Erişilebilirlik

Ankara: ‘Kudüs İçin İslam İşbirliği Teşkilatı Toplanacak’


Ankara: ‘Kudüs İçin İslam İşbirliği Teşkilatı Toplanacak’
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:32 0:00

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Tel Aviv yerine İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ü tanıyacağını ilan etmesi, Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında sert tepkiye neden oluyor.

Ürdün Kralı II. Abdullah da, bugün eşi Raina ile birlikte Ankara’yı ziyaret etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki görüşmenin ardından Kudüs’ün İslam dini mekanları konusunda “resmi hamisi (koruyucusu)” konumundaki Ürdün’ün, ABD’ye tepkisi de ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ürdün Kralı Abdullah, 13 Aralık’ta Kudüs’ün durumunu ele almak üzere İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) toplantıya davet edildiğini birlikte açıkladı.

Kral Abdullah ve Erdoğan, ortak basın açıklamasında, ABD’nin Kudüs’ü tek taraflı başkent ilan etme girişimine karşı İslam ülkelerine mesaj verdi.

Kral Abdullah, Türkiye ile Ürdün arasındaki diplomatik ilişkilerde 78’nci yıla girildiğini belirterek, bugünkü Ankara ziyaretinin zamanlaması açısından da önemli bulduğunu dile getirdi. Bölgesel gelişmeler nedeniyle her zamankinden sıkı şekilde Ürdün ve Türkiye’nin birlikte çalışması gerektiğini söyleyen Abdullah, “Kudüs konusunda ülkemize verdiğiniz bir destek var. Kudüs konusunda daha yakından hem İslam alemi hem de bölgemizin karşı karşıya olduğu zorlukları aşmak için nasıl çalışabileceğimizi görüşüyoruz. Kudüs, önemli bir mesele olarak ortada. Ama iki devletli bir çözümün alternatifi yok ve herhangi bir barış anlaşması sözkonusu olacaksa bütün bölgenin istikrarını belirleyecektir” dedi.

ABD Başkanı Trump ile dün akşam görüştüğünü belirten Kral Abdullah, Trump’a ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşıma konusundaki endişelerini de ilettiğini ifade etti. Abdullah, “Aslında bizim hızlı çalışmamız lazım. Filistinliler’le İsrailliler arasında nihai bir barış anlaşmasına ulaşılmalı. Böylece Filistinliler kendi bağımsız ülkelerini kurabilmeliler -- İsrail ile yanyana ve Doğu Kudüs’teki başkentlerinden yararlanacak şekilde” diye konuştu.

ABD’nin yaklaşımıyla Ortadoğu’daki terörle mücadeleye katkı vermediğini de kaydeden Abdullah, Ürdün’ün Kudüs’te kutsiyet arz eden Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif gibi mekanların koruyucusu konumunda olduğunu dile getirdi. Abdullah, gelecek hafta İİT’nin toplanarak, Kudüs meselesini ele alacağını da bildirdi.

Erdoğan: “Kudüs iç politikaya kurban edilemeyecek kadar önemli”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, “Kudüs’ün kutsiyeti ve tarihi statüsünün muhafazası hususunda Ürdün ile aynı noktadayız. Kudüs'ün statüsü konusunda atılacak yanlış bir adım tüm İslam aleminde infiale neden olacaktır. Bu karar yeni çatışmaların fitilini ateşleyecektir. Tüm dünyaya şu çağrıyı yapmak istiyorum: Kudüs’ün statüsünü değiştirecek adımlardan uzak durulsun. Kudüs'ün statüsü konusunda atılacak yanlış bir adım İslam aleminde infiale sebep olacaktır. Kudüs tüm Müslümanlar’ın göz bebeğidir. Bu tarihi hakikati göz ardı eden her yaklaşımın sonu hüsrandır” dedi.

