Erişilebilirlik

2 Ocak Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, İran'daki protesto gösterilerinin ülkede neredeyse son on yılda patlak veren en ciddi iç kriz olduğunu bildiriyor. Gazete, altı gündür süren ve en az 20 kişinin ölümüyle sonuçlanan protestoların yavaşlama işareti göstermediğini yazıyor. Habere göre İran hükümeti, ilk başta halkın ülkenin sorunlu ekonomisine tepkisi nedeniyle patlak veren ve kısa sürede İran'ın İslamcı rejimini hedef alan protestoların hızı ve şiddeti karşısında hazırlıksız yakalandı. Protestolar ayrıca bölgenin en eğitimli ve en gelişmiş orta sınıfına sahip ülkelerinden biri olan İran'daki iç gerginliklerin doruk noktasına ulaştığının da bir göstergesi. Washington Post bugünkü başyazısını da bu konuya ayırmış. Gazete, ”Batı İran'daki protestocuları desteklemeli” başlıklı yazısında, ülkedeki gösterilerin İran rejiminin temelinde yatan zafiyetleri açığa çıkardığını yazıyor. Başyazı şöyle devam ediyor: ”Gıda fiyatlarının yükselmesi üzerine çıkan protestolar kısa sürede dini lider Ali Hamaney'i doğrudan hedef almaya başladı. Uluslararası toplum, İran halkının haklı değişim talebini desteklemeli. Başkan Trump, protestocuları destekleyen Twitter mesajları paylaşarak doğru olanı yaptı. Şimdiye kadar daha temkinli davranan Avrupalı liderlerin sesinin de daha yüksek çıkması gerekiyor. Ancak tarihten hatırlayacağımız üzere İran'da bu gibi ayaklanmaların devrimle sonuçlanma olasılığı çok düşük. Hamaney rejiminin protestoları bastıracak yeterli gücü ve kaynağı var. Bu son protestolar, 2009'da cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında patlak veren gösterilerden de oldukça farklı. 2009'daki hareketlenmenin merkezi olan Tahran'ın son gösteriler sırasında yeterince organize olmadığı göze çarpıyor. Son olayların şiddet dozu da 2009'a oranla daha yüksek. Bu da rejimin olayları kanlı bir biçimde bastırması için bir bahane ortaya koyuyor. Trump ve diğer Batılı liderler, barışçı gösterileri desteklemeli ve kan dökülmesi durumunda İran'a karşı diplomasi ve yaptırım kartını kullanmalı.”

New York Times ise Kuzey ve Güney Kore arasındaki ilişkilerle ilgili bir habere yer veriyor. Gazete, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un sürpriz bir şekilde Güney Kore'yle doğrudan görüşmeler yapma girişimi göstermesinin\ Başkan Trump'ın katı ve sert yaklaşımını sabote edebileceğini ve 70 yıldır müttefik olan Amerika ve Güney Kore ilişkilerini zora sokabileceğini yazıyor. Habere göre Kim Jong Un'un şubat ayında Güney Kore'nin Piyongçeng kentinde başlayacak olan Kış Olimpiyatları öncesinde Güney Kore'yle acilen görüşme talebinde bulunması, Başkan Trump'la Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-İn arasındaki gerginliği bir fırsat bilme girişimi olarak algılanabilir. Gazete, Kuzey Kore'yle ekonomik ve diplomatik ilişki kurmayı gündeme getiren liberal eğilimli Güney Kore Devlet Başkanı’yla Kuzey Kore'yi çok daha sert yaptırımlarla cezalandırmak gerektiğini savunan Trump'ın arasının aylar önce açılmaya başladığını hatırlatıyor. Şimdiye kadar Güney Kore lideri Moon Jae-İn'i muhatap almayan Kuzey Kore, Güney Kore'yi saflarına çektiği takdirde Amerika'nın Kuzey Kore'ye baskı yapma çağrılarının Güney'de karşılık bulmayacağını düşünüyor olabilir. Güney Kore'nin Kim Jong Un'un doğrudan temas çağrısına birkaç saat içinde yanıt vermesi ise Amerika-Güney Kore ilişkilerinin daha da soğumasına yol açabilir.

Miami Herald ise Küba'nın 51 ülkeye ilaç, aşı ve tıbbi malzeme ihraç eden biyoteknoloji sektörünün Amerikan pazarına girme çabalarına ilişkin bir habere yer veriyor. Habere göre Havana'daki Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi, özellikle şeker hastalığı ve kansere karşı geliştirdiği aşı ve ilaçları Amerika'ya da satmak istiyor. Amerika'nın hem Küba'ya olan coğrafi yakınlığı, hem de Amerika'da bu ilaçlardan yararlanabilecek hasta sayısının yüksek olması, böylesi bir ticareti, nakit sıkıntısı çeken Küba açısından son derece cazip kılıyor. Ancak bu ticaretin önünde bazı engeller var. Küba'daki biyoteknoloji sektörünün geliştirdiği ilaç ve aşıların yüzde 99'u 2015'te Amerikan Patent Dairesi tarafından onaylanmış olsa da bu ürünlerin Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından da onaylanıp kayıt altına alınması gerekiyor. Küba ise özellikle şeker hastalığının yol açtığı ayak ülserleri ve buna bağlı ampütasyonları önleyen ilacın Amerika'da her yıl diyabet nedeniyle ayağını kaybeden 100 binden fazla hasta için umut ışığı olacağını savunuyor. Habere göre ilacın etkinliğini incelemek için Türkiye, Yunanistan ve Vietnam'da yürütülen deneyler, şimdiye kadar olumlu sonuç verdi.

Boston Globe ise Amerika'yı etkisi altına alan rekor soğuk hava dalgasıyla ilgili haberlere geniş yer ayırmış. Gazete, şiddetli soğuklardan en çok etkilenen kentlerin başında gelen Boston'da evsizlerin büyük tehdit altında olduğunu yazıyor. Habere göre kentteki barınaklar, hipotermi belirtileri gösteren evsizlerin akın etmesiyle birlikte kapasitelerini aşmış durumda. Uzmanlar, rüzgarın da etkisiyle eksi 26 dereceye düşen sıcaklıkta sadece 30 dakika geçirmenin bile hipotermiye yol açacağı uyarısında bulunuyor. Ancak Boston belediyesinin evsizleri barınaklara yerleştirme yönündeki tüm çabalara rağmen akıl sağlığı yerinde olmayan ya da madde bağımlısı olan yaklaşık 40 evsizin barınaklara yerleşmeyi reddettiği bildiriliyor. Habere göre yetkