Erişilebilirlik

AP’den Türkiye’ye ‘Demokrasilerde Kayyum Olmaz’ Mesajı


Avrupa Parlamentosu (AP) heyeti, Osman Kavala’nın yeniden tutuklanması örneğinden yola çıkarak Adalet Bakanlığı’na hukukun üstünlüğünde ciddi sıkıntı olduğu eleştirisini yaptı. AP İçişleri Bakanlığına ise “Demokrasilerde ve demokratik seçimlerde kayyum olmaz” mesajını verdi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde üyelik müzakerelerine son verilmesi gibi sert hamleleriyle dikkat çeken AP’nin Dışişleri Komitesi üyesi parlamenterler 2020’de ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Türkiye’yi ziyaret ediyor.

AP heyeti, bugün Ankara’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TBMM’deki AKP’li komisyon başkanları ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile toplantılar yaptı. Ankara’daki temaslarının ardından heyet adına AP Dışişleri Komitesi Başkanı David McAllister (Avrupa Halk Partisi EPP, Almanya) ve AB-Türkiye KPK Heyeti Başkanı Sergey Lagodinsky (Yeşiller, Almanya), günün sonunda kameraların karşısına geçti.

McAllister, neden Türkiye’de temaslar yürüttükleriyle ilgili “İlişkilerimiz zorlu günlerden geçiyor hepimiz bunun farkındayız, ama Türkiye bir üyelik adayıdır. AB için de stratejik ortaktır. AB içinde farklı görüşler olsa da AB ile Türkiye’nin pek çok ortak sınavı var. Terörizme karşı mücadele ve Suriye’deki durum gibi. Dolayısıyla birlikte çalışmaya devam etmemiz gerekiyor. Birbirimize güveni tekrar tesis etmemiz lazım. Amacımız AB – Türkiye ilişkilerini pekiştirmek. Türkiye’deki durumu daha iyi anlamaya çalışıyoruz. İktidar ve muhalefet partileri temsilcileriyle, düşünce kuruluşları ve gazetecilerle görüşmeler yapıyoruz. Özellikle de hukukun üstünlüğü, demokrasinin, yargının bağımsızlığı, basın özgürlüğü ve insan haklarına saygı konuları üzerinde duruyoruz. Türkiye her aday ülkenin değerlendirildiği kriterlerle değerlendiriliyor. AB 3,6 milyon mülteciyi barındırdığı için Türkiye’ye minnettar. AB tarafından 6 milyar Euro fon ayrıldı. Bunun yarısı buraya gönderildi. Birbirimize bağımlıyız. AB, Türkiye için en güvenilir ortaktır” mesajını verdi. McAllister, Türkiye açısından durumu anlatması için Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na, AP’yi ziyaret etmesi için resmi davette bulunduklarını da açıkladı.

“Türk yargısında ciddi sıkıntı”

McAllister, Türkiye’deki yargılamalarda yaşanan gelişmeleri ve özellikle Osman Kavala’nın Gezi Davası’nda beraat etmişken yeniden tutuklanmasını Türk yargısında ciddi sıkıntıya işaret olarak yorumladıklarını anlattı.

McAllister, “Osman Kavala’nın beraat kararının ardından 5 saatlik bekleme sonrasında yeniden tutuklanması kabul edilemez. Yeniden yargılama şartları net bir şekilde ihlal edilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) derhal serbest bırakılması kararına Türkiye’nin uymaması endişe vericidir. Benzer şekilde HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş gibi siyasi tutukluların da serbest bırakılması gerekiyor” dedi.

Sergey Lagodinsky, “Türkiye’de yargının bağımsızlığına uyulmaması, adil yargılama hakkının ihlali söz konusu. Etkili şekilde AİHM uygulaması da söz konusu değil” görüşünü dile getirdi.

Soylu’yla “kayyum” görüşmesi olumsuz geçti

Sergey Lagodinsky, yarın heyet olarak Mardin’de temaslar yürüteceklerini kaydetti. 31 Mart 2019’da seçilmesine karşın kayyum atamasıyla görevinden alınmış HDP’li Ahmet Türk’le görüş alışverişleri yaptıklarını belirten Lagodinsky, bu çerçevede belediye başkanlıklarıyla ilgili durumu yanlış bulduklarını söyledi.

Lagodinsky, “Bize göre bütün seçilmiş belediye başkanlarının görevde olması gerekir. Demokraside kayyum olmaz. Demokratik seçimlerde kayyum olmaz” dedi.

David McAllister, “Türkiye’deki tüm taraflara hukukun üstünlüğü ve demokrasi açısından bütün eksiklikleri söylüyoruz. Demokratik olarak seçilmiş belediye başkanları atanması bu eksikliklerden birisi. Ahmet Türk gibi onlarca belediye başkanının herhangi bir kanıt olmaksızın görevinden alınmasını eleştiriyoruz. Türkiye’nin darbe girişimi gerekçesini anlıyoruz ama güvenlik gerekçeli yapılanlarda ciddi bir dengesizlik yaşanıyor. Güvenlik endişelerine karşı insan hakları da korunmalı” diye konuştu.

