Erişilebilirlik

‘Barışı Savunamazsak Türkiye Ortadoğu Ülkesine Dönüşür’


Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından iki yıl önce hayata geçirilen Toplumsal Barış Ağı Projesi kapsamındaki toplantıların sonuncusu Diyarbakır’da yapıldı. Değişik illerden STK temsilcilerinin katıldığı toplantının dikkat çeken talep, ön yargıların ortadan kaldırılması için atölye çalışmaları yapılması oldu.

14 ilden 90 STK’yı bünyesinde toplayan projenin son toplantısının ana gündemi çözüm önerileriydi. Açılış konuşmalarının ardından söz alan STK temsilcileri ve aktivistler, Kürt sorununun çözümüne dair görüş ve önerilerini dile getirdi. Toplantıda öne çıkan talep, ön yargıların ortadan kaldırılması için atölye çalışmaları yapılması oldu.

Toplantıya İzmir’den katılan Kızbes Ayhan, atölyenin amacını ‘Kürt sorununu bütün kesimlere anlatmak’ olarak açıkladı. Toplantıda gündeme gelen sorulardan biri de Türkiye neden barıştan uzaklaşıyor?

DİTAM Başkanı Mehmet Vural’ a göre, barış birçok kesimi korkutuyor. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Vural, ”Türkiye’yi yöneten kesim barıştan korkuyor. Milliyetçi oylardan korktuğu için, işine gelmediği için daha çok milliyetçi oy almak için korkuyor. Milliyetçilikten nemalandığı için korkuyor. Dolayısıyla barış görüşmeleri sırasında iki taraf da hem görüşme yapıyor hem arka tarafta kendi hazırlıklarını yapıyordu. Belki samimiydiler ama niyetleri yoktu, cesaretleri yoktu. Örgütte barış sağlayabilme cesaretini bulamadı kendinde, taban ne der silahlı güç ne der? Silahın cazibesi her şeyin önüne geçti. Devlet tarafında da silahın cazibesi vardı. Barış ve çözüm fedakarlıkla olur, iki tarafta orta noktada buluşacaktı. Belki içine sinmeyebilir ama ortada buluşacaktı ikisi de yapmadı. Devlet barış kelimesini suç olarak görüyor dolaysıyla su anda devlet tarafında barıştan söz etmek mümkün değil. Kürtlerle Türkiye’deki yönetici kesim makul bir ortamda görüşmesi lazım Kürtlerin hakkının verilmesi lazım” dedi.

Diyarbakır’da toplantı yapıldığı sırada, Sakarya’da Kürt baba oğulun saldırıya uğraması haberi Türkiye gündemine oturdu. Saldırıda baba Kadir Sakçı hayatını kaybetti. Valilik reddetse de, iddiaya göre saldırının nedeni baba oğulun Kürt olması. Vural, saldırının milliyetçi politikaların sonucu olduğunu savunarak, ”Baba oğulun öldürülmesi bu politikanın sonucu. Bu tip söylemler prim yaptı. Ülkenin en başındakiler, Osmanlı tokadından, ense patlatmaktan bahseder, bir gazeteciye halk enseni patlatır derse sonu böyle olur. Barışı da savunamazsak Türkiye Ortadoğu ülkesine dönüşür” diye konuştu.

Toplantıya katılanlardan Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz ise Türkiye’nin barışa hazır olmadığını söyledi. VOA Türkçe’ye konuşan Tahmaz, ”Toplumun hala pozitif bir yerde durduğunu söyleyebiliriz. Türkiye’nin 81 ilinde Kürt meselesini konuştuk, küçük küçük gruplar itiraz etti sadece. Esas mesele STK’ların, demokratik muhalefetin Kürt meselesinin geldiği noktada, çözüme zihnen hazır mı? Ben hazır olmadığını düşünüyorum. Son zamanda yaşananlar bunu gösteriyor. Erbil referandumu yaşandı, eleştiren Kürt muhalefeti haricinde kimse yoktu. Erbil ve Bağdat arasındaki sorunların çözüm yönteminden bize ne? Ama onun bedelini şimdi ödüyoruz. Sokaklara yönelen bir linç girişimi var. Artık hangimizi tv’de cumhurbaşkanı kimi tehdit etti diye bakıyoruz. Bu açıdan muhalefetin de kendini sorgulaması lazım. 2018 Haziranı’ndan önceki Türkiye ile şimdiki Türkiye arasında fark var. Barış meselesinde başka boyuta sıçramıştır. Daha büyük problemlerle, kuruluş sürecindekine benzer problemlerle boğuşmaya başladık. İş ‘herkes bize düşman’a dönüştü. Sorunu güvenlik sorunu haline dönüştürme başka, güvenlik sorunu olması başka. Türkiye her sorunu güvenlik sorunu olarak görmede becerikli. Kürt sorununu güvenlik sorunu değil ama barışı güvenlik sorunu olarak görürseniz tehdit ortaya çıkarırsınız. Onu Türk milliyetçiliği ile eskiye dönme ile aşmaya çalışırsanız, artık macun tüpten çıktı. Ne Türkiye, Kürtler eski Türkiye ve eski Kürtler değil” dedi.

Tahmaz, Sakarya’da yaşanan saldırının siyaset dilinin sonucu olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin ateş topunun içine çekildiğini ifade eden Tahmaz şöyle konuştu; “İstanbul’da Kürtler şöyle, böyle yapıyor deniyor. PKK yaptı denmiyor. Muş’tan gelene Kürt’müsün diye soruyor. Onun için Kürt olması yeterli. ‘En iyi Kürt ölü Kürt’ denildi. Biz bununla hesaplaşmadık üstünü örttük. Bunun yeniden hafızada canlandıran dil siyasete egemen olması sonucu oldu. MHP ile yan yana gelen ana muhalefet var, HDP ile yan yana gelmeyeceğini söyleyen muhalefetin olduğu yerde, vatandaşın Kürtleri hedef göstermesi tali kalması lazım. Bu ortamda bunu tartışıyor olmak bizi büyük ateş topunun içine çekiyor”

XS
SM
MD
LG