Erişilebilirlik

'Avrupa’da Aşırı Sağ Trump’tan Memnun'


Başkan Donald Trump’ın attığı her adım, aldığı her karar sadece Amerika’da değil, tüm dünyada, özellikle de Avrupa’da geniş yankı buluyor. Öte yandan, Avrupa Birliği şu sıralar, hem Brexit, yani İngiltere’nin birlikten ayrılma süreci, hem de aşırı sağcı hareketlerin yükselişe geçmesiyle gündemde. Trump yönetiminin, Amerika ve Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceğini nasıl etkileyeceği ise en çok tartışılan konulardan biri. Amerika’nın Sesi bu soruyu, başkent Washington’u ziyaret eden Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Senem Aydın Düzgit’e yöneltti. Avrupa Birliği uzmanı Düzgit, Türkiye-AB ilişkilerinin durumunu da değerlendirdi.

Donald Trump’ın başkanlığı devraldığından beri Amerika’yı ilk kez ziyaret eden ve önde gelen düşünce kuruluşlarında toplantılara katılan Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Senem Aydın Düzgit, Trump’ın başkan seçilmesinin Washington’da ciddi bir şok yarattığını gözlemlemiş. Düzgit, Trump'ın yarattığı kişisel hareketin toplumsal bir tabanı olmadığını savunan ve bunun kurumlara zarar vermesini beklemeyen azınlıkta bir grup olsa da genel havanın daha karamsar olduğunu söylüyor. Sabancı Üniversitesi uzmanı “Trump'ın sağ popülist dalgaya yol açtığı ve bunu Amerikan siyasi gündeminde meşrulaştırdığını düşünenler çoğunlukta. Eğer iki dönem iktidarda kalırsa bunun kurumlara zarar vereceğini söyleyenler oluyor” şeklinde konuşuyor.

Uzmanlık alanı Avrupa Birliği olan Düzgit, Trump döneminde Amerika ve Avrupa Birliği ilişkilerini değerlendirmesinde, Brexit yani İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararına da değiniyor ve tıpkı Trump’ın başkan seçilmesi gibi Brexit’in de Avrupa’da ve küresel düzlemde bir şok yarattığını belirtiyor. Aynı şekilde, Avrupa genelinde yükselişe geçen aşırı sağcı hareketlerin de, Trump’ın başka seçilmesinden memnunluk duyduğunu belirten Düzgit sözlerini “Hem Trump hem de Avrupa'daki sağ popülist hareketler Avrupa birliğine şüpheyle yaklaşıyorlar. Bunlar aynı zamanda NATO'ya da soğuk duran ve Rusya'ya daha sıcak bakan hareketler. Küresel düzlemde bu hareketlerin birbirlerinden destek aldığını ve birbirlerini meşrulaştırdığını söylemek mümkün” şeklinde sürdürüyor.

Son olarak, Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerinin kısa bir değerlendirmesini yapan Düzgit, üyelik müzakerelerinin teknik olarak neredeyse durma noktasına geldiğini ve geçtiğimiz yıl Türkiye ve AB arasında siyasi gelirimler de yaşandığını hatırlatıyor. Öte yandan, göç politikası gibi önemli bir alanda işbirliği yapıldığını ve bu işbirliğinin bazı sorunlara rağmen hala devam ettiğini vurgulayan Sabancı Üniversitesi uzmanı, Türkiye-AB ilişkilerinin 2017 yılında izleyeceği seyrin ise, Kıbrıs çözümünde gelinecek noktaya bağlı olduğuna söylüyor. Düzgit “Kıbrıs’ta Annan planından beri önerilen en kapsamlı çözümü içeren görüşmeler olduğunu iddia edebiliriz. Şu aşamada görüşmelerin sonucunu tahmin etmek mümkün değil. Ancak Kıbrıs'ta olumlu gelişmeler yaşanması durumunda, teknik olarak tıkanmış müzakere sürecinde belki bir nebze canlanma beklenebilir” diyerek 2017’nin Türkiye-AB ilişkileri açısından önemli bir yıl olabileceğinin sinyalini veriyor.

XS
SM
MD
LG