Lagodinsky, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla bugünkü görüşmelerinde kayyum konusundaki eleştirilerini dile getirdiklerini işaret ederek, Soylu’nun kayyumlarla ilgili durumu olumlu şekilde ele almadığını söyledi. Soylu’nun kendilerine terörle mücadele ve güvenlik endişeleri gerekçelerini ifade ettiğini aktaran Lagodinsky, Adalet Bakanlığı’nın yargı reformu açısından nasıl bir ikinci paket hazırlayacağını henüz bilmediklerini de ifade etti.

“Kıbrıs’la birlikte hareket edeceğiz”

David Mc Allister, AB-Türkiye ilişkilerinde dış politikada da ciddi farklılıklar bulunduğunu belirterek, özetle, “Kıbrıs, AB üyesi bir devlet. Biz birlikte hareket ediyoruz. İsteğimiz Kıbrıs’ın da olduğu Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin daha tırmandırılmadan çözülmesi. Ama şu ana kadar gördüğümüz kadarıyla bu gerilimi azaltmak için atılan adımlar gerilimi daha da tırmandırıyor. Türkiye 2020’de 5 sondaj faaliyetine girişmiş durumda. Libya mutabakatına pek girmek istemiyorum. Deniz sınırlarıyla ilgili, AB açısından bizce bu anlaşma üçüncü tarafların egemenlik haklarını ihlal etmektedir. BM deniz hukukuna aykırılık teşkil ediyor. Burada Türk hükümeti ile görüşlerimiz farklı. AB için önemli olan Kıbrıs’ta müzakereleri yeniden başlatmak” diye konuştu.

Gümrük Birliği güncellenmeli mesajı

Avrupa Parlamentosu heyeti, AB ile Türkiye ilişkileri açısından özellikle Gümrük Birliği’nin en kısa sürede güncellenmesi gerektiği mesajını da verdi.

Türkiye’nin AB’ye üyelik hedefini koruduğunu ve bugün görüştükleri bütün taraflarca bunun ifade edildiğini söyleyen McAllister, “Biz biliyoruz ki üyelik müzakereleri durmuş durumda. Nedeni de Türkiye’deki gelişmeler ve maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa standartlarından, değerlerinden uzaklaşması. Yeni başlıklar, müzakereler sürecinin açılması için bir nokta kalmadı. AP içerisinde farklı görüşler var. Türkiye’nin aday kalması konusunda fikir ayrılığı yaşıyor. Bizce Türkiye aday ülke olarak devam etmeli. Bunu aşabilmek için, Türkiye’nin Avrupa değerlerine uyum için adımlar atması gerekiyor. İlişkiler iki adımda geliştirilebilir. Birincisi Gümrük Birliği’nin güncellenmesiyle, ikincisi de Türk hükümetince bazı reformların başlatılmasıyla. Ayrıca Türkiye eğer tamamlaması gerekli kriterleri tamamlarsa vize serbestisi tanınacaktır” diye konuştu.

Sergey Lagodinsky de, “Türkiye ve AB; biz halen ortak bir gelecek için çalışıyoruz. Özellikle de Gümrük Birliği’nde aktif hareket etmemiz gerekiyor. İki taraf da bu konuda ciddi şekilde çalışmalı. Bu arada halklar arasında çalışma da önemli. Özellikle AB’nin sivil toplumu destekleyici fonlarına devam edilmesi gerekiyor. AB içerisinde de sorunlarımız var. İslamfobi gibi sorunlarımız olduğunu biliyoruz. Özellikle de Hanau’daki son olaydan sonra alarm durumundayız. Her türlü ırkçılık ve nefrete karşı mücadele etmeliyiz. Unutmamalıyız ki mevzu bahis olan Türk Hükümeti’nin üyeliği değil ülke olarak Türkiye’nin AB’ye üyeliğidir. Bu normal vatandaşlar için önemlidir. Sivil toplum örgütleriyle de görüşüyoruz hepsi Türkiye’nin AB üyeliği geleceğini destekliyor” dedi.

Heyette, McAllister ve Lagodinsky’in yanı sıra Michael Gahler (Avrupa Halk Partisi, Almanya), Željana Zovko (Avrupa Halk Partisi, Hırvatistan), Nikos Androulakis (Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı S&D, Yunanistan), Elena Yoncheva (Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı S&D, Bulgaristan), İlhan Küçük (RE, Bulgaristan) ile Katrin Langensiepen (Yeşiller, Almanya) yer alıyor.

XS
SM
MD
LG