Erişilebilirlik

Ankara'da Gergerlioğlu Eylemine Polis Müdahalesi


Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nin CHP’li Enis Berberoğlu gibi milletvekilliğinin düşürülmesiyle hak ihlaline uğradığına hükmettiği HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun serbest bırakılması çağrısıyla ilgili eyleme polis sert müdahalede bulundu.

Ankara'da Gergerlioğlu Eylemine Polis Müdahalesi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:20 0:00

Anayasa Mahkemesi 1 Temmuz'da, medya hesabında haber paylaşımı gerekçesiyle hakkında hapis cezası hükmü verildiği için milletvekilliği düşürülmüş olan HDP’li Gergerlioğlu’nun “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma” ile “ifade özgürlüğü” haklarının ihlal edildiğine karar vermişti.. Bu karar doğrultusunda Gergerlioğlu’nun hükümlü olduğu Sincan 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden serbest bırakılması için yerel mahkemece karar verilmesi talep ediliyor. Dolayısıyla Gergerlioğlu hakkında hapis cezasına hükmetmiş olan Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararını dikkate alarak serbest bırakılması yönünde karar vermesi bekleniyor. Gergerlioğlu’nun avukatı Bişar Alınak da, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı henüz yerel mahkemeye tebliğ edilmediği için Gergerlioğlu’nun tahliye edilmediği ancak bunun “ciddiyetsizlik” olduğu açıklamasını yaptı. Bu çerçevede HDP, Gergerlioğlu’nun ailesi ve avukatları, Sincan Cezaevi önünde “Adalet Nöbeti” eylemi yürütüyor.

Bugünkü “Adalet Nöbeti” eylemine, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, milletvekilleri Hüseyin Kaçmaz ile Kemal Peköz ve HDP Parti Meclisi üyeleri katılıyordu. Ancak Sincan Cezaevi’nin önünde beklemekte olan HDP’lilere ve Gergerlioğlu’nun oğlu Salih Gergerlioğlu’na polis tarafından sert müdahalede bulunuldu. Salih Gergerlioğlu ile HDP’liler Bahadır Demircan, Ali İmran ve Melek Çetinkaya gözaltına alındı. Yaşananları görüntülemekte olan Artı TV kameramanı Nazım Fayık da sert polis müdahalesiyle gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar Sincan Fatih Karakolu’na götürüldü. Polisin müdahalesi sırasında gazetecilerin Büşra Taşkın ve Berna Kişin'e de fiziki saldırı olduğu bilgisi aktarıldı.

HDP Genel Merkezi’nden yaşananlara ilişkin “Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen bırakılmayan vekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu için Sincan Cezaevi önünde yapacağımız açıklamamıza saldırı gerçekleşti. Aralarında Salih Gergerlioğlu ve gazetecilerin de olduğu 4 kişi gözaltına alındı. Saldırılar mücadelemizi engelleyemez. Gergerlioğlu bu halkın vekilidir, iradesidir. AYM kararına rağmen hukuksuzca rehin tutuluyor. Rehin tutulan tüm yoldaşlarımız serbest bırakılana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Biz kazanacağız. Partimize, vekillerimize, halkımıza uygulanan düşman hukukunu tanımıyoruz. Gergerlioğlu ve rehin tutulan arkadaşlarımız çıkacak, halkın iradesini temsil etmeye devam edecek” açıklaması yapıldı.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da, “Dört gün önce AYM’nin değerli arkadaşımız Gergerlioğlu için verdiği kararı da, açıkça tahliye talep etmesine rağmen bu iktidar ve bu düzen uygulamıyor. Sincan Cezaevi önünde Adalet Nöbeti için arkadaşlarımız bugün toplanmıştı. Maalesef güvenlik güçleri çok şiddetli bir şekilde müdahale etmişler. Salih Gergerlioğlu dahil olmak üzere arkadaşlarımızı şiddet uygulayarak gözaltına almışlar. Bunu da kınıyoruz. Gergerlioğlu ve diğer siyasi rehinelere derhal özgürlük talep ediyoruz” dedi.

Gergerlioğlu’nun hak ihlali süreci nasıl gelişmişti?

Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından “seçilme ve siyasi faaliyette bulunma” ile “ifade özgürlüğü” haklarının ihlali olarak yorumlanan süreç, HDP’li Gergerlioğlu’nun 20 Ağustos 2016’da sosyal medya hesabında yaptığı haber paylaşımı nedeniyle yargılanmasıyla başlamıştı. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, halihazırda erişime yasak olmayan haberi paylaştığı için Gergerlioğlu hakkında 21 Şubat 2018’de “PKK/KCK terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetmişti. Bu ceza İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nce hukuka uygun bulunmasının ardından Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından 19 Şubat’ta onanmıştı.

TBMM Başkanlığı’na Yargıtay’ın onama kararı sunulması üzerine Anayasa’nın 84. Maddesindeki “Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur” hükmü gündeme getirilmişti. TBMM Başkanlığı’nın, Gergerlioğlu hakkındaki 2 yıl 6 aylık hapis cezası hükmüyle ilgili fezlekeyi TBMM Genel Kurulu’nda 17 Mart’ta okunmasını için sunmasıyla birlikte Kocaeli milletvekilliği düşürülmüştü.

TBMM Genel Kurulu’nda kararı protesto eden HDP’li milletvekilleri ve Gergerlioğlu, Meclis içerisinde “Adalet Nöbeti” eylemi başlattı. Gergerlioğlu, TBMM Başkanlığı’nın talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla 21 Mart’ta HDP Parti Grubu’nun bulunduğu koridorda zorla gözaltına alınmıştı. Aynı gün TBMM kampüsü dışına çıkarılarak Kavaklıdere Karakolu’nda ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmış olan Gergerlioğlu, milletvekilliği dokunulmazlığı olmadığı için hakkında hapis cezası hükmü uygulanmak üzere 2 Nisan’da tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilmişti.

Sivil toplum: HDP’nin siyaset yapma hakkını savunuyoruz

Bu arada Ankara’da İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) çağrısıyla 46 meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşlarınca “HDP'nin Siyaset Yapma Hakkını Savunuyoruz” toplantısı düzenlendi.

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, toplantıda sivli topluma, muhalefete ve medyaya seslenerek, “HDP’ye karşı açılan kapatma davası ve onun öncesinde ve sonrasında yürütülen baskı politikalarının tek hedefi HDP değildir. Asıl hedefi HDP gibi görünse de nihai amaç demokrasi güçlerini sindirmek, demokratik siyaseti bitirmek, hak arayışını ve dinamiklerini ortadan kaldırmaktır. Toplantıdaki başlığı ‘HDP’yi, HDP’nin siyaset yapma hakkını savunuyoruz’ olarak değil barış mücadelesini, demokrasi ısrarını ve özgürlük özlemini savunuyoruz diye okuyorum. Bunun tek yolu da ortak mücadeleyi büyütmektir. Ortak mücadeleyi büyütemediğimizde, gerçekten bu zalim iktidara ve her türlü kirli ve gayri meşru hukuksuz yolu mübah gören zihniyete karşı güçlü bir direniş ortaya koymamız da mümkün olmayacaktır. İnanıyorum ki, bu irade dalga dalga büyüyecektir. Bu savaş, şiddet ve talan düzenine karşı en güçlü sesi bu birliktelik oluşturacaktır. Bu düzeni bitirecek gücü de bu birliktelik ortaya çıkaracaktır” diye konuştu.

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’un seslendirdiği ortak bildiride ise, "Türkiye, muhaliflerin hapsedildiği bir ülkeye dönüşmüş, hapishaneler en ağır insan hakları ihlallerinin meydana geldiği mekanlar haline gelmiştir. Siyasi iktidarın Kürt sorunu başta olmak üzere ulusal ve uluslararası tüm sorunları, güvenlikçi bir zihniyet ile baskı ve kontrole dayalı yönetme tarzı, bu vahim tabloyu ortaya çıkarmaktadır. Demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından olan muhalif siyasi partiler, siyasi iktidar tarafından düşmanlık politikalarının hedefine konmakta, bir nefret iklimi yaratılmaktadır. Muhalefet liderleri açıkça linç teşebbüsüne uğramakta ve tehdit edilebilmekte, parti çalışanları parti binalarında öldürülebilmektedir. Siyasi rakipler olarak partilerin faaliyet yürütmesi Anayasal güvence altındayken siyasi iktidarın yargıyı sopa olarak kullanarak rakibini devre dışı bırakmak istemesi esasen demokrasiye zarar vermekte, demokratik siyasete kilit vurmakta ve en önemlisi toplumsal ve siyasal nefret iklimini büyütmektedir. İnsan hak ve özgürlüklerinin temel esaslarından biri olan siyasi örgütlenme hakkı hiçbir gerekçe ile engellenemez. Anayasa Mahkemesi’nin de AİHM’in DTP ve Diğerleri / Türkiye kararında belirtilen insan hakları ve demokratik ilkelere uygun ve Türkiye’deki siyasi çeşitliliği gözeten, halkın seçme iradesini hesaba katan adil bir karar vermesini bekliyoruz. Tüm bu nedenlerle, yargı eliyle kapatılmaya, kolluk gücüyle sindirilmeye çalışılan ve parti binaları basılarak üyeleri katledilen HDP’nin demokrasi ve insan hakları içi siyaset yapma hakkını savunuyoruz ve tüm demokrasi güçlerini de bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya çağırıyoruz” denildi.

  • 16x9 Image

    Yıldız Yazıcıoğlu

    Yıldız Yazıcıoğlu, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.

XS
SM
MD
LG