Erişilebilirlik

12 Ocak Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, dün Başkan Trump'ın Beyaz Saray'da Cumhuriyetçi ve Demokrat Kongre üyeleriyle göçmenlik konusunda yaptığı toplantı sırasında gelişmekte olan Afrika ülkeleri, Haiti ve El Salvador gibi ülkeleri tanımlamak için İngilizce'de ”lağım çukuru” anlamına gelen ağır ve küfürlü bir ifade kullanmasının yol açtığı tepkilere geniş yer ayırıyor. Gazete, tüm dünyanın Trump'ın sarf ettiği sözler karşısında şaşkınlığa uğradığını ve büyük tepki çektiğini yazıyor. Habere göre Afrika Birliği Sözcüsü Ebba Kalondo, yaptığı açıklamada, Amerika başkanının Afrika ülkelerinden gelen göçmenler için bu kadar aşağılayıcı bir dil kullanmasının büyük kaygı yarattığını söyledi. Sözcü Kalondo, Atlas Okyanusu köle ticareti döneminde Amerika'ya zorla getirilen çok sayıda Afrikalı olduğunu, bu gerçek göz önünde bulundurulduğunda Trump'ın sözlerinin tarihi hiçe saymak anlamına geldiğini kaydetti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözcüsü Rupert Colville ise kurumdan beklenmeyecek derecede sert bir açıklama yaparak Trump'ın sözlerini ”ırkçı” olarak değerlendirdi. Colville, Cenevre'den yaptığı açıklamada, ”Ülkelerin ve kıtaların tamamını 'lağım çukuru' olarak tanımlayamazsınız, bu ülkelerin insanlarını beyaz olmadıkları için kabul etmemezlik yapamazsınız” şeklinde konuştu. Haiti'nin Washington Büyükelçisi Paul Altidor ise Trump'ın sözlerini kınadıklarını ve bir açıklama beklediklerini bildirdi. Altidor ayrıca büyükelçiliği arayan ve Başkan Trump'ın sözlerinden ötürü özür dileyen çok sayıda Amerikalı olmasının da kendisine umut verdiğini belirtti. Botswana'dan gelen açıklamadaysa ülkede görev yapan Amerikan büyükelçisinden Botswana'nın da ”lağım çukuru” kategorisine giren ülkelerden biri olup olmadığına ilişkin açıklama istendiği kaydedildi.

New York Times da Trump'ın gelişmekte olan ülkeler için kullandığı ”lağım çukuru” şeklindeki yakıştırmanın gerek Amerika'da gerekse dünyada şok etkisi yarattığını bildiriyor. Gazete, bu konuda David Leonhardt imzalı bir makaleye yer veriyor. ”Trump'ın Irkçı Olduğunu Söylemenin Zamanı Geldi” başlıklı makale, Başkan'ın bugüne kadarki ırkçı söz ve eylemlerini mercek altına alıyor ve şöyle devam ediyor: ”Başkan Trump siyahlara ve Latin kökenlilere, beyazlarda davrandığından çok daha farklı davranıyor. Bu da Başkan'ın ırkçı olduğu anlamına geliyor. Trump'ın emlak şirketi 1970'li yıllarda apartman dairelerini siyahların değil beyazların kiralamasını tercih ettiği için federal hükümet tarafından iki kez mahkemeye verilmişti. 2016 başkanlık kampanyasına Meksikalı göçmenleri ”tecavüzcü” olarak niteleyerek başladı. Beyazların üstünlüğünü savunanların attığı Twitter mesajlarını paylaştı ve bundan ötürü özür dilemedi. Başkan, beyazlara karşı işlenen suçları abartılı bir şekilde ya da yalan beyanlarla kınamakta hiç gecikmezken örneğin geçen yıl Kansas'ta bir Hintli'nin öldürülmesi olayında olduğu gibi başka ırklardan gelenlere karşı işlenen suçlar karşısında tepki vermekte zorlanıyor. Amerika'nın ünlü siyah kişilikleriniyse vatansever olmamakla, saygısızlıkla ve yeteri kadar minnettar olmamakla suçluyor. Son olarak da Haiti yerine Norveç'ten göçmen almamız gerektiğini son derece adi bir üslupla dile getirdi. Trump'ın kafasının içindeki düşünceleri ve niyeti kendisinden başka kimse bilemez. Ama kamuoyu önündeki söz ve eylemlerinin ne nitelikte olduğu artık çok açık.”

Wall Street Journal ise dün muhabirlerinin Donald Trump'la başkanlığının ilk yılını değerlendirmek amacıyla yaptığı 45 dakikalık söyleşinin ayrıntılarına ana sayfada yer veriyor. Gazete, Trump'la yapılan söyleşide Kuzey Kore, Kuzey Atlantik Serbest Ticaret Anlaşması NAFTA, Çin gibi meselelerin ele alındığını bildiriyor. Habere göre Trump, karşılıklı aşağılayıcı ifadeler kullanmalarına rağmen Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'la olumlu bir ilişki geliştirdiğine inandığını söyledi. Trump, Wall Street Journal muhabirlerine, ”Sanırım Kim Jong Un'la çok güzel bir ilişkim var. Siz belki şaşırıyorsunuz ama insanlarla iyi ilişkiler kurarım” şeklinde konuştu. Trump daha önce özellikle Twitter mesajlarında Kuzey Koreli lidere ”manyak, kötü adam, kısa boylu ve şişman” şeklinde hitap eden Trump, bu ifadelerin daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olduğunu kaydetti. Başkan, ”Bunu hep yaparım. Sonra da birdenbire bakarsınız ki birisiyle çok yakın dost olmuşum. Bununla ilgili olarak ben diyeyim 20, siz deyin 30 örnek vardır. Ben çok esnek bir insanım” şeklinde konuştu. Trump, Kim'le konuşup konuşmadığına ilişkin soruya, ”Bu konuda yorum yapmak istemiyorum, konuştum ya da konuşmadım demiyorum, sadece birşey söylemek istemiyorum” şeklinde yanıt verdi. Trump, NAFTA konusundaysa Kanada ve Meksika'yla yeniden anlaşacaklarına dair iyimser sözler sarfetti. Başkan, Kuzey Atlantik Serbest Ticaret Anlaşması konusunda, ”Çok yol katettik. Güzel güzel ilerliyoruz” dedi, ancak Meksika ve Kanada'yla yapılacak görüşmelerden memnun kalmadığı takdirde anlaşmayı iptal edeceğini de ekledi. Başkan ayrıca Meksika sınır duvarına ilişkin olarak da ”Meksika, duvarın parasını NAFTA'yla dolaylı olarak ödeyebilir. NAFTA konusunda iyi pazarlık yaparsak bu paranın bir kısmını alıp duvara yatıracağım. İşte bakın, böylece Meksika duvarın parasını ödemiş olacak”’ ifadesini kullandı. Başkan, Çin'le ilişkilerle ilgili olarak da Kuzey Kore konusunda yardımda bulunduğu için Çin'i övdü ancak Çin'in daha yapabileceği çok şey olduğunu kaydetti.

XS
SM
MD
LG