Erişilebilirlik

Mehmet Şimşek: 'Vize Kararının Olumsuz Etkileri Sınırlı Olacaktır'


Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Washington’da Uluslararası Para Fonu IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları'na katıldı, Uluslararası Para ve Finans Komitesi ve G20 oturumlarında Türkiye'yi temsil etti. Şimşek, Amerika’yla Türkiye’nin vize işlemlerini karşılıklı askıya alma kararının ardından Türkiye’den Amerika’ya en üst düzey ziyareti gerçekleştiren isim oldu.

IMF’nin Türkiye’nin büyüme beklentilerini yükseltmesiyle oldukça iyimser bir dönemde gerçekleşen ziyarete, iki ülke arasında yaşanan vize kriziyle diplomatik gerginlik damgasını vurdu. Amerika’nın aldığı kararı ‘oldukça talihsiz’ olarak niteleyen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Biz aramızdaki sorunların diyalogla çözülmesini tercih ederiz, inanıyorum ki diyalog şimdi tekrar başladı. Yakında da bu sorun çözüme kavuşur ama hiç olmaması gereken bir sorun. Resim ortada. Türkiye’de yürüyen rutin bir yargı süreci var dolayısıyla buna saygı duyulması gerekiyor. Buna yönelik aşırı bir reaksiyon olarak nitelendirilebilir” dedi.

Amerika Dışişleri Bakanlığı’ndan bir heyetin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyareti, sorunun kısa zamanda aşılmasına yönelik önemli bir adım olarak gören Şimşek, ‘’Türkiye olarak bu sorunun hiç yaşanmamış olmasını arzulardık, ama madem böyle bir sorun var, bir an önce diyalogla çözülmesi Türkiye için de Amerika için de önemli. Başbakan da net bir şekilde ifade etti. Amerika ile olan stratejik ortaklığımızı, uzun yıllara dayanan birlikteliğimizi tabii ki bu türden krizlerle heba etmemek lazım. Temel iki konuda sorun yaşanıyor, gerek FETÖ’yle mücadelede, gerekse bölücü terör örgütü ile mücadelede Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin zehirlenmemesi lazım. Atmosferin zehirlenmemesi lazım çünkü Türkiye haklı davasında kendisine, demokrasisine, hukuk devletine yönelen çok önemli tehlikelerle mücadele ediyor. Bu mücadelemizi verirken biz dostlarımızdan müttefiklerimizden dayanışma ve anlayış bekliyoruz. Yani bunların bir krize dönüşmesine, bu terör örgütleriyle mücadelede buralarda atmosferin kirlenmesine asla izin verilmemesi lazım. Dolayısıyla karşılıklı diyalog ve anlayış, sorun değil çözüm üretir. Başından beri bunu ifade ediyoruz. Türkiye olarak biz zaten adli konularda işbirliğine hangi konuda olursa hazır olduğumuzu ifade ettik. Adalet Bakanlığı kanalıyla, daha önce de ifade ettim, Amerikalı çalışanların, Amerikan vatandaşlarının Türkiye’deki güvenliği asla ve asla tehlike altında değil. Dolayısıyla bunun bahane edilip vize operasyonun durdurulmasını sağlıklı bir yaklaşım olarak görmüyorum” şeklinde konuştu.

İki ülke ilişkilerinde belki de tarihin en derin krizlerinden biri yaşanırken akıllardaki soru bu krizin Türk ekonomisini nasıl etkileyeceği. Şimşek bu soruyu şöyle yanıtladı:

“Türkiye ekonomisi birçok şok geçirdi ve bu şoklara karşı direnç gösterdi. Geçen sene Türkiye’nin yaşadıklarını herhangi bir başka ülke yaşasaydı muhtemelen o ülke uzun süre başını kaldıramazdı, ayağa kalkamazdı. Uzun süreli resesyona, bunalıma bile girebilirdi. Ama Türkiye'de hem insanımız, hem ekonomimiz direnç gösteriyor. Temeller sağlam o yüzden OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülkeyiz. G 20 ülkeleri arasinda Çin ve Hindistan’dan sonra en hızlı büyüyen ülkeyiz. O yüzden ben kısa vadede olumsuz etkilerin sınırlı olacağına inanıyorum. Ama gönül ister ki öğrenciler, işadamları çok rahat bir şekilde gelsin, vize alsın. O açıdan kısa vadeli olumsuz bir hava oluştu, ama ekonomiye şu aşamada çok fazla reel etkisi olmasını beklemiyoruz. Amerika ile iş yapan birçok insanın uzun vadeli vizeleri var, hatta Türkiye’den gelip de iş almak isteyen birçok kişiye başka ülkeler üzerinden vize alma imkanı var. Türkiye’den de vatandaşlarımızın başka ülkeler üzerinden vize alma imkanı var, ama bu doğru bir alternatif değil. Tekrar ediyorum, arzumuz sorunun bir an önce çözülmesi, iki ülke vatandaşlarının işadamlarının bundan etkilenmemesi.”

