Erişilebilirlik

Astana’da İran Ateşkes İçin Kilit Noktayı Oluşturdu


Türk Dışişleri Bakanlığı, ateşkes sürecini sağlamlaştırmak amacıyla Astana’daki toplantıda, Rusya’nın desteğiyle İran’ın motivasyonu için çaba harcandığını ancak Suriye’deki muhaliflere sunulmuş anayasa taslağından bilgileri olmadığını açıkladı.

Suriye’nin geleceği için izlenecek yol haritasında Kazakistan’ın başkenti Astana’da 23-24 Ocak’ta düzenlenen toplantı, özellikle de sahadaki ateşkes açısından kritik önem taşıyor görünüyor. Bu konuda Türkiye’nin hedefinde sadece Şam’daki Esat rejimi değil aynı zamanda İran da bulunuyor. Ankara’da 30 Mart’ta Rusya ile Suriye’deki muhalifler arasında imzalanmış olan ateşkes mutabakatına devam edilmesi amaçlanıyor. Bunun için de Astana toplantısında, Rusya ve Türkiye’nin “kilit nokta” olarak gördükleri İran üzerinde yoğun çaba harcadığı vurgulanıyor.

Türk Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Astana’daki toplantı hakkında basın mensuplarına yaptıkları değerlendirmelerde, Astana’nın, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in vardığı uzlaşma anlayışından doğduğu” konusunu vurguladı. Ardından Moskova’da İran-Türkiye-Rusya üçlü dışişleri bakanları toplantısıyla rota çizildiğini kaydeden kaynaklar, Astana’nın temel amacını “Halep’te sağlanan ateşkes ve tahliye süresinde müzakereyi Suriye geneline yaygınlaştırmak” olarak özetledi.

Astana’da sahadaki silahlı muhaliflerle Şam rejimini buluşturmayı “başlangıç için önemli” diye yorumlayan kaynaklar, detaylara ilişkin müzakerelerde ise İran’ın rolüne işaret etti. Kaynaklar, “Astana’da, Rusya ile başlangıçta vardığımız anlayış temel oluşturdu. Astana’da İran’ın angajmanı için üçlü mekanizma kurulması kararlaştırıldı. Bunun modeli üzerinde çalışılıyor. Buradaki sıkıntı, ateşkes anlayışı kapsamında Ankara ve Moskova’da izleme merkezleri oluşturuldu. İran’ın destekli Hizbullah ve başka gruplar ateşkesi bozucu faaliyetlerde bulunuyorlardı. Bizim amacımız İran’ı daha fazla pozitif angajmana itmek. Bunu Rusya ile oluşturacağımız mekanizma modeliyle sağlamayı umut ediyoruz,” dediler. Kaynaklar, ateşkes ihlalleri konusunda ise Astana’da yaptırımlar belirlenmediğini de açıkladı.

Ankara, Rusya ile anlayış birliği vurgusu yapıyor ama öte yandan Suriyeli muhaliflere sunulan anayasa taslağından ise bilgi sahibi değil. Kaynaklar, “Bize herhangi bir anayasa taslağı sunulmadı. Siyasi süreç hakkında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararında bir sıralama var. O şekilde gitmesi gerekir. Önce bir geçiş hükümetinden bahsediliyor, önce onun kurulması, ondan sonra anayasa taslağının hazırlanması, bunların BM gözetiminde yapılması gibi paragraflar var. Bizim anlayışımız bu, biz bunu sürdüreceğiz,” diye konuştular.

Üçlü mekanizma gündeminde Vadi Barada var

Astana sonrasında Rusya ve Türkiye’nin ortak anlayışla üçlü mekanizma kurulması için çalıştığını belirten kaynaklar, ateşkes için hangi konularda müzakere süreceğine ilişkin şunları dile getirdi: “Rusya ile benzer anlayışlarımız var ama yorum farklılıklarımız olabilecektir. Bugüne kadar gelinen zamanda ateşkesi ihlal eden özellikle rejim ve destekçilerinden bunu ihlal eden eylemler kayda geçti. Onların anlayışı, bu tip durumlarda Nusra'nın dahli olduğu için birtakım yerlerin hedef alındığı yönünde. Anlaşmaya uyulduğu, orada Nusra varlığı olduğu için ve Nusra'nın kendilerini hedef aldığı için bu tip şeyler yapıldığı gibi gerekçeler öne sürüyorlar. Özellikle Vadi Barada'da su kaynağı meselesi var. Onların iddiası, muhalefetin bu su kaynağından Şam'a su verilmesinin engellendiği yönünde. Halbuki muhalefetin söylediği de bu konuda bir anlayışa varmaya hazır oldukları, hatta oradaki su kaynağının tamir edilmesi gibi mekanizmaların yerel düzeyde kurulduğu, fakat sonra vazgeçildiği, hatta Hizbullah tarafından birtakım sabotaj eylemleri olduğu gibi iddialar var. Farklı görüşler var bu ihlalle ilgili. Bu gibi şeyleri artık üçlü mekanizmada, teknik düzeyde ele alacak bir yöne doğru gidiyoruz. Bunun ayrıntıları henüz netleşmedi.”

Ankara: “ABD’nin süreçte olmasını istiyoruz”

Kaynaklar, BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura’nın Astana’da olmasına Türkiye açısından özel önem verildiğini de kaydetti. ABD’nin ise büyükelçi konumunda Astana’da sadece gözlemci statüsünde bulunduğunu da anımsatan kaynaklar, “ABD'nin konumu garantör ülkeler gibi değildi, daha ziyade gözlemci statüsünde orada yer aldı. Fakat açılış konuşmasında bir resmi beyanda bulundular. Bundan sonraki süreçte de biz ABD'nin yer almasını destekliyoruz,” diye konuştular.

XS
SM
MD
LG