Erişilebilirlik

73 Barodan Eski Cumhuriyet Çalışanları İçin Çağrı 


Cumhuriyet gazetesi davasında beş yılın altında hapis cezasına mahkum edilen beş eski gazete çalışanı, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkumiyet kararının, İstanbul Bölge Adliyesi 3. Ceza Dairesi tarafından onanmasının ardından 26 Nisan’da Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’ne kondu.

Adalet Reformu paketinin TBMM’de kabul edilmesi halinde tahliye edilmeleri beklenen Musa Kart, Önder Çelik, Mustafa Kemal Güngör, Hakan Kara Güray Öz ve Emre İper, meclisin yasa değişikliklerine gündemine almadan tatile girmesi nedeniyle 103 gündür cezaevindeler.

Cumhuriyet gazetesi avukatları: ‘‘Yalnız tahliye değil, beraat etmeliler’’

VOA Türkçe’nin görüştüğü Cumhuriyet gazetesi eski çalışanlarının avukatları, Yargıtay Nöbetçi Dairesi’nin bir an evvel tutukluluklara son vermesi gerektiğini, artık konuşulması gerekenin yalnız tahliye değil beraat olduğunu söylediler.

Avukatlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Cumhuriyet davasına ilişkin hazırladığı tebliğnamede, ‘örgüte bilerek ve isteyerek yardım’ suçunu işledikleri gerekçesiyle cezalandırılan gazeteciler Orhan Erinç, Akın Atalay, Murat Sabuncu, Hikmet Çetinkaya ve Aydın Engin ile Ahmet Şık hakkındaki cezaların bozulmasını talep ederken bunun cezaevinde bulunan diğer Cumhuriyet çalışanların da ‘sirayet’ ettirilmesi görüşünü hatırlattılar.

Barolardan, “bir gün dahi gecikmeksizin infazı durdurun” çağrısı

Cumhuriyet çalışanlarının tutukluluk hallerine toplumun çeşitli kesimlerinden gelen itirazlara bugün bir yenisi eklendi.

73 ilin baro başkanı ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu bugün bir açıklama yayınlayarak infazlarının durdurulması çağrısında bulundu.

Açıklamada, ‘‘Yargıtay ilgili ceza dairesinin tebliğnamedeki görüş doğrultusunda bir bozma kararı vermesi halinde, cezası infaz edilmekte olan gazete yöneticilerinin uğramış olduğu ağır haksızlık ve mağduriyetin telafisi ne yazık ki mümkün olamayacaktır. Onlar, haksız yere yattıklarıyla kalacaktır. Bu nedenle, hiç olmazsa bugünden sonra, bir gün dahi gecikmeye fırsat verilmeden, bu kişiler hakkındaki cezanın infazının durdurulması, hukukun ve adaletin gereği, kamu vicdanının acil ve haklı beklentisidir. Dava avukatlarının infazın durdurulmasına dair taleplerinin, -adli tatilin bitmesi beklenmeksizin- Yargıtay nöbetçi ceza dairesince bir an önce karara bağlanması, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak görevi bulunan baroların da beklentisidir’’ dendi.

‘‘Adalet Bakanı da haksızlığı kabul ediyor, bu haksızlık giderilmeli’’

Tutuklu Cumhuriyet gazetesi avukatlarına destek vermek için 6 Nisan 2017’de başlatılan Adalet Nöbeti’nin düzenleyicilerinden Avukat Kemal Aytaç da Yargıtay’ın, Barolardan gelen bu güçlü sese kayıtsız kalması gerektiği görüşünde.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Aytaç, ‘‘18 Haziran’da Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, ‘Yargıtay inceleme sonucunda o dosyadaki tüm fiilin vaki olmadığı hususları karar verilse bu kişinin içerde yatmış olduğu infazı, cezaevinde yatmış olduğu süreler hukuk devleti tarafından nasıl karşılanacak. Bu durum muhakkak düzeltilmelidir’ dedi. Kamuoyunun çok açık bir haksızlık olduğu konuyu Adalet Bakanı da öyle görüyor. Ancak Adalet Reformu, belki de hatta muhtemelen iktidar bloğu anlaşmazlık yüzünden Meclis’ten çıkarılamadı ve yasama organı tatile girdi. Bu kamuoyunda ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. En baştan beri devam eden haksızlık mutlak surette giderilmeli’’ dedi.

‘‘Baroların sesine kulak verilmeli, gereği yapılmalı’’

Baro başkanlarının hazırladığı metnin kamuoyuna açıklanmasında özellikle İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel ve Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun’un rol oynadığını belirten Avukat Aytaç, Türkiye’deki avukatlarının neredeyse yüzde doksan dokuzunun temsil edildiği bir talebi Yargıtay’ın dikkate alması gerektiğini dile getirdi.

‘‘Zaten en baştan vicdanları karartan bir haksızlık var. Daha çok ceza alanlar neyse ki dışarıdayken beş yıldan az ceza alanlar hapse kondu. Bu başlı başına bir meşruiyet sorunu yaratıyor. O yüzden bu kadar güçlü bir toplumsal destek var. Bugün de açıklanan metne önce 67 baro imza koydu ardından TBB Başkanı Feyzioğlu da imzaladı ve sayı 74’e çıktı. Bu baro başkanlarının siyasi görüşleri elbette birbirinden farklı ama hukuk açık. Bu güç, bu haklılık herkesi birleştirdi. Sivas, Samsun, Karabük, Erzincan baroları eksik ki onların da imzalamasını bekliyoruz. Kaldık ki imzalamasalar dahi Türkiye’deki avukatların yüzde 99’u o metinde temsil ediliyor. Bu sese kulak verilmeli, gereği yapılmalı.’’

XS
SM
MD
LG