Erişilebilirlik

31 Mayıs Amerikan Basınından Özetler


31 Mayıs Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:35 0:00

New York Times, Amerikan Merkezi Bankası FED'in, 2008 mali krizinden sonra büyük finans kuruluşlarının risk almasını engellemek amacıyla Kongre'den geçirilen Dodd-Frank Yasası'nın önemli parçalarından biri olan Volcker Kuralı'nın gevşetilmek amacıyla gözden geçireceğini yazıyor. Gazete, beş federal hükümet kurumunun üç yılda hazırladığı kuralın Wall Street tarafından aşırı müdahaleci olarak tanımlandığını ve mali piyasaların işleyişine zarar verdiği gerekçesiyle eleştirildiğini hatırlatıyor. Habere göre Başkan Trump'ın kısıtlamaları kaldırma taraftarı olmasından ve Washington'daki siyasi iklimin değişmesinden güç alan büyük bankalar, hedge fonlarının kullanılmasının sınırlandırılması gibi, krizden sonra getirilen uygulamaların kaldırılması için uzun süredir baskı yapıyordu. Ancak Amerikan Merkez Bankası'nın eski başkanlarından Paul Volcker'ın ısrarı üzerine getirilen uygulama, yetkililere göre tamamen kaldırılmayacak. Bunun yerine bazı kurallar sadeleştirilecek ve finans kuruluşlarının müşterilerini risk altına sokacak yatırım işlemleri yapması engellenmeye devam edecek.

New York Times bugün ayrıca Başkan Trump'ın, televizyon yıldızı Roseanne Barr'ın Twitter'da yaptığı ırkçı paylaşımdan sonra rol aldığı dizinin ABC Televizyonu tarafından yayından kaldırılmasına verdiği tepkileri mercek altına alıyor. Gazete, Trump'ın Roseanne Barr'ın ırkçı söylemlerini kınamak yerine, ABD Televizyonu'nun sahibi Disney şirketinin başkanı Robert Iger'ın, ırkçı tweet'in hedefindeki Valerie Jarrett'tan özür dilemesini hedef aldığını yazıyor. Trump, medyanın kendisine sürekli saldırdığını iddia ederek ”Peki nerede benim özrüm?” şeklinde bir tweet paylaştı ve medyanın çifte standart uyguladığını savundu. Habere göre Trump'ın, eski Başkan Obama'nın danışmanlarından Valerie Jarrett'in maruz kaldığı ırkçı muamele karşısında ülkeyi birleştirici ve ahlaki üstünlüğü savunucu bir mesaj vermesi yerine meselenin odağını kendisine çevirme çabası, şaşırtıcı değil. Trump'ın geçen yaz Virginia eyaletinin Charlottesville kentindeki ırkçı eylemler karşısında beyazların üstünlüğünü savunanlar arasında da “iyi insanların” olduğu konusunda ısrar etmesi, gazeteye göre bunun en açık örneği.

Wall Street Journal ise Rus gazeteci Arkady Babchenko'nun Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki evinin önünde vurularak öldürüldüğü haberlerinden bir gün sonra bir basın toplantısında ortaya çıkarak herkesi şaşkınlığa uğratmasının yankılarını aktarıyor. Gazete, 41 yaşındaki Babchenko'nun kan gölü içindeki cansız bedenini gösteren fotoğrafların sosyal medya ve Ukrayna'daki internet sitelerinde yayıldığını, yabancı hükümetlerin kınama mesajları gönderdiğini, Rusya ve Ukrayna'nınsa birbirine karşı suçlamalar yönelttiğini yazıyor. Ancak ölüm haberinden bir gün sonra ortaya çıkan Kremlin karşıtı gazeteci, olayın, Ukraynalı yetkililer tarafından, kendisine saldırı düzenleme hazırlığı içinde olduğu sanılanların yakalanması için planlanmış bir oyun olduğunu anlattı. Babchenko'ya göre Ukrayna İstihbarat Teşkilatı SBU yetkilileri, bir ay önce kendisiyle temas kurarak ölüm tehditleri olduğunu ve bu tehditleri yapanları yakalamak için bir operasyon düzenlemek istediklerini bildirdi. Gazete, Babchenko'nun başrolünü oynadığı bu oyunun, Rusya ve Ukrayna arasında 2014'ten bu yana devam eden çekişmenin son perdesi olduğu yorumunda bulunuyor. Batılı ülkeler ve Ukrayna, uzun zamandır Rusya'yı gerek ülke içinde gerekse dışında Kremlin karşıtlarını öldürerek susturmaya çalışmakla suçluyor. Muhalif lider Boris Nemtsov'un 2015'te Kremlin yakınlarında bir köprüde vurularak, eski istihbarat ajanı Aleksandr Litvinenko'nunsa 2006'da Londra'da radyoaktif bir izotopla zehirlenerek öldürülmeleri, Batılı ülkelere göre Rusya'nın eylemlerinin en açık örnekleri. Rusya ise Kremlin'i karalama kampanyası olarak nitelendirdiği bu iddiaları reddediyor.

Washington Post ise İtalya'daki siyasi krizin Avrupa Birliği içindeki yansımalarıyla ilgili haberi ana sayfasına taşımış. Gazete, Avrupalı liderlerin, iki yıl önceki Brexit referandumundan sonra Avrupa Birliği'nin geleceğine ilişkin kaygılardan sıyrıldıklarını sandıkları bir anda, bu sefer İtalya'daki çalkantıların ortaya çıktığını yazıyor. Habere göre Avrupa Birliği'nin varlık nedeni bir kez daha sorguya açıldı. İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'nın genel seçimlerin yapıldığı Mart ayından bu yana koalisyon kurmaya çalışan iki popülist partinin önünü kesmesi, seçimlerin yenilenmesi olasılığını gündeme getirdi. Ancak Avrupalı liderler, seçimlerin tekrarlanması halinde öfkeli İtalyan seçmenlerin popülist partilere çok daha büyük oranda oy yağdırmasından korkuyor. Örneğin kamuoyu yoklamalarına göre Mart'taki seçimde oyların yüzde 17'sini alan popülist Lig Oluşumu, seçimden sonraki aylarda kamuoyundan aldığı desteği daha da yükselterek oy oranını yüzde 28'e çıkardı.

XS
SM
MD
LG