Erişilebilirlik

Amerikan Siyasetine Yabancı Para Akışı Tartışılıyor


Amerikan Siyasetine Yabancı Para Akışı Tartışılıyor
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:53 0:00

Yabancı kaynaklı bağışların Amerikan siyasi sistemine nasıl girdiği yönündeki haberler son günlerde Amerika'da gündemin sıcak konularından. Ancak Amerikan siyasi sistemine giren yabancı para akışını durdurmak, hukuki boşluklar, yasadışı finansal manevralar ve siyasi kararlılık eksikliği nedeniyle oldukça zor. Gerek Cumhuriyetçiler gerekse Demokratlar Amerikan seçimlerine yönelik yabancı müdahalelere şiddetle karşı çıksa da her iki partinin de yabancı kaynaklardan bağış aldıkları bildiriliyor.

Miktarı belirtilmeyen yabancı kaynaklı milyonlarca dolar, gizlice Amerikan siyasi sistemine akıtılıyor.

Uluslararası Politika Merkezi’nden Ben Freeman, ”Amerika'daki seçimlere yabancı para karışmasının tehlikeli yanı, Amerikan demokrasisi ve egemenliğine ciddi bir saldırı olmasıdır” ifadelerini kullanıyor.

Savcılar, kısa süre önce Başkan Trump'ın kişisel avukatı Rudy Giuliani'nin yakın çevresini, kimliği belirtilmeyen bir Rus işadamının Amerikalı siyasi adaylara bir milyon dolar değerinde yabancı para aktarmasını sağlamakla suçladı.

Kriminal suçlamalar, Başkan Trump'ın siyasi rakibi Joe Biden'ı soruşturması için Ukrayna'ya baskı yaptığı iddiaları üzerine başlatılan azil sürecine denk geldi.

Ukraynalı Lev Parnas ve Belarus doğumlu Igor Fruman'ın Ukrayna'ya yönelik baskı kampanyasında Giuliani'yle birlikte çalıştığı iddia ediliyor.

Öte yandan Amerikalı bir siyasi aracı, Suudi Arabistanlı bir işadamının eski Başkan Barack Obama'nın 2012'de yeniden seçilmek için yürüttüğü kampanyaya yasadışı yollardan para aktarılmasını sağladığı şeklindeki suçlamaları kabul etti.

Siyasette şeffaflığı savunanlar, yabancı para akışını durdurmak için Ulusal Silah Birliği NRA gibi siyasi eylem gruplarının yasal ancak gizli olarak yaptığı bağışların yasaklanması çağrısında bulunuyor.

NRA, geçen yıl Rusya'dan bağış aldığını kabul etmiş ancak Amerikan seçimlerinde sadece ülke içinde toplanan fonları kullandığını açıklamıştı.

Freeman, ”Bu gibi veriler kapalı kapılar ardında saklı kaldığı sürece Amerikan siyasetinde hesap verme sorumluluğu o derece azalacak. Yabancı paranın ve yabancı etkinin Amerikan seçimlerine müdahale etme olanakları da o ölçüde artacak” diyor.

Ancak siyasi gruplara bağışta bulunanların kimliğinin açıklanması, mahremiyeti savunan bazı çevrelere göre yarardan çok zarar getirebilir.

İfade Özgürlüğü Enstitüsü’nden Brad Smith, ”Elimizde birçok kişinin bu yüzden işten atıldığına ilişkin kanıtlar var. Ya da şirketlerin boykot edildikleri ya da tacize uğradıkları gerekçesiyle istemeyerek de olsa bazı çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kaldıklarını biliyoruz. Bazı durumlarda fiziksel saldırıya uğrayanlar olduğunu gösteren kanıtlar da var” diyor.

Anayasa Mahkemesi'nin 2010 yılında aldığı Citizens United olarak bilinen ve kar amacı gütmeyen kuruluşların siyasete harcadığı para miktarı önündeki kısıtlamayı kaldıran karar, şeffaflık yanlılarıyla mahremiyeti savunanları ikiye böldü.

Ancak her iki cephe de Amerikan paravan şirketleri ya da diğer yasadışı yollarla siyasi sisteme para akıtan yabancı ülke vatandaşlarının üzerine gidilmesi gerektiği konusunda görüşbirliği içinde.

XS
SM
MD
LG