Erişilebilirlik

Avrupa'da Merkel-Macron Rekabeti


Avrupa Parlamentosu seçimlerine 10 gün kala, Avrupa'nın iki dinamo ülkesi olarak kabul edilen Fransa ve Almanya arasındaki politik kriz de su yüzüne çıktı. Brexit zirvesinde yaşanan görüş ayrılığı, AB'nin geleceğine ilişkin Macron'un önerilerine Berlin'in aldığı mesafe ve son olarak CDU'nun Avrupa Parlamentosu'nun Strasbourg'dan Brüksel'e taşınması önerisi, iki başkentin hiç de göründüğü kadar uzlaşma içinde çalışmadığını ortaya koydu.

İki ülke arasındaki uzlaşmazlık, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, Süddeutsche Zeitung 'a verdiği söyleşide açıkça dile getirildi. Merkel, "Macron ile yoğun tartışmalarımız var, çok açık biçimde düşüncelerimiz farklılık gösteriyor. Ve bir dereceye kadar rollerimizi farklı görüyoruz. Bu her zaman böyleydi. Macron, ne de olsa, ilk çalıştığım Fransa cumhurbaşkanı değil" dedi.

Paris ve Berlin aksının kırılmadığını dile getiren Merkel, "Ancak iki başkentin gündemlerinin uyumlu olmadığını söyleyebilirim" diyerek sorunlar yaşandığını ima etti. Merkel, Almanya ve Fransa'nın farklı siyasi kültürlere sahip olduğunu, buna örnek olarak, kendisinin Meclis'e daha bağlı çalıştığını, Macron'un ise böyle bir zorunluluğu olmadığını, Meclis'e ayak basmasının bile yasak olduğunu dile getirdi.

Macron, Elysee Sarayı'nda bir basın toplantısı sırasında konuya ilişkin yöneltilen soruya, "Sanırım, Başbakan Merkel, söyleşide, benim daha önce dile getirdiğim 'verimli yüzleşme' tespitimle aynı şeyleri söylüyor. Sürekli birlikte çalışıyoruz, uzlaşmalar buluyoruz, onları inşaa etmeye çalışıyoruz, ancak bazı tartışmalar da var" yanıtını verdi. Macron, şimdilik Almanya'ya açıktan muhalefet etmiyor.

Strasbourg'daki AP binası kapatılsın önerisi

Merkel'in bu sözleriyle ortaya koyduğu Fransa ve Almanya arasındaki politik uzlaşmazlık, Brexit'in geleceğinin tartışıldığı 10 Nisan'daki AB zirvesinde kapalı kapılar ardında yaşandı. Merkel, İngiltere'ye uzun bir ek süre verilmesini isterken, Macron bu sürenin kısa tutulmasını savundu.

Ardından Merkel'in yerine Hristiyan Demokrat Parti CDU'nun başına geçen Annegret Kramp-Karrenbauer, Macron'un Avrupa halkına yönelik olarak yazdığı mektuba yanıt verirken, Macron'un önerilerini sert eleştirdi. Macron'un "Avrupa asgari ücreti" önerisine karşı çıkan Kramp-Karrenbauer, Strasbourg'daki Avrupa Parlamentosu'nun da kapatılmasını istedi.

Bu öneri, Fransa tarafında sert tepkiyle karşılandı. AB eski Bakanı ve iktidarın AP seçimleri liste başı adayı Nathalie Loiseau, "Bunu yapamazlar ve yapmalarına da izin vermeyeceğiz" dedi.

Strasbourg Belediye Başkanı Roland Ries ve bölge yöneticileri ise "bir görev gücü" oluşturarak, parlamentonun Strasbourg'da kalması için lobi faaliyetlerine başladı bile. Fransız sağ parti lideri Laurent Wacquiez de, "Eğer birleştirilecekse Strasbourg'da birleştirilsin" diyerek, Almanya'daki politik müttefiki CDU'ya karşı görüş belirtti.

AB uzmanları ise, AP'de çalışan 300 memurun yanısıra doğrudan ya da dolaylı 28 bin istihdam yaratan, 800 milyon Euro tüketim geliri sağlayan parlamentonun kapatılmasının bütün Avrupa kurumlarını etkileyeceğini belirtiyor. Uzmanlar, tartışmaların alevlenmesine "Merkel ile Macron arasındaki soğuyan ilişkilerin yol açtığını" vurguluyor.

Tartışma bununla da bitmiyor. Berlin yönetimi, Fransa'nın Yemen'deki operasyonu nedeniyle Suudi Arabistan'a silah satmasına karşı olduğunu açıkladı. Fransa ise, Merkel'in 'Avrupa Savunması' konulu toplantıya önem vermemesini eleştirdi.

Merkel, AB ile ABD arasındaki serbest ticaret anlaşması görüşmelerini destekledi, Macron ise karşı çıktı.

İki liderin Avrupa'da yaşanan derin krize ilşkin analizleri de farklı. Merkel, yaşanan krizin önemine vurgu yapıyor ancak 1930'larda yaşanan kriz kadar da derin bir tehdit olmadığını savunuyor. Söyleşide "Avrupa'daki durumu, onlarca yıl önce yaşanan tehditlerle karşılaştırmakta zorlanıyorum. Çünkü o günlerde yoktum ve bugün aktif bir sorumluluğum var" dedi.

Merkel ve Macron rakip iki lider

Avrupa Parlamentosu seçimleri Macron ve Merkel'in iki rakip lider olduğunu da ortaya çıkardı. Macron, mevcut politik dengeleri sarsmak, AB'nin yapısını değiştirmek istiyor. Merkel ise, seçimlerde aşırı sağ klübün tehdidiyle karşı karşıya olan muhafazakarların gücünü korumak istiyor.

Ancak Avrupa'nın politik manzarası değişim geçiriyor. Ve Merkel ile Macron, bu değişen yeni politik atmosfere kendilerini hazırlıyor. İngiltere'siz bir AB'de dengeler otomatik olarak değişecek. Yeni oluşacak Avrupa Parlamentosu'nda çoğunluğu yakalamak daha güç hale gelecek. İlk çarpışma ise Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı seçiminde yaşanacak. Ve bu süreçte, iki başkent arasındaki anlaşmazlıklar daha da su yüzüne çıkacak.

XS
SM
MD
LG