Kudüs’ün tarihsel statüsünü ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını hatırlatan Erdoğan, “Kimden gelirse gelsin, bu tarihi konuyu gözardı eden tüm yaklaşımların sonu hüsrandır. Ortadoğu'da istikrar için yegane yol, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletidir. Bölgemizin huzur barış ve güvenliği iç politik hesaplara kurban edilemez. Ortadoğu'daki istikrar için yegane yol bağımsız bir Filistin'in başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde vücut bulmasıdır. 13 Aralık’ta liderler toplantısı yapılacak, bir sonuç bildirgesini oradan dünyaya açıklayacağız. Kudüs'ün BM kararlarıyla teyit edilmiş hukuki statüsünü değiştirecek her adımdan uzak durulmalıdır. Kişisel hevesler uğruna milyarlarca Müslüman'ın kaderi ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Hiç kimsenin hevesleri uğruna milyarlarca insanın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur” diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım da, resmi temaslarda bulunduğu Kore’de Kudüs meselesinde ABD’yi eleştirdi. Yıldırım, “Trump’ın Kudüs’ün hukuki statüsünü değiştirecek, ihlal edecek bir açıklama yapacağı yönünde, bugün için bir duyum söz konusudur. Amerika, büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma niyetinde olduğunu ifade ediyor veya İsrail’in başkenti olarak Kudüs’ün tanınması ihtimalinden bahsediliyor. Öyle veya böyle bu iki durum da açıkçası hukuk dışı bir karar olacaktır ve bölgede var olan sorunları da iyice içinden çıkılmaz bir hale dönüştürecektir. Bu yüzden zaman varken, yol yakınken ABD Başkanı’nın bu yönde bir açıklama yapmaması hem bölgenin geleceği hem de küresel barış açısından hayati öneme sahiptir” dedi.

CHP: “Çatışmalar başlar, gençler yaşamını yitirir”

TBMM Genel Kurulu’nda da bugün Kudüs meselesi gündemdeydi. Siyasi partilerden temsilciler söz alarak, Kudüs konusunda ABD’nin tavrıyla Ortadoğu’da çatışmalara yol açacağını vurguladılar.

CHP adına Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, “İsrail, 1967 yılında o zamana kadar Ürdün’ün kontrolü altında bulunan Doğu Kudüs’ü işgal etmiştir. İsrail o tarihten bu yana işgal altında tuttuğu Kudüs’ü 1980 yılında başkent ilan etmiştir ancak bugüne kadar Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan devlet yoktur. 1967’de BM Güvenlik Konseyi 242 sayılı bir karar alarak İsrail’i 1967 savaşında işgal ettiği topraklardan çekilmeye çağırmıştır. İşgal edilen topraklara Doğu Kudüs de dahildir. 1980/476 sayılı kararı kabul eden BM Güvenlik Konseyi İsrail’i uyguladığı politikalarda ısrar etmekten vazgeçmeye ve kutsal Kudüs şehrinin statüsünü ve karakterini etkileyen adımlara son vermeye çağırmıştır. Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararı 1995’te ABD Kongresi’nde kabul edilmiş bir yasa konusudur. Ancak o zamandan bu yana ABD başkanları Clinton, Bush, Obama bunu altı aylık sürelerle ertelemişler. Bu bakımdan bu tutumun ABD ölçeğinde bir süreklilik ve partiler üstü bir durum arz ettiğini de söyleyebiliriz. Ancak söz konusu karar aynı zamanda Trump’ın seçim vaatlerinden de birisidir” açıklaması yaptı.

Özkoç, “Trump, ABD Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşırsa ne olur? Ağır aksak da olsa ilerleyen Ortadoğu barış süreci baltalanır. ABD, BM Güvenlik Konseyi’nin Kudüs şehrinin karakteri ve statüsü konusunda aldığı kararlara aykırı davranmış olur. Türk-İsrail ilişkileri onarım ve normalleşme sürecindeydi, bu süreç sona erer. Türk-Amerikan ilişkilerine yeni bir sorun daha eklenir. ABD dış politikasının Arap-İsrail sorunu konusunda takip ettiği bir aks kırılır. Bölgede tansiyon bir anda yükselir, Filistin ve İsrail arasında çatışmalar başlayabilir, gençler yaşamını yitirir” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG