Erişilebilirlik

Avrupa'da Kayıp Nesil Korkusu


Güney Avrupa ülkelerini vuran ekonomik krizler sonrası, binlerce kişi Kuzey ülkelerine göç etti. İş imkanlarının azlığı nedeniyle göç eden genç nüfusun, yakın gelecekte ülkelerine geri dönmesi beklenmiyor. Zira İspanya, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve Portekiz’deki işsizlik oranları yüzde 25 ile 45 arasında, yani hala yüksek.

Roberta D’amore, İtalya’dan 2010 yılında ayrıldı. Üniversiteden mezun olduktan sonra, aylarca tam zamanlı iş aradı. Ancak bulduğu işlerin hiçbir güvencesi ve sigortası olmadığı gibi ayda sadece 500 dolar maaş veriyordu.

Roberta şimdi Lüksemburg’da bir istihdam kuruluşunda çalışıyor ve İtalya’ya dönmeyi düşünmüyor. “Ne zaman ziyarete gitsem, iş olanaklarının daha da kötüleştiğini görüyorum” diyen Roberta, ülkesinin genç nesle yeni bir hayata başlama fırsatı verememesine üzülüyor.

İşsiz genç nüfusun büyük bölümü, İngiltere ve Almanya’ya gittiği gibi Hollanda ve Belçika gibi küçük ülkeleri de tercih ediyor.

Portekizli yazılım mühendisi Jorge Lima, İngiltere’yi dil kolaylığı nedeniyle tercih edenlerden. Portekiz’de kendi alanıyla ilgili iş olmadığından İngiltere’de çok daha geniş imkanları var. Maaşların da iki kat fazla olduğunu söyleyen Jorge, arkadaşlarının çoğunun Portekiz’i terkettiğini anlatıyor.

Zorunlu göç mü?

Avrupalılar’ın sadece yüzde üçü, kendi ülkeleri dışında bir AB ülkesinde yaşıyor. Bunun nedenlerinin başında dil engeli geliyor. Avrupa Birliği, yıllardır ülkeler arasındaki nüfus hareketini arttırmaya çalışıyor. Ancak kuzey ülkelerine göç edenler için bu hareket mecburiyetten kaynaklanıyor. 2016 yılı verilerine göre 4 milyondan fazla genç Avrupalı işsiz.

AB’nin ‘Gençlik Güvencesi’ programı, 25 yaşın altındakiler için iş, staj ve eğitim yardımları için başlatılmıştı. Ancak Avrupa Denetim Mahkemesi son raporunda, programın yetersiz kaldığını açıkladı.

Avrupa Politika Çalışmaları Merkezi’nden Matthias Busse, gençler arasında işsizliğin hala yüksek olmasına rağmen, ‘Gençlik Güvencesi’nin olumlu bir etki yaptığını söyledi.

Busse’e göre bu girişim okyanusta bir damla değil ama geniş etkisi olacak bir şey de değil. Busse, “Ayrıca Avrupa Birliği’nin sunabilecekleriyle ilgili daha gerçekçi olmak lazım, zira her şey ekonomik ortamla ilgili” diyor.

Avrupa Gençlik Forumu, Avrupa Birliği ve siyasetçilere özellikle iş konusunda gençler adına lobi yapıyor. ‘Gençlik Güvencesi’ni destekleyen forum, bu tür programların başarılı olmasının iyi finanse edilmesine ve bürokratik engellerin azaltılmasına bağlı olduğu görüşündeler.

Reform arayışı

Avrupa Gençlik Forumu’ndan Allan Pall, gerekli reformlar yapılmazsa şu anki durumun kayıp bir nesil yaratabileceği uyarısı yapıyor.

Pall, “Gençlerin güvencesiz işlerde çalıştığına tanık oluyoruz. Maaşsız, çalışma saatlerinden bağımsız, hatta sözleşmesiz. İngiltere ve Yunanistan gibi ülkelerde yalnızca genç oldukları için asgari maaşın da altında ücretlerle çalışmak zorunda kaldıklarını görüyoruz” diyor.

Brüksel’de iş arayan ve adını vermek istemeyen bir İspanyol ise Belçikalı olmayanlara karşı olumsuz bir tavır hissettiğini söylüyor. İspanya’da ücret almadan üç staj yapmış ve görünürde maaşlı bir işi de yok.

Filoloji mezunu olan İspanyol işsiz, ülkenin dilini konuşamamak ve yeni bir kültürel çevrede kendini ifade edememek gibi zorluklarla da karşı karşıya.

Ancak tüm bu zorluklara rağmen, iş bulamasa da Belçika’da kalmayı planlıyor. Çünkü söylemesi acı olsa da Belçika’da garson olmanın parası da şartları da İspanya’dan daha iyi.

Belçika’daki İspanya Ticaret Odası, geçmiş yıllarda yüzlerce vatandaşına Belçika ve civarındaki ülkelerde iş bulmada yardımcı oldu. Bu kişilerin çoğu 35 yaşın altında ve yüzde 85’i üniversite mezunu. Ticaret Odası’ndan Ramon Lopez de, dil farkı ve bürokratik engellere rağmen gençlerin İspanya’ya dönmesinin zor olduğunu söylüyor.

Ancak Ramon, gençler arasındaki beyin göçünün aynı zamanda kamu görevlilerine ihtiyacı arttırdığına, bunun da ülkeye dönmek isteyenler için çekici olabileceğine dikkat çekiyor.

XS
SM
MD
LG