Erişilebilirlik

27 Aralık Amerikan Basınından Özetler


New York Times, Amerika İç Güvenlik Bakanlığı'nın yabancı ülkelerdeki faaliyetleriyle ilgili bir habere yer veriyor. Bakanlığa bağlı Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi'nin 70 ülkede faaliyet gösterdiğini yazan gazete, bu faaliyetlerin uyuşturucu kaçakçılığının odağında yer alan Ekvator gibi sınırlı kaynakları olan ülkelerde memnunlukla karşılandığını, ancak Avrupa'da büyük tepki çektiğini bildiriyor. Habere göre Gümrük ve Sınır Güvenliği Dairesi'ne bağlı Amerikalı sivil polisler, Avrupa ülkeleri dahil yabancı ülkelerdeki havalimanlarında Amerika'ya gidecek uçaklara binmeye hazırlanan yolcuları sorguya çekiyor. Amerikalı polisler, kimi yabancı yolcuların uçaklara bindirilmemeleri konusunda tavsiyelerde bulunabiliyor. Resmi raporlara göre Amerikalı gümrük polisleri 2015 yılında terör örgütleriyle bağlantısı bulunan 8 bin 100 yabancının Amerika'ya seyahat etmesini önledi. Ancak Almanya'da bazı siyasetçiler, Amerika'nın göçmenlik uygulamalarını kendi sınırları dışına, Avrupa'ya taşıdığı gerekçesiyle uygulamaya son verilmesini istiyor. Gazete, 400'den fazla Amerikalı sivil gümrük polisinin görev yaptığı Kanada'daysa halkın bu uygulamayı protesto etmek için Ağustos ayında Başbakan Justin Trudeau'nun makamını telefon, mektup ve elektronik posta yağmuruna tuttuğunu yazıyor. Haberin bir başka boyutuysa bu uygulamanın maliyetiyle ilgili. Amerikalı polislerin yabancı ülkelerde göreve gönderilmesinin maliyeti, Amerika içinde görev yapanlardan dört kat daha fazla. Öte yandan İç Güvenlik Bakanlığı'nın Amerika içindeki liman, sınır kapısı ve havaalanlarında görevlendirilmek üzere 15 bin yeni polis memurunu işe alacağı bildiriliyor.

Washington Post ise 2017'yi Kuzey Kore lideri Kim Jong Un açısından değerlendirdiği bir habere yer ayırmış. Gazete, Kuzey Kore liderinin 2017'nin başında yaptığı konuşmada kıtalararası balistik füze denemelerinin son aşamasına geldiğini söylediğini hatırlatıyor ve Kim Jong Un'un 2017'yi beklenenden çok daha fazla gelişmeyle kapatacağını kaydediyor. Habere göre Kuzey Kore 2017'nin sonuna yaklaştığımız şu günlerde Washington'a bile erişebilecek 12 bin 800 kilometre menzilli bir füzeye ve Amerika'nın Hiroşima'ya attığı bombadan 17 kat daha büyük bir hidrojen bombasına sahip. Gazete, kendisine rakip olabilecek üvey kardeşini öldürten, siyasi rakiplerini saf dışı bırakan Kim Jong Un'un kendisiyle ”Küçük Roket Adam” şeklinde alay eden Başkan Trump'a rağmen tüm dünyanın dikkatini üzerinde toplamayı başardığını ve 2017'de istediklerini elde ettiğini kaydediyor. Kim Jong Un, Kuzey Kore açısından bakıldığında Trump'la boy ölçüşebilen genç bir lider olarak görülüyor. Gazeteye göre acımasız bir lider olan Kim'in önceliği, Kuzey Kore rejimini ayakta tutabilmek. Rakiplerini ya da kendisiyle aynı çizgide olmayanları ortadan kaldırmak ve Amerika'yı nükleer silahlarla tehdit etmek, bu amacı elde etmede kilit önem taşıyor. Kim'in Pazartesi günü

yapacağı 2018 konuşması ise yeni yıl için içereceği ipuçları nedeniyle merakla bekleniyor.

Washington Post bugün ayrıca Amerika'nın mülteci programına getirdiği kısıtlamaların yol açtığı sorunlarla ilgili bir habere yer veriyor. Gazete, Kenya'daki Dadaab mülteci kampında yaşayan Somalili bir ailenin böbrek kanseri kızlarının durumunu mercek altına alıyor. Habere göre tıbbi tedavi amacıyla Amerika'ya yerleştirilmek için başvuruda bulunan 5 yaşındaki Nimo Salan ve ailesinin başvurusu, hala işlemden geçmiş değil. Uzmanlar, bir böbreğini kaybeden ve aslında gerekli radyasyon tedavisiyle sağlığına kavuşabilecek olan kız çocuğunun müdahale olmadan birkaç ay içinde yaşamını yitirebileceği uyarısında bulunuyor. Gazete, Beyaz Saray'ın mülteci kısıtlaması politikasının etkilerinin Dışişleri Bakanlığı'nın yayınladığı raporda açıkça görüldüğünü kaydediyor. Rapora göre Amerikan Hükümeti, Ekim 2017-Ekim 2018 arası için Amerika'ya yerleştirilecek mülteci sayısını 45 bin olarak belirlemişti. Ancak Ekim ve Aralık ayları arasında Amerika'ya yalnızca 3 bin 553 mülteci kabul edildi. Gazete, eğer bu hızla devam edilirse son mali yılda Amerika'nın sadece 17 bin mülteci alacağını, bunun da 45 bin olan kotanın çok altında olduğunu bildiriyor. Bu rakam, 1980 yılından bu yana Amerika'nın kabul ettiği en düşük mülteci sayısı olarak kayıtlara geçecek.

Miami Herald ise yıl sonuna doğru Latin Amerika'yla ilgili bir değerlendirmeye yer veriyor. Gazete, ”Güle Güle Venezuela, Hoşgeldin Rusya-Putin Küba'yı Kurtarabilir mi?” Başlıklı değerlendirmesinde Venezuela'daki siyasi ve ekonomik krizin, Küba'nınsa yabancı yatırımlara olan ihtiyacının Rusya'ya Latin Amerika kapısını açtığını yazıyor. Habere göre Rus devlet petrol firması Rosneft'in başkanı İgor Seçin'in 16 Aralık'ta Küba lideri Raul Castro'yla yaptığı görüşmeden, Küba-Venezuela ortak girişimi olan bir petrol rafinerisinin Venezuela'ya ait hisselerinin Rosneft'e devredilmesi sonucu çıkacak. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülkesindeki iki doğalgaz arama ihalesini Rosneft'e vermesi de Rusya'nın Latin Amerika'daki nüfuz alanını genişletmesi yönünde yaşanan bir başka gelişme. Gazete, Rusya'nın Latin Amerika'daki hamlelerinin Soğuk Savaş dönemini hatırlatan siyasi manevralar olduğu görüşünde. Trump Yönetimi'nin Castro hükümetine ekonomik baskı uygulamasıyla Amerikan firmalarının Küba'da faaliyet göstermesi zorlaşmış durumda. Bu da başta Rusya olmak üzere başka ülkelerin doğan boşluğu kapatmasına yol açıyor. Öte yandan kimi uzmanlar, Rusya'nın iflasın eşiğindeki Küba ve Venezuela ekonomilerini ayağa kaldırma çabalarının Amerika için ”kötü bir haber” olmayacağını söylüyor.

XS
SM
MD
LG