Erişilebilirlik

7 Kasım Amerikan Basınından Özetler


Amerikan basını, Texas’taki Sutherland Springs kasabasında bir kilisede pazar ayini sırasında düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili ayrıntıları aktarmayı sürdürüyor.

Washington Post, kilise saldırısını düzenleyen 26 yaşındaki Devin Kelley’nin şiddet dolu geçmişini mercek altına alıyor. Habere göre Kelley, New Mexico eyaletindeki Holloman Hava Üssü’nde görevli bulunduğu sırada aile içi şiddet nedeniyle bir yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 2014’te önce rütbesi düşürüldü, sonra ordudan atıldı. Gazete, Hava Kuvvetleri’nin Kelley’nin aile içi şiddet siciliyle ilgili ayrıntıları Ulusal Kriminal Veri Merkezi’nin veri tabanına girmediği için saldırganın ateşli silah satın alabildiğini bildiriyor. Oysa Savunma Bakanlığı’nın getirdiği kurallara göre şiddet içerikli suçların veri tabanına girilmesi ve FBI’a bildirilmesi gerekiyor. Demokrat Partili Temsilciler Meclisi Üyesi Kirsten Gillibrand, konuya ilişkin olarak, “Bu anlamsız saldırı, sadece birkaç formun zamanında doldurulmasıyla önlenebilirdi. Bunu bilmek insanı daha da yıkıyor” dedi. Silah perakendecisi Academy Sport ise Devin Kelley’nin geçen yıl ve bu yıl federal güvenlik taramasından geçerek iki silah satın aldığını doğruladı.

Los Angeles Times da Texas’ta 26 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyla ilgili haberlere ana sayfasında yer ayırmaya devam ediyor. Gazete, silah kontrolu tartışmasını “silahlı kötülere karşı silahlı iyiler” açısından ele alıyor. Habere göre Hava Kuvvetleri’nin yaptığı bürokratik bir hata yüzünden 5,56 milimetrelik Ruger yarı otomatik tüfek satın almayı başaran saldırgan Devin Kelley, kiliseyi bastığı sırada kurşungeçirmez yelek ve üzerinde kafatası figürü olan bir maske de giyiyordu. Kasaba sakini Stephen Willeford, evinin yanındaki kiliseden gelen silah seslerini duyar duymaz dışarı fırladı. Geçmişte Ulusal Silah Birliği bünyesinde atış eğitmenliği yapan Willeford, yanına AR-15 tüfeğini de aldı. Gazeteye göre sonra olanlarsa silahlanmış, ‘iyi niyetli’ vatandaşlardan oluşan bir toplumdan yana olanların duymak isteyeceği türden, çünkü Kelley’e iki el ateş eden Willeford, saldırganı bacağından ve gövdesinden vurmayı başardı. Silahını bırakan saldırgan, aracına binip kaçtı. Silahlı vatandaş, saldırganın 26 kişiyi öldürmesine, 20 kişiyi de yaralamasına engel olamadı belki ama yaşananlar, Ulusal Silah Birliği’nin “kötüleri durdurmanın en iyi yolu iyileri silahlandırmaktır” sloganını hayata geçirir nitelikte. Gazeteye göre saldırgan Devin Kelley ise silahlara kolay erişimi lanetleyen liberal cepheyi temsil ediyor. Silah kontrolunden yana olanlar, “aile içi şiddet geçmişi olan ve işlediği suçlardan ötürü askeri mahkemede yargılanan biri nasıl silah sahibi olabilir?” sorusuna yanıt arıyor. Ancak gazete, silah kontrolu tartışmalarının, dini inançları güçlü, çoğu silah sahibi Sutherland Springs kasabası sakinlerinin aklındaki son mesele olduğu yorumunda bulunuyor.

Los Angeles Times bugün ayrıca Başkan Trump’ın Uzakdoğu ziyaretleriyle ilgili ayrıntılara da yer veriyor. Gazete, Rusya soruşturması, düşük kamuoyu desteği ve Kongre’de aldığı mağlubiyetlerle Amerika’da siyasi açıdan zor güçler geçiren Trump’ın Uzakdoğulu liderler tarafından adeta pohpohlanarak karşılandığını yazıyor. Gazetenin görüşlerine yer verdiği Brookings Enstitüsü Uzakdoğu uzmanı Jonathan Pollack’a göre Uzakdoğulu liderler, Amerika’nın ve Amerikan başkanlık makamının gücünün birçok açıdan zayıfladığı bir dönemde gerek kendileri gerekse ülkelerini yeniden konumlandırma arayışına giriyor. Trump’ın 12 günlük Uzakdoğu turu, 1990’ların başında zamanın başkanı George H.W. Bush’un gerçekleştirdiği ziyaretlerden sonra bir Amerikan başkanının yaptığı en uzun Uzakdoğu ziyareti olma özelliği taşıyor. Trump, Japonya’dan sonra Güney Kore, Çin, Vietnam ve Filipinler’de sürdüreceği temasları sırasında başta Kuzey Kore’nin nükleer güç tehdidinin yanı sıra bölgedeki ticari ilişkilerin Amerika açısından yarattığı dengesizlikleri ele alacak.

XS
SM
MD
LG