Erişilebilirlik

“Avukatlıktan Teröristliğe Uzanan Yolu Keseceğiz”


Adli Yıl açılış töreninde yapılan konuşmalar çoklu baro tartışmalarının 2020-2021 adlı yılında da geçen yıl kaldığı yerden devam edeceğini gösterdi.

2015 yılına kadar Yargıtay’ın ev sahipliğinde yapılan ve cumhurbaşkanlarının konuşmadığı Yeni Adli Yıl Açılış Töreni, 2016’dan bu yana Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuşmasıyla yapılıyor.

Bu yıl da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Yeni Adli Yıl Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘adli yargılama’ talebiyle başlattığı ölüm orucunun 238. gününde hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik’in anılması sırasında posterinin İstanbul Barosu’na asılmasını eleştirdi.

Erdoğan, ‘‘Yargı sistemimizin en önemli unsurları olan avukatlarımız ve barolarla ilgili bir rahatsızlığımı iletmek isterim. Şehit savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden terör mensuplarına destek için açlık grevine giden avukatları bu kararlarından vazgeçirmek için devlet üzerine düşeni yapmıştır. Buna rağmen ısrarla açlık grevini sürdüren bir avukatın ölümü üzerine İstanbul Barosu binasına asılan pankartın şehidimizin kemiklerini sızlatmanın ötesinde anlamları olduğunu düşünüyoruz. Avukatların teröristlerin bu kadar pervasızca yanlarında durabilmeleri, cübbeleriyle cenazesine katılabilmeleri onları öven bildiriler yayınlamaları kabul edilebilir davranışlar değildir. Avukatlık, zulmü savunmak değildir. Avukatlık, adaleti savunmak, adaletin yanında yer almak demektir’’ dedi.

‘‘Bazı baroların terör örgütlerinin arka bahçesine dönüşmesi acı’’

Bazı avukatların teröristleri savunurken teröristliğe soyunduğunu savunan Cumhurbaşkanı, bu tutumun bir yaptırımı olması gerektiğini söylerken bazı baroların terör örgütlerinin arka bahçesi olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, ‘‘Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip-gerekmediği bana göre tartışılmalıdır. Uyuşturucu baronunu savunan avukat, uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kast etmeye kalkışmıyorsa teröristin avukatlığını yapan avukatın da teröristliğe soyunması mümkün değildir. Medeni ülkelerde böyle çarpık duruma izin verilemez. Yargının hiçbir unsuru herhangi bir ideolojinin emrine giremez. Yargının tek ideolojisi adalet olmak zorundadır. Bir adalet kurumu olması gereken kimi baroların terör örgütlerinin arka bahçesi haline dönüşmesi çok acıdır. Çoklu baro sistemini getirmekteki amaçlarımızdan biridir. Barolarımızın bu sorunlu yapıdan kurtarmak umududur. Merhum Kiraz’ın katilleri ile ilgili gelişme bu endişelerin ne kadar haklı olduğunu göstermiştir. İnşallah avukatlıktan teröristliğe uzanan bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız’’ dedi.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sayesinde yapılan çok hızlı ve etkin reformlarla bir şekilde güven veren ve erişilebilir adalet mekanizmasının hayata geçirildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet Bakanlığı’ndaki personel sayısının da 51 bin 600’den 150 binin üzerine çıktığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce kürsüye çıkan Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu, Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın hayatını kaybettiği ölüm orucu hakkında bir değerlendirme yapmazken barolarla ilgili yasal değişikliği savundu.

TBB Başkanı, ‘‘Üç veya dört baronun delegesinin toplamı, kalan tüm baroların tüm delege toplamlarının dört ve beş katına ulaşmıştı. Türkiye Barolar Birliği, Türkiye’deki baroların birliği olmaktan çıkmış, birkaç baronun vesayet ve tahakkümünün yaşandığı bir yapıya dönüşmeye başlamıştı. Şu halde temsilde adaleti sağlayan son değişikliğin bu kısmı çok yerinde olmuştur. Yargı alanımızda sorun çok, hepsinin çözülmesi mümkün değil, on yılların birikimiyle uğraşıyoruz. Tek tek çözeceğiz. Hukuk devleti alanında en ileride olma zorunluluğumuz var. İlk yargı reformu kazanımı bazı hizmet kalemlerinde avukatların ödediği KDV’nin yüzde 8’den 1’e düşürülmesi oldu’’ diyerek benzer indirimlerin diğer alanlarda da yapılmasını istedi.

Feyzioğlu: ‘‘Demokratik seçimlere müdahale girişimi paramparça olacaktır’’

Türkiye’de 100 bin aktif avukat olduğunu daha iyi avukatlık hizmeti verilmesi için hukuk fakültelerindeki kontenjanların azaltılması gerektiğini savunan TBB Başkanı, Türkiye’nin siyasi sorunları ile ilgili de mesajlar verdi.

Feyzioğlu, ‘‘Kutsal vatanımız üzerinde yüzlerce yıldır senaryolar yazılmakta ve oynanmakta. Emperyalist kuklacılar ve onların oyuncuları milletimiz içine nifak tohumu ekmekte ve bizi birbirimize düşürmeye çalışmakta. Hiçbir zorluk karşısında milletçe yılmadık yılmayız. Bu zor geçen yılda dahi önemli başarılara imza attık. Müjdelerle sevindik. Dünyanın sayılı arama ve sondaj filolarında birine sahip olmanın gururuyla Akdeniz ve Karadeniz’de doğalgaz ve petrol faaliyetleri başarıya ulaştıkça yıkıcı ve bölücü faaliyetler artacaktır. Başaramayacaksınız, biz başaracağız. Emperyalist kuklacıların darbe girişimi nasıl paramparça olduysa demokratik seçimlere müdahale girişimi de paramparça olacaktır’’ dedi.

Yargıtay Başkanı: ‘‘Hukuk bağımsızlığımıza saygı duymayanlardan yargı bağımsızlığı dersi almayız’’

İsmail Cirit’in emekli olmasının ardından 24 Mart’ta yapılan seçimlerde Yargıtay Başkanı seçilen Mehmet Akarca ise ilk adli yıl açılış konuşmasında yazılı, görsel ve sosyal medyadan gelen baskıların, resmi veya gayrıresmi sivil toplum örgütlenmelerinin hakimlerin bağımsızlığını etkileme potansiyeli taşıdığını söyledi. Soruşturmalar hakkındaki yanlı ve yanlış haberlerin halkın yargıya güvenini sarstığının ifade etti.

Yargıtay Başkanı, ‘‘Bunlar yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve dürüstlüğü konusunda da kuşkuya neden oluyor. Üstün hukukun sözcüsü gibi takdim edilen yabancı, çoğunlukla da Avrupa menşeli oluşumlar ve onların uzantıları da bağımsızlığı zedeleyen faktörler arasında. Avrupacı etki gruplarına tavsiyemiz, Türkiye'de yargı bağımsızlığına gölge düşürecek söylemlerden, patronize edici üsluptan sakınmalarıdır. Hukuk sistemimizi toplumsal dinamiklere göre şekillendirmekte özgür ve bağımsız bir ülkeyiz. Hukuk bağımsızlığımıza saygı duymayanlardan yargı bağımsızlığı dersi almamız mümkün değildir’’ dedi.

2016 yılı sonunda Yargıtay dairelerindeki derdest dosya sayısı 807 bin iken 20 Temmuz 2020 tarihi itibarıyla bu sayının 350 bine düştüğünü belirten Yargıtay Başkanı, ilk derece ceza ve hukuk mahkemelerinin dava sonuçlandırma oranlarının yüzde 100'ün üzerinde olmasının hem iş yükü hem de adli kalite açısından olumlu bir çizgiye gelindiğini gösterdiğini söyledi.

XS
SM
MD
LG