği değil, bir rejim değişikliğidir. 15 yıldır iktidarda olan partinin fiili genel başkanına, ülkeyi ve insanlarımızın hak ve özgürlüklerini teslim etme girişimidir. Bu girişimi kabul etmiyoruz. Çünkü öngörülen, Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini genişletmek ya da başkanlık sistemi getirmek de değildir. Getirilmek istenen sistemin adının ‘cumhurbaşkanlığı' olarak anılması, bir aldatmacadan ibarettir. Yapılmak istenen, parlamenter demokratik sistemin ortadan kaldırılması girişimidir. Cumhuriyet'in kurucu değerlerine yapılan bir saldırıdır. Yetkileri tırpanlanıp tek bir adama devredilmek istenen Meclis, Kurtuluş Savaşı'nı yöneten; Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Büyük Zafer'i kazanan; egemenliği kayıtsız, şartsız millete devreden; saltanatı ve hilafeti kaldıran; Sevr'i yırtıp Lozan'ı imzalayan; Cumhuriyet'i ilan eden Gazi Meclis'tir. Bu değişiklikle Cumhurbaşkanı, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini tümüyle kendi üzerine almakta; böylece demokratik rejimin en önemli özelliği olan kuvvetler ayrılığı yok edilmektedir. Oysa ki gerçek demokratik başkanlık sistemlerinde güçlü bir kuvvetler ayrılığı vardır. Getirilen teklifle; sultan ya da hükümdar yetkilerine sahip, ama adı cumhurbaşkanı olan bir diktatör yaratılmak istenmektedir. Bu değişiklik gerçekleşirse parlamento sadece bir vitrin olarak kalacak; bakanların seçilmesinden yargının ve üst düzey kamu görevlilerinin atanmasına dek her şey, tek adamın eli ve emriyle gerçekleştirilecektir.

İçinde bulunduğumuz OHAL koşulları, Anayasa değişikliği için asla uygun bir ortam değildir. Başta siyasi partiler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları, sağduyusuna her zaman güvendiğimiz yurttaşlarımızı, hukuk devletinin temel koşulu olan yargı bağımsızlığının tümden yok edilmemesi için göreve çağırıyoruz.”

Bildiride, AKP’li ve MHP’li vekillere de seslenildi ve “halka karşı suç işlendiği” savunularak, “Cumhuriyetimizin mayasında anayasal diktatörlük yoktur” denildi.

Ankara Barosu’ndun vekillere: “Hayır deyin”

Bu arada Ankara Barosu Başkanlığı da, anayasa değişikliği teklifine ilişkin gazetelere tam sayfa ilan vererek, milletvekillerine çağrıda bulundu. Gazetelerdeki ilan metni şöyle:

“Sayın milletvekilleri,

Bu hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşeceğiniz 'Yeni Anayasa Değişikliği Teklifi' ile Kuvvetler ayrılığı ilkesinin sona ereceğinin; Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin Cumhurbaşkanı'nda toplanmaya çalışıldığının; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 'tek adam iktidarına' bırakılacağının; Cumhurbaşkanı'nın kanun koyucu yerine geçirilmek istendiğinin; Devlet yönetiminin yasa yerine 'Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri' ile düzenlenebileceğinin; Yürütme erkinin artık TBMM'ye karşı sorumlu olmayacağının; Bakanlar Kurulu'nun Anayasa'dan çıkarılacağının; bakanların Cumhurbaşkanı'na hizmet eden birer memura dönüştürüleceğinin; 'Hükümet'in artık fiilen olmayacağının; TBMM Başkanlığı'nın yürütme vekaletini kaybedeceğinin; TBMM'nin artık devleti temsil edemeyeceğinin ve denetim yetkisini kaybedeceğinin; Yasama organı olarak üyesi bulunduğunuz TBMM'nin etkisizleştirileceğinin; Yasama yetkisinin ellerinizden alınarak Cumhurbaşkanı'na teslim edilmek istendiğinin; Yasama organının birer sujesi olarak Başbakan'a ya da bir bakana soru soramayacağınızın, sözlü açıklama isteyemeyeceğinizin; salt çoğunluğa ulaşmadan bakanlar hakkında soruşturma isteyemeyeceğinizin; Yargıda tek söz sahibinin Cumhurbaşkanı olacağının; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda seçimle gelme yoluyla üyeliğin sonlandırılacağının; Ayrıca Devlet bütçesini düzenleme ve değiştirme yetkilerinin tek başına Cumhurbaşkanı'nda olacağının, Üstelik bu yetkilerin herhangi bir denetime tabi olmadan kullanılabileceğinin; Kısacası bu teklifi kabul etmenizin rejimi değiştirmek, göreve başlarken ettiğiniz yemini bozmak anlamına geldiğinin; teklife 'Evet' derseniz milletvekili seçilme amaçlarınızın ortadan kalkacağının farkında mısınız?

Egemenliği milletten alarak kayıtsız şartsız Cumhurbaşkanı’na teslim etmeyin. Bu teklifi kabul eden milletvekillerini tarihin unutmayacağını bilin. Ve aydınlık bir gelecek için anayasa değişikliği teklifine 'Hayır' deyin.”

MHP’li vekillere telefon mesajları

TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak oylamada, AKP’nin anayasa değişikliğini halk oylamasına sunabilmesi için gerekli oy sayısında kilit parti MHP olarak görünüyor.

Anayasa değişikliği teklifi öncesinde süreç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeşil ışık yakmasıyla başlamıştı. Bahçeli, OHAL’in yeniden 3 ay uzatılması ve anayasa değişikliğiyle ilgili halk oylamasına olağanüstü hal koşullarında gidilmesine için de “kabul” oyu verilmesini istemişti. MHP içerisinde Başbakanlık Sistemi’ne “kabul” denilmesi rahatsızlığa yol açarken; son olarak Atilla Kaya, Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti.

Bazı sivil toplum örgütleri de, MHP’li vekiller üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmak için cep telefonu mesajlarıyla “Başkanlık’a hayır” oyu kullanmaları çağrısı yapılmasını istedi. Bu amaçla MHP’li milletvekillerine ait cep telefonları bilgileri listesi e-posta gruplarında paylaşılmaya başlandı.

Bahçeli’ye kendi sözleri anımsatılıyor

CHP’li vekiller başta olmak üzere sosyal medyada günün bir başka eylem biçimi ise, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin 30 Ocak 2015 tarihli Twitter mesajının paylaşılması oldu. Bahçeli, o mesajında, “Oturmuş, teamülleri yerleşmiş parlamenter sistemi yıkmak ve başkanlık kılıfıyla diktatörlüğe geçmek yenilikse, bırakın eskiden bakalım” demişti.

Bahçeli’nin Başkanlık karşıtı benzeri açıklamaları da Twitter’da paylaşılarak özellikle MHP’lilere sesleniliyor.

XS
SM
MD
LG