Erişilebilirlik

Yeni bir araştırmaya göre doğum yapan her kadın, bebeğini ilk bir saat içinde emzirirse, yılda 800 binden fazla bebeğin hayatının kurtulması mümkün. “Çocukları Koruma Vakfı”, 5 yaş altı çocukların bir numaralı ölüm nedeni olan beslenme yetersizliğini önlemenin en iyi yolunun emzirme olduğunu vurguluyor.

Amerika’nın Sesi’nden Joe De Capua’nın haberine göre, Çocukları Koruma Vakfı Başkanı Carolyn Miles çocukların doğar doğmaz emzirilmesinin hayati önem taşıdığını söylüyor.

Miles’a göre, “Bu aşırı hassas bir konu çünkü anneleri emzirmeye başlatmak bazen işin en zor kısmı olabiliyor. Ve anneden gelen o ilk sütün içinde bulunan kolostrum adlı madde, özellikle içinde barındırdığı bağışıklığı arttırıcı elementlerle, anne sütünün en besleyici hali. Ve bu özel süt sadece doğumdan sonraki ilk bir kaç saat içinde geliyor.”

Raporda, kolostrum maddesi çocuğun ilk aşısı olarak tanımlanıyor. Ancak Nijer’in bazı bölgeleri gibi kültürlerde kolostrumun tehlikeli olduğuna inanılıyor.

Miles şunları söylüyor: “Rapora baktığımızda karşılaştığımız en büyük engellerden biri, annenin emzirmesiyle ilgili kültürel inanışlar. Mesela kolostrum maddesinin aslında bebeğe zararlı olduğuna dair batıl inanç. Dolayısıyla, dünyada birçok kadın kolostrumlu sütü bebeğine vermek yerine atıyor. Halbuki bu süt bebeğe verebilecekleri en yararlı besin. Yani bu daha çok davranışı değiştirmekle ilgili. Ve değiştirmeye çalıştığımız şeyler, nesilden nesile geçmiş eski alışkanlıklar.”

Birçok anne bebeklerinin anne sütünün yanısıra bir şeyler daha yemesi gerektiğine inanıyor. Miles, bebeklerin su, şekerli su ya da çay gibi içeceklere ihtiyacı olmadığını vurguluyor.

Miles şöyle konuşuyor: “Aslına bakarsanız bebeklerin bu saydıklarımızın hiç birine ihtiyacı yok. Bunu bir örnekle gösterebilmek için, insanlardan hayvanları gözlemlemelerini istiyoruz. Yeni doğmuş bir hayvanın su içmediğini, sadece anne sütü içtiğini gözlemleyin diyoruz. Yeni doğmuş bebeklerin de, aynı şekilde, anne sütünden başka hiç bir şeye ihtiyacı yok.”

Miles, emzirmeye erken başlamak için bir neden daha olduğuna dikkat çekiyor: “Bebeklerini ilk altı ay boyunca emziren kadınlar, emzirmeye hemen başlamış anneler oluyor. Ve bunun bebeğin sağlığına katkısı tarif edilemez ölçüde büyük.”

Çocukları Koruma Vakfı’na göre, gelişmekte olan ülkelerde sağlık çalışanlarının sayısının azlığı, emzirmenin önündeki engellerden biri. Vakıf Başkanı Miles kendi deneyimini şöyle anlatıyor: “Bebeğimi hastanede dünyaya getirdiğimde, bana nasıl emzirmem gerektiğini gösteren biri vardı. Bu dünyanın en kolay şeyi değil. Bunun nasıl yapılacağını gösteren birinin olması çok işe yarıyor. Annenin emzirmeye başlaması ve bunu sürdürebilmesi için bu tür sağlık çalışanlarının, en temel bilgileriyle anneye yardım etmesi son derece önemli.”

Vakfın, “Bebekler İçin En İyi Gıdalar” adlı raporunda, annelere verilen doğum izninin en az 14 hafta olması gerektiği tavsiyesinde bulunuluyor. Rapor, işe dönen kadınların bebeklerini emzirmeye devam edebilmeleri konusunda desteklenmeleri gerektiğini vurguluyor.

Miles, emzirmenin önündeki bir diğer engelin de bebek maması üreten firmalar olduğunu vurguluyor. Rapora göre, bu firmaların anneleri, sağlık çalışanlarını ya da hastaneleri doğrudan hedef almaları, anne sütü yerine geçen ürünleri pazarlama konusundaki uluslararası yönetmeliğe aykırı.

Carolyn Miles, çocuk ölümlerini azaltma çabası konusunda son yıllarda epey aşama kaydedildiğine de dikkat çekiyor ve ekliyor: “Daha çok kadın bebeğini emzirseydi, çok daha fazla hayat kurtarılabilirdi.”
XS
SM
MD
LG