Ankara ve Washington arasında tansiyon yükselse de bu iki dost ve müteffik ülke başta terörle mücadele olmak üzere birçok alanda işbirliğini ve ortak çalışmalarını sürdürüyor. Şimşek de şu ana kadar sahaya yansıyan bir durum olmadığının altını çizdi: ‘’Bir çok konuda fikir ayrılıklarımız olabilir, ama terörle mücadele konusunda zerre kadar bir fikir ayrılığımız olamaz. IŞİD barbar bir terör örgütüdür. IŞİD’le mücadelede Türkiye çok ciddi destek vermiştir. Türkiye sahada çok ciddi riskler almıştır. IŞİD’den 2 bin kilometrelik bir alanı temizlemiştir, şimdi de diğer terör örgütleri ile mücadele için ve kalıcı barış için kalıcı ateşkes için sorumluluğunu yerine getiriyor. Türkiye belki de dünyanın en ağır yükünü şu anda taşıyor. Gerek Türkiye içinde, gerekse hemen sınırlarımızın ötesinde ihtiyaçlarını karşıladığımız 4 milyona yakın mülteci var. Daha önce de ifade edildiği gibi Türkiye 2011'den bu yana misafirlere ağırlıklı olarak 25 milyar doların üzerinde kaynak harcıyor ve dünyanın buna katkısı son derece sınırlı, yok denecek kadar az. Türkiye aslında kendi yaratmadığı çok büyük bir sorunu, dünyanın çözmesi gereken sorunları tek başına yönetmeye ve çözmeye çalışıyor. Bizim amacımız Suriye'nin toprak bütünlüğüdür, bizim amacımız Irak’ın toprak bütünlüğüdür. Biz yakın coğrafyada huzur, barış istiyoruz, çünkü bu Türkiye’nin de menfaatine, dünyanın da menfaatine. Dolayısıyla gerek terörle mücadele, gerekse bu insanlık trajedisini sona erdirmek için beraber çalışmak hepimizin ortak sorumluluğu. Onun için inşallah kısa vadeli sorunlar da çözülür, bu anlamda daha büyük sorunlarla mücadele için birlikte çalışma ortamı daha zenginleşir” diye ekledi.

Ziyareti boyunca diyalog çağrısını her fırsatta yineleyen Şimşek, sorunun aşılması yönünde yapıcı mesajlar verdi.

Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği üyesi ülke temsilcileriyle de biraraya geldi ve yakın zamanda planlanan bir zirvenin müjdesini verdi ve ‘’Yakında Brüksel’ de Türkiye - Avrupa birliği arasında bir zirve yapacağız, o zirvenin eş-başkanlığını ben yapacağım. Aralık ayında bu gerçekleşecek. Tekrar görüşerek ayrıntıları netleştiremeye çalışacağız. Benzer şekilde Maliye Bakanı ile sohbetimiz oldu. İlk fırsatta da Almanya’ya gitmeyi planlıyoruz. İlişkilerimizi geliştirmek istiyoruz, bizim hiç kimseyle temelde bir sorunumuz yok. Karşılıklı birbirimizi daha iyi anlamaya, daha iyi diyalog kurmaya çalışıyoruz” dedi.

Şimşek, temasları sırasında sosyal medyada yaptığı “Orta vadeli program ve bütçe hedefleri değişmedi. Değişiklik yaptığımız vergi düzenlemelerini telafi edecek tedbirler alacağız” paylaşımı sonrasında yapılan bazı değerlendirmelerin yanlış olduğunu dile getirdi.

"Plan Bütçe Komisyonu'nda sadece finans sektörü için düşünülen kurumlar vergisindeki artışı genele yayarak, geri adım attığımız bazı güzel vergi düzenlemelerini telafi edecek şekilde bu adım atıldı. Plan Bütçe Komisyonu'nda bu yönde önerge verildi. Benim kastım oydu. Orta vadeli programın hedefleri bu anlamda etkilenmeyecek. Vazgeçtiğimiz vergi düzenlemeleri yerine varolan düzenlemelerin kapsamını da genişleterek, benzer etki yaratacak çerçevede adım atacağımızı ima etmiştim. Kast ettiğim oydu, nitekim Maliye Bakanı da Plan Bütçe Komisyonu'nda o yönde açıklama yaptı” diye konuşan Şimşek, Uluslararası Para Fonu IMF’nin Ekim 2017 raporunda Türkiye’nin büyüme beklentisini yükseltmesinin doğru bir karar olduğunu söyledi.

Şimşek, ”Geçen sene bugünler Türkiye’ye bakış açısı oldukça kötümser bir yaklaşım içerisindeydi. Bizim tahminlerimize rağbet yoktu. Ama Türkiye bizim tahminimiz yüzde 5 düzeyinde, muhtemelen bu sene yüzde 5 buçuk civarında istihdam sağlıyor. Yani hakikaten rekor düzeyde istihdam sağlıyoruz, bu da şunu gösteriyor; Türkiye dinamik ülke, muazzam bir ülke. Hükümetimiz doğru zamanda doğru kararları aldı. Türkiye tekrar güçlü bir şekilde büyüyor. Avrupa ile arayı kapatmaya devam ediyor. Bunlar olumlu şeyler. İnanıyorum ki biz bu performansı gösterdikçe, Türkiye’nin algısıyla gerçekliği arasındaki fark daha az olacak, çünkü sürekli bir şekilde ivme patikasına oturacak” dedi.

XS
SM
MD
LG