Erişilebilirlik

Avusturya’da Yeni Hükümetle Birlikte Mültecilere Yönelik Kısıtlamalar Artıyor


Avusturya'da 15 Ekim'de yapılan seçimlerin galibi Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ile aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) arasında kurulan koalisyon hükümetinin programı ve bakanları belli oldu. İki partinin yönetim kurullarının koalisyona onay vermesinin ardından pazartesi günü hükümetinin resmen kurulması bekleniyor. ÖVP Genel Başkanı ve görevdeki Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, 1,5 aya yakın süren görüşmelerin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan koalisyonun "Avusturya’yı yeniden yapılandırarak, geleceğe hazır bir duruma getireceğini" söyledi.

Irkçı görüşleriyle bilinen FPÖ lideri Heinz-Christian Strache ise, "Avusturya'yı birlikte değiştirmek ve siyaseti şekillendirmek yönünde güçlü bir koalisyon oluşturacaklarını" kaydetti. Hükümetin kurulmasıyla birlikte Avusturya Halk Partisi’nin 31 yaşındaki lideri Sebastian Kurz “Avrupa’nın En Genç Başbakanı” unvanını kazanacak. Avusturya Halk Partisi, yedi bakan ve bir müsteşar, Özgürlükçü Parti ise altı bakan ve bir müsteşar ile koalisyonda yer alacak.

ÖVP lideri, seçim propagandalarında Avusturya Özgürlükçü Partisi’nin mülteci ve Türkiye karşıtı söylemlerini kopyalayarak, ciddi bir biçimde sağa kaymış ve diğer partilerle görüşmeden önce FPÖ'de karar kıldığını açıklamıştı. Kampanya döneminde göçmenler, Müslümanlar, Türk sivil toplum kuruluşları ve uyumu konu olarak işleyen 48 yaşındaki Strache ise koalisyon görüşmelerinde radikal söylemlerden kaçınan ılımlı bir görünüm sergilemeye çalıştı. Geçmişte aşırı sağ çevrelerle olan bağlantılarını olduğu ortaya çıkan Strache, FPÖ lideri olarak aşırı sağcıların partide ağırlık kazanmasına müsamaha göstermediğini iddia ediyor. Yeni hükümette başbakan yardımcısı görevini üstlenen Strache ve partisi FPÖ seçimlerde büyük bir çıkış yaparak oy oranını yüzde 26'ya yükseltmişti. FPÖ, 15 yılı aşkın bir aranın ardından yeniden hükümette yer alacak.

Her iki parti hükümet programlarında mültecilere yönelik yaptırımlarının artılması, iltica başvurusu reddedilen kişilerin sınır dışı edilmesi ve radikal İslamcılarla mücadele gibi konularda ortak bir çizgide uzlaştılar. Bu kapsamda ülkedeki İslam yasasına uymayan cami ve derneklere ve yasadışı çifte vatandaş olanlara ağır yaptırımlar planlıyor. Göçmen ve mültecilere sosyal yardımların kısıtlanması da koalisyon anlaşmasının ana konularından biri. Vatandaşlık yasasına ilişkin de katı düzenlemeler yapılırken, göçmenlerin Avusturya vatandaşlığına başvurabilme süreleri altı yıldan 10 yıla çıkarıldı.

Her iki partinin birleştiği bir diğer konu Türkiye ile yürütülen AB üyelik müzakerlerinin sona erdirilmesi talebi. 200 binden fazlası Avusturya vatandaşı toplam 330 binlik nüfusla ülkedeki Türkiye kökenliler koalisyonun planlarını endişeyle izlerken, en yoğun tepki FPÖ’nün içişleri ve dışişleri bakanlıkları gibi iki kilit bakanlığı almasına gösteriliyor. Strache her iki bakanlığının da kendi partisine verilmesini koalisyon için şart koşmuştu. Aşırı sağcı içerikli yazılarıyla tanınan 49 yaşındaki Herbert Kickl içişleri bakanı olurken, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in mülteci siyasetini ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasında imzalanan mutabakatını sert bir şekilde eleştirmesiyle bilinen Ortadoğu uzmanı Karin Kneissl ise dışişleri bakanlığına getirildi. Yeşiller Partisi’nden Cumhurbaşkanı Alexander van Bellen de dışişleri ve içişleri bakanlığının FPÖ'ye verilmesine sıcak bakmadığını, bu bakanlıklarda toplanan hassas verilerin FPÖ'nün eline geçmesine güvenilemeyeceği görüşünde olduğunu söylemişti. Bellen, yeni hükümetin Avrupa yanlısı bir çizgi izlemesinin de Avusturya’nın geleceği açısından önemli olduğunu belirtmişti.

XS
SM
MD
LG