Erişilebilirlik

Asgari Ücrette Üç Büyük Sendikadan Ortak Tutum


Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrük Selçuk, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2021 yılı için ilk toplantısı dolayısıyla dijital ortamda bugün sendika temsilcileriyle görüştü. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ile Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) ise ortak açıklamayla asgari ücret konusunda ortak tutum sergileyeceklerini ilan etti.

Selçuk, Komisyon toplantısında sendikaların 2021 yılı için yapılacak asgari ücret zammıyla ilgili taleplerini dinledi.

Bakan Selçuk, gelecek yıl için işveren ve işçi kesimlerince asgari ücrette uzlaşma sağlanmasını umut ettiğini belirterek, Aralık ayı boyunca yürütülecek Komisyon müzakereleriyle ilgili olarak “Bu süreçte hedefimiz işi, istihdamı, işçilerimizi ve işverenleri korumak. Asgari ücretin bu sene uzlaşıyla çıkmasını istiyoruz. Asgari ücretin, işçilerimizin ve işverenlerimizin beklentilerine uygun ve çalışma hayatına olumlu katkı sağlayacak bir seviyede belirleneceğine inanıyorum. 1 Ocak 2021'de yürürlüğe girecek olan asgari ücretin, işçi ve işverenlerimize, ailelerine, bütün vatandaşlarımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi.

Selçuk enflasyon üzerinde artış olduğunu savundu, sendikasızlığı açıkladı

AKP’nin iktidarında 18 yıl boyunca çözüm odaklı olarak tüm tarafları gözetecek şekilde asgari ücret belirlendiğini savunan Selçuk, “2019 yılı enflasyonu yüzde 11,84 olmasına karşın, 2020 yılı için brüt asgari ücreti yüzde 15,03 artırarak 2 bin 943 liraya yükselttik. Net asgari ücret ise 2 bin 324 lira oldu. Böylece enflasyonun 3 puan üzerinde bir iyileştirme kaydetmiş olduk. 18 yıllık dönemde reel artış 1,5 kat oldu” ifadesini kullandı.

Selçuk, sendikalaşmadaki son durumu da “Bugün sendikalara üye olan yaklaşık 2 milyon işçi kardeşimiz var. Sendikalaşma oranlarındaki artışları, demokrasimiz ve sendikalarımızın gücü bakımından önemsiyoruz. 2013'te yüzde 9 olan işçilerin sendikalaşma oranı bugün yüzde 14'e yükseldi” dedi. Bu verilere göre Türkiye’de işçilerin yüzde 86’sı halen sendikasız ve pek çoğu da kayıt dışı işçi gücü durumunda.

Selçuk, toplantı sonrasında Twitter aracılığıyla, 2021 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısını, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ev sahipliğinde 15 Aralık’ta, üçüncü toplantıyı ise Türk-İş ev sahipliğinde 22 Aralık’ta gerçekleştireceklerini açıkladı.

Sendikalar: “Asgari değil insanca yaşam için geçim ücreti talep ediyoruz”

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş’in asgari ücrete ilişkin bugün ortak açıklamasında ise, “2021 yılında geçerli olacak asgari ücretin, pandemi koşullarında yaşanan iş ve gelir kaybı dikkate alınarak insan onuruna yaraşır bir geçim ücreti olarak tespit edilmesi ortak düşüncemizdir” çağrısı yapıldı.

Asgari ücret görüşmelerine pandemi şartlarında başlandığına dikkat çeken açıklamada, “Asgari ücret bir pazarlık ücreti değildir. İşçinin ailesiyle birlikte insanca yaşamasını sağlayacak gelirdir. Asgari ücretin belirlenmesi müzakerelerinde gözönünde tutulması gereken öncelikli husus, çalışanların karşı karşıya bulundukları geçim koşullarıdır. Çalışanlar, yaşanılan ekonomik sıkıntıların nedeni değil mağdurudur ve ‘ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum’ gerekçesiyle asgari ücretin düşük belirlenmesi kabul edilemez. Türkiye’nin rekabet şartlarını düşük ücret politikasıyla sağlamak doğrultusunda bir anlayışı olmamalıdır. Ülkemizdeki asgari ücret düzeyi AB üyesi çoğu ülkenin gerisindedir” tepkisi gösterildi.

Ücretli kesimler için “dayanılmaz boyutlarda vergi yükleri” bulunduğunu belirten açıklamada, işverenler için sosyal güvenlik prim ödemeleri düşürülürken işçiler için primlerde değişiklik yapılmaması eleştirildi. Bu kapsamda, emekçilere verilecek ücretlerle ilgili “Asgari ücrete tekabül eden kısmı vergiden muaf olmalıdır. Ayrıca ücretliler için damga vergisi uygulaması kaldırılmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran yüzde 10 olmalıdır” talebinde bulunuldu.

“İşsizlik veya kısa çalışma ödeneği en az asgari ücret tutarında olmalı”

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş, AKP hükümetinden 2021 yılı beklentilerini özetle şöyle dile getirdi:

  • Asgari ücret, herhangi bir ayırım yapılmadan yine ulusal düzeyde tek olarak ve yıllık belirlenmelidir. İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalıdır.
  • Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve bu özelliği temel alınarak belirlenmelidir.
  • İşverenlere sağlanan sosyal güvenlik prim desteğinin benzeri işçilere de verilmeli ve işçilerin sosyal güvenlik haklarında bir kayıp yaratmayacak şekilde işçi SGK prim payı 5 puan düşürülerek bütçeden karşılanmalıdır.
  • Pandemi koşullarında işsizlik sigortasından işçilere yapılan kısa çalışma ödeneği, nakdi gelir desteği ve işsizlik sigortası gibi ödemeler için alt sınırı asgari ücret olmalıdır.
  • Pandemide iş ve gelir kaybı olan işçilere asgari ücret düzeyinden az olmayan bir nakdi gelir desteği verilmelidir. Bu destek kayıtsız çalışan işçiler için bütçeden karşılanmalıdır.
  • ‘Sosyal Devlet’ ilkesi gereği ‘aile yardımı’ çalışmayan eş için uygulamaya konulmalıdır.”

Irgat: “Salgında aylık 1,168 lira destek yetersiz kalıyor”

Komisyon toplantısında, işçi heyeti adına söz alan Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat Irgat, “Adil olmayan uygulamalardan biri olan asgari ücreti düzeltmek için bugün önümüzde bir fırsatımız var. (Pandemide) Hayatlarını tehlikeye atarak çalışanlara, emeklerinin karşılığını ödemenin zamanı. Her kriz döneminde yaşandığı gibi düşük gelirliler, işçiler, emekçiler mağdur oluyor. Krizin faturası işçilere kesiliyor. İşten çıkarma yasağı geldi ama sendikasız işyerlerinde insanlar ücretsiz izne çıkarılıyor ve asgari ücretin yarısını dahi alamıyorlar. İşveren iradesiyle çıkarıldığı ücretsiz izinde günlük 39 lira nakdi ücret desteği sağlanıyor. Bu durumda ele geçen aylık 1,168 liralık bu destek yetersiz kalıyor” dedi.

Türkiye’de en az 7 milyonluk bir nüfus açısından sadece asgari ücret ile geçinmeye çalışma sorunu bulunduğunu işaret eden Irgat, “Milyonlarca insan borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Milyonlarca işsiz var. Asgari ücret ve altında bir gelire mahkum edildikleri için daha da yoksullar, mutsuzlar, huzursuzlar, endişeliler. Asgari ücret tespit edilirken aile faktörü mutlaka dikkate alınmalıdır. Asgari ücretlilerle birlikte tüm çalışanlar için adil bir vergi düzenlemesi yapılmalı” talebini dile getirdi.

TİSK “istihdamda azalma” uyarısıyla artışa karşı çıkıyor

TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç ise, TİSK’in salgın dönemindeki tartışmalarda sergilediği üzere “işçiler lehine iyileştirmeler olursa istihdamda azalma olacağı” tavrını bugün de ortaya koydu. Koç, “Asgari ücret, hizmet sektöründe yaşanan olumsuz tablo gözardı edilmeden belirlenmelidir. Unutulmamalıdır ki niyet iyi olsa bile ani ve büyük ücret değişimlerinin uzun senelere yayılmış ciddi istihdam etkileri yaratabileceği geçmişte yaşanan deneyimlerle sabittir. Çalışanlara ödenebilecek 'en alt limiti' ifade eden asgari ücret belirlenirken, Türkiye’nin ekonomik durumu ve işletmelerimize olan etkisi gözönünde bulundurulmalıdır. Çünkü işletmelere yansıyacak olumsuz etkiler tüm çalışma arkadaşlarımıza da aynı yönde sirayet edecektir. Bildiğiniz gibi asgari ücret yeni istihdam yaratılmasında etkili olduğu gibi yatırım kararlarını da etkileyen en temel kriterlerdendir” diye konuştu.

Koç, asgari ücrete enflasyon üzerinde artış yapıldığını da savunarak, bu nedenle Türkiye’de yüzde 32,9 oranında kayıt dışılık oluştuğunu ileri sürdü. Koç, “1 puanlık kayıt dışılığın devletimize maliyeti yıllık 3,5 milyar liranın üzerindedir. Üzülerek söylüyorum ki 2021 yılı için belirlenecek asgari ücretin işverene maliyeti kayıt dışına yönelimin şiddetini de belirleyecektir” görüşünü aktardı.

Bu dönemde Türkiye’nin yabancı yatırımcı da çekemeyeceği mesajını veren Koç, “Bugün itibarıyla ülkemizde genel işsizlik oranı yüzde 13'lerde seyrederken, genç işsizliği ise yüzde 26,1. Güncel durumda 1 milyon 300 bin genç işsizimiz var. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısı bugün yüzde 30'luk oranla neredeyse 3 milyon 600 bine ulaşmıştır. Üstelik bu gençlerin 655 bini yükseköğrenim ve 671 bini ise mesleki veya teknik lise mezunudur. Bir başka ifadeyle, her iki yükseköğrenim mezunu gençten biri işsizdir” ifadesiyle istihdam vurgusunu yineledi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

Biden Ohio'da 'Kurtarma Planı'nı Anlattı - 7 Haziran
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:27:22 0:00
XS
SM
MD
LG