Erişilebilirlik

9 Nisan Amerikan Basınından Özetler


9 Nisan Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:48 0:00

Amerikan basını, Suriye rejiminin Şam yakınlarında isyancıların kontrolunda bulunan Duma'ya kimyasal saldırı düzenlediği iddialarına geniş yer ayırıyor.

New York Times, Suriye güçlerinin, Başkan Trump'ın Suriye'deki Amerikan askerlerini çekmek istediğini söylemesinin üzerinden daha birkaç gün geçtikten sonra Şam'ın banliyölerinden birine, yardım çalışanlarına göre zehirli gazla saldırıda bulunduğunu yazıyor. Gazete, kimyasal saldırının, Trump'ın Suriye'den çıkma planlarını değiştirebileceği yorumunda bulunuyor. Habere göre Trump'ın saldırı haberi üzerine Twitter'dan paylaştığı mesajında Esat'ın bunun bedelini ağır ödeyeceği şeklindeki ifadesi, Amerika'nın Suriye'de işinin henüz bitmediği şeklinde algılanabilir. Trump'ın iç güvenlik danışmanı Thomas Bossert, Beyaz Saray ulusal güvenlik ekibinin Suriye'ye verilecek yanıt üzerinde görüşmeler yaptığını söyledi ve olası bir füze saldırısını da seçenek dışı bırakmadı. Duma'daki kimyasal saldırıyla ilgili haberler, Trump'ın Suriye'de düştüğü ikilemi daha da derinleştiriyor. Gazeteye göre Trump bir yandan ”Önce Amerika” ilkesi çerçevesinde Suriye'deki Amerikan askerlerini bir an önce çekmek istiyor. Ancak Trump'ın diğer yandan Esat gibi bazı kötü niyetli kişileri cezasız bırakmamak gibi bir arzusu da var. Oysa Suriye'den çekilmek, sözünü tutmadığı eleştirilerine maruz kalabilecek Trump'ı, gerek uluslararası arenada gerekse iç politikada zor duruma düşürebilir. Amerika'nın Ortadoğu'daki müttefikleri İsrail, Suudi Arabistan ve Suriye'deki ortakları, olası çekilme planını endişeyle karşılıyor. Bu ülkeler, Suriye'yi Ortadoğu'daki stratejik tutunma noktası olarak gören Rusya'yı ve İsrail'e karşı Suriye'de askeri bir altyapı kurma çabasına giren İran'ı zapt etmek için Amerika'ya ihtiyaç olduğu görüşünde.

New York Times bugün ayrıca Amerikan iç siyasetiyle ilgili bir habere yer veriyor. Gazete, Trump'ın görevden alınması için gereken azil sürecinin başlatılıp başlatılmamasıyla ilgili tartışmaların 2018 Kongre ara seçimlerinden önce Cumhuriyetçi Parti'nin işine yarayabileceğini öngörüyor. Habere göre Cumhuriyetçiler, Kasım'da Demokrat Partili seçmenlerin oluşturacağı dalganın önünü kesmek ya da kayıpları en aza indirgemek için muhafazakar seçmenleri harekete geçirmeye hazırlanıyor. Cumhuriyetçiler bunun için Demokratlar'ın, Kasım seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nde kontrolu sağlar sağlamaz Trump'ı görevden almak için gereken süreci başlatacak düğmeye basacakları iddiasında bulunuyor. Gazeteye göre geçen yıl sağcı kesimde Amerika'da darbe yapılacağı şeklinde marjinal bir uyarı olarak başlayan bu taktik, Cumhuriyetçiler'in 2018 ara seçimlerinde kullanacağı ana mesaja dönüşmek üzere. Cumhuriyetçiler, Trump'ın görevden alınması gibi bir tehlikenin muhafazakar seçmenlerin Kasım'da sandık başına koşmalarını sağlayacağı hesabı yapıyor. Demokratlarsa Cumhuriyetçiler'in bu taktiğine nasıl yanıt verecekleri konusunda ikilem yaşıyor. Kimi Demokrat liderler bunu Kasım'da kendilerine büyük darbe indirecek bir tuzak olarak görürken diğerleri, Trump'ı görevden alma fikrini, kendi seçmen tabanlarını canlandırmak için bir fırsat olarak görüyor.

Wall Street Journal ise Suriye'deki kimyasal saldırı haberinin yanı sıra bu hafta Senato ve Temsilciler Meclisi komisyonları önünde iki gün boyunca ifade verecek olan Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'ü nelerin beklediğini masaya yatırmış. Gazete, sosyal medya devi Facebook'un CEO'sunun, Washington'daki siyasetçileri, şirketinin kişisel gizliliği ciddiye aldığı konusunda ikna etmeye çalışmak gibi son derece zorlu bir görev yüklendiğini yazıyor. Habere göre Zuckerberg'ün Kongre'deki oturumda karşı karşıya kalacağı eleştiriler, bir şirket CEO'sunun son on yılda Kongre'de maruz kaldığı en sert yüzleşme olabilir. İçeriği önceden belirlenen konuşmalar dışında kamuoyunun gözü önüne nadiren çıkan ve şirketi eleştiri oklarının hedefi haline geldiğinde hemen savunmaya geçmesiyle bilinen Zuckerberg için Kongre oturumunun büyük bir sınav haline geleceğine şüphe yok. Zuckerberg, sürekli medyanın odağı olmasına rağmen şirketle ilgili açıklamaları yapma işini genellikle Facebook'un günlük işleyişinden sorumlu COO'su Sheryl Sandberg üstleniyor. Ancak gazeteye göre Zuckerberg, Kongre'de ifade vermekten kaçamayacağını anladıktan sonra hemen oturuma hazırlanmaya ve uzmanlık alanı veri güvenliği, siber güvenlik ve mahremiyet hukuku olan WilmerHale hukuk firmasından bir ekiple çalışmaya başladı. Zuckerberg'ün Facebook'un işleyişine ve felsefesine dair derinlemesine bilgi sahibi olmayanlarla şimdiye kadar karşı karşıya gelmek gibi bir zorunluluğu olmadığını hatırlatan gazete, Washington'un Kongre'deki oturumları merakla beklediğini kaydediyor.

Washington Post ise Kuzey Kore'nin olası nükleer silahsızlanma konusunda Amerika'yla müzakere masasına oturma konusundaki istekliliğini Trump Yönetimi'ne doğrudan ilettiğini bildiriyor. Gazete, Pyongyang'dan gelen bu mesajın Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un Başkan Trump'la bir araya gelme sözü verdiğinin ilk garantisi olduğunu yazıyor. Ancak Amerikalı yetkililer Kuzey Kore'nin müzakerelerde nasıl bir tavır takınacakları konusunda ayrıntı vermemiş olmalarının da dikkat edilmesi gereken bir husus olduğunu söylüyor. Bu uyarının nedeni, Kuzey Kore'nin eski Başkan George W Bush dönemindeki anlaşmaları ihlal etmiş olması. Dış politika uzmanlarına göreyse Kim rejimi, nükleer silahsızlanma kavramına Amerika'dan çok daha farklı bakıyor. Buna göre Kuzey Kore'nin en büyük beklentisi, Amerika'nın Kore Yarımadası'ndaki askerlerini çekmesi ve Güney Kore ve Japonya'yı kendi nükleer silahlarının koruması kapsamından çıkarması. Bu da Kuzey Kore'nin gözünde kendilerinin değil, Amerika'nın teşkil ettiği tehdidin ortadan kaldırılması anlamına geliyor. Öte yandan gazete, Beyaz Saray'ın Trump-Kim görüşmesinin nerede yapılacağına ve görüşmenin içeriğinin ne olacağına dair bir açıklamada bulunmadığını hatırlatıyor.

XS
SM
MD
LG