Erişilebilirlik

11 Ocak Amerikan Basınından Özetler


New York Times, Cumhuriyetçi Parti'nin Başkan Trump'ın daha önce verdiği yumuşama sinyallerinin tam tersine göçmenlik konusunda oldukça katı bir tavır takındığını yazıyor. Gazete, Temsilciler Meclisi Adalet ve İç Güvenlik komisyonları tarafından hazırlanan önerinin kaçak göçün üzerine daha sert bir şekilde gidilmesini, Amerika'ya yasal yollardan göç edenlerin sayısınınsa kısıtlanmasını öngördüğünü bildiriyor. Habere göre iki komisyonun hazırladığı bu öneri, Başkan Trump'ın Beyaz Saray'da göçmenlik konusunda yaptığı ve partilerüstü göçmenlik anlaşmasının koşullarını ortaya koyduğu toplantıdan bir gün sonra sunuldu. Trump'ın Salı günkü toplantıda gündeme getirdiği partilerüstü anlaşma, dört ana alanda müzakereler yürütülmesini öngörüyordu. Bu alanlar ”Hayalperestler” olarak adlandırılan, Amerika'ya çocuk yaşta kaçak olarak getirilenlerin sınır dışı uygulamasından muaf tutulması, aile ilişkileri temeline dayanan yasal göçmenliğin kısıtlanması, yeşil kart çekilişinin kaldırılması ve sınır güvenliğinin arttırılmasıydı. Ancak Temsilciler Meclisi'nin önerisinin çok daha kapsamlı olduğu göze çarpıyor. Bu öneriye göre işverenler, sadece Amerika'da ikamet etme ve çalışma izni olan yasal göçmenleri istihdam edebilecek, kaçakları koruma altına alan kentlerin aldığı federal yardım kesilecek, sınırda Amerika'ya kaçak giriş yapmaya çalışan 18 yaş altındaki gençler, aileleriyle birlikte gözaltına alınacak ve sınır dışı edilmelerine rağmen kaçak olarak Amerika'ya yeniden giriş yapmaya çalışanlara verilecek cezalar arttırılacak.

New York Times bugün ayrıca Başkan Trump'ın Rusya soruşturması kapsamında özel savcı Robert Mueller ve ekibi tarafından sorgulanmaya karşı çıkacağının sinyallerini verdiğini bildiriyor. Gazete, oysa Trump'ın geçen Temmuz ayında yeminli olarak Mueller'la görüşme konusunda ”yüzde yüz istekli” olduğunu söylediğini hatırlatıyor. Habere göre Trump, dün Norveç Başbakanı Erna Solberg'le ortak düzenlediği basın toplantısında kendisine yöneltilen ”Mueller'la görüşecek misiniz?” sorusuna, ”Avukatlarla konuşacağım, ne olacağını göreceğiz” şeklinde yanıt verdiğini kaydediyor. Öte yandan gazete, Demokrat Partili senatörlerin Rusya'nın seçimlere müdahalesiyle ilgili olarak dün çıkardığı raporun ayrıntılarına yer veriyor. Rapor, 2016 başkanlık seçimlerine yapılan müdahalenin, Rusya'nın yaklaşık 20 yıldır başka ülkelerin iç işlerine yönelik müdahaleleriyle aynı çizgiyi izlediğini bildiriyor ve ”Amerikan tarihinde daha önce hiçbir başkan, ulusal güvenliğe yönelik bir tehdidi bu kadar açık bir şekilde görmezden gelmemişti” ifadesine yer veriyor. Demokrat Parti'nin raporu, Kremlin'in 19 ülkede yürüttüğü faaliyetleri mercek altına alıyor. Rapor, Putin'in başka ülkelerde yürüttüğü dezenformasyon kampanyalarının, aşırı sağcı siyasi emellere verilen mali desteğin ve enerji arzı manipülasyonlarının, Rusya'nın aynısını Amerika'da da yapabileceği konusunda Amerikalı yetkilileri alarma geçirmesi gerektiğini yazıyor.

Washington Post ise ana sayfada California eyaletinin güneyinde 17 kişinin ölümüne yol açan sel ve toprak kayması felaketiyle ilgili habere yer ayırmış. Gazete, felaketin en çok California'nın güneyindeki en nezih semtlerden bazılarının bulunduğu Montecito kentini etkilediğini bildiriyor. Habere göre kısa süre önce eyalet tarihinin en büyük yangınını geçiren bölge, aşırı yağışlar nedeniyle bu sefer de toprak kayması yüzünden geniş çaplı can ve mal kaybına uğradı. Yamaçlık bölgedeki toprağı tutan ağaçların büyük yangında kül olması, sel ve çamur baskınına yol açtı. Milyonlarca dolarlık konutlar, çamur baskını altında kaldı. Los Angeles'a uzanan ana karayolu, bir metre derinliğinde çamura gömülerek ulaşıma kapandı. Ancak bölge halkının yaşadığı trajedi, maddi zararın çok ötesinde. Bazı ailelerin tamamı, çamurda sürüklenerek yok oldu. Anne babalarını yitiren çocuklarsa hastanelerde yaşam savaşı veriyor. Yetkililer, şu anda kayıp sayısının 13 olduğunu bildiriyor. Tahliye edilen ve aylar boyunca evlerine dönemeyecek olan binlerce kişi, kiliselere sığındı. Binlerce haneye ise elektrik verilemiyor. Toprak kayması, yüz evi yerle bir etti. 300 ev ise çok büyük hasar gördü. Yetkililer, bin 500 konutun hala çamura batma tehlike altında olduğunu bildiriyor.

Washington Post bugün ayrıca Suudi Arabistan'da kültür ve sanatın durumuyla ilgili ayrıntılı bir değerlendirmeye de yer veriyor. Gazete, 32 yaşındaki veliaht prens Muhammed Bin Selman'ın bazı sosyal kısıtlamaları gevşetmesinin, sadece yurtdışına gidebilenlerin müzik, sinema ve eğlencenin tadına varabildiği ülkede özellikle gençler arasında heyecan yarattığını bildiriyor. Ancak Suudi Arabistan'daki kültür ve sanat açılımı, bazı soru ve kaygıları da beraberinde getiriyor. Örneğin sıkı dini kurallarla yönetilen, ifade özgürlüğüne sıcak bakılmayan bir ülkede nasıl bir kültür ortamı oluşabilir şeklindeki soru, yanıt arıyor. Suudi Arabistan'da yıllardır varolmaya çalışan, ağır bürokratik engellere ve katı sosyal sınırlara rağmen Suudi sanatını uluslararası arenada tanıtmaya çalışan bağımsız sanatçıların rolünün ne olacağı da tartışılıyor. Suudi hükümeti, bağımsız küratörleri, sinema yönetmenlerini ya da müzisyenleri destekler mi? Yoksa sanat, sadece hükümetin hoşuna giden birkaç imtiyazlı sanatçının tekeline mi girer? Gazete, bu gibi soruların yanıt beklediğinin altını çiziyor.

XS
SM
MD
LG