Erişilebilirlik

30 Nisan Amerikan Basınından Özetler


30 Nisan Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:10 0:00

New York Times, Orta Amerika'dan Meksika'ya uzanan ve oradan da Amerika'ya ilerleyen bir grup göçmenin uzun ve son derece zorlu bir yolculuktan sonra Meksika-Amerika sınırındaki Tijuana kentine ulaştığını bildiriyor. Gazete, Mart ayında Meksika-Guatemala sınırından bin 200 göçmenle başlayan ve azalarak şu anda 150 göçmene düşen grubun amacının Amerika'da sığınma başvurusunda bulunmak olduğunu yazıyor. Ancak göçmenlik yetkilileri dün yaptıkları açıklamada sığınma başvurularının işleme konamayacağını ve sığınmacıların geceyi sınırın Meksika tarafında geçirmek zorunda olduklarını bildirdi. Göçmenler aslında son yıllarda insan kaçakçılarından, tecavüzcülerden ve gaspçılardan korunmak ve içinde bulundukları kötü koşullara dikkat çekmek amacıyla Paskalya kutlamaları döneminde büyük gruplar halinde kuzeye ilerliyor. Ancak Başkan Trump’ın göçmenlikle ilgili tartışmalı görüşleri ve Meksika-Amerika sınırına duvar örme konusundaki ısrarı, Trump'ın ”Amerika'ya yönelik tehdit” olarak tanımladığı bu yılki göçmen grubunu Amerikan hükümetiyle karşı karşıya getiriyor. Amerika'ya sığınma başvurusunda bulunabilmek için sığınmacıların ırk, din, siyasi görüş gibi nedenlerle zulüm altında kaldıklarını kanıtlamaları gerekiyor. Amerikan göçmenlik yetkilileri, yeterli kanıt sunduklarına inandıkları sığınmacıları göçmenlik mahkemesine sevk ediyor. Ancak Tijuana girişindeki Sınır Koruma ve Gümrük yetkilileri, şu anda tüm sığınmacı kapasitesinin dolduğunu ve daha fazla başvuru için işlem yapılmayacağını bildirdi.

New York Times bugün ayrıca Kuzey Kore'yle ilişkilerde son günlerde baş döndürücü hızla yaşanan diplomatik gelişmeleri aktarmaya devam ediyor. Habere göre Kuzey ve Güney Kore liderlerinin geçtiğimiz hafta yaptıkları tarihi görüşmeden çıkan sonuçlardan biri, Kore Savaşı'nı resmen sona erdirmesi durumunda Kuzey Kore'nin Amerika'ya nükleer silahsızlanma taahhüdü vermesi. Buna göre daha kısa süre öncesine kadar Amerika ve komşularına tehditler yağdıran ancak son zamanlarda dostane ve samimi tavırlar sergilemeye başlayan Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un tek şartı, Amerika'nın Kuzey Kore'yi işgal etmeyeceğine dair garanti vermesi. Hatta Kim, Güney Kore ve Amerika'dan uzman ve gazetecileri önümüzdeki ay Kuzey Kore'deki tek yeraltı nükleer deneme tesisinin kapatılmasını bizzat izlemeleri için davet edebileceğini kaydetti. Öte yandan Trump Yönetimi, Kuzey Kore'nin nükleer programının ortadan kaldırılmasına yönelik iki yıllık bir plan hazırlanabileceği sinyalleri veriyor. Ancak Washington, öncelikle Kim'in taahhütlerinin boş vaatler mi yoksa somut adımlar mı olduğunu anlamak gerektiği görüşünde. Kimileri, Kuzey Kore'nin nükleer silahsızlanmayla ilgili olarak geçmişte de ekonomik yaptırımları kaldırtmak için benzer taahhütlerde bulunduğunu, ancak daha sonra sözünden caydığını hatırlatıyor. Örneğin Kuzey Kore'ye şüpheyle bakan yetkililerden biri olan Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, haftasonunda çıktığı bir televizyon programında, ”Kuzey Kore'den bu lafları daha önce de duyduk, somut ilerleme görmek istiyoruz. Bu ülkenin propaganda makinasının yazacağı senaryoların kaynağı bitmek tükenmek bilmez” şeklinde konuştu.

Washington Post gazetesiyse Amerika'ya ulaşan göçmen grubu ve Kuzey Kore'nin nükleer silahsızlanma ve Güney Kore ve Amerika'yla barış yapma emelleriyle ilgili haberlerin yanı sıra Başkan Trump'ın kabine üyelerini seçiş tarzına ilişkin bir habere yer veriyor. Gazete, Trump'ın Eski Muharipler Bakanı olarak aday gösterdiği Beyaz Saray Baş Hekimi Ronny Jackson'un tartışmalı günlerden sonra adaylığını geri çekmesiyle sonuçlanan sürecin perde arkasına bakıyor. Değerlendirmeye göre Trump, sadece kendi kabinesinde değil, birçok hükümet kurumunda üst düzey kadroları doldururken de adaylarda sadece sadakat kriteri arıyor. Gazete, Trump'ın ekiplerini kurmaya çalışan birçok bakanının da işine karıştığını yazıyor ve bunun en çarpıcı örneklerinden birinin Adalet Bakanlığı'nda yaşandığını bildiriyor. Habere göre Adalet Bakanı Jeff Sessions'ın bakanlık sözcüsü olarak seçtiği Sarah Flores, 2016 seçim kampanyaları sırasında Trump'a bazı eleştiriler yönelttiği için Beyaz Saray engeline takıldı. Bunun üzerine Flores, Oval Ofis'e giderek Trump'a olan bağlılığını dile getirdi. Gazete, ilk kez ortaya çıkardığı bu gelişmenin Trump'ın üst düzey yetkili seçimine yaklaşımının çarpıklığını ortaya koyduğu yorumunda bulunuyor. Kadroları dolduran birçok yetkili, geldikleri makamlarda başarı sağlayabilecek yeterli beceri ve deneyimleri olduğuna bakılmaksızın, sadece Trump'a olan bağlılıklarına göre değerlendiriliyor. Gazetenin görüş aldığı uzmanlardan biri olan ve George W. Bush döneminde Beyaz Saray'da etik meselelerden sorumlu avukat olarak görev yapan Richard Painter'a göre Trump, yaptığı seçimlerde etik ve ahlaki değerleri ve çıkar çatışmalarını önemsemiyor, hatta ”Önemsemek zorunda değilim” şeklinde bir tavır takınıyor.

XS
SM
MD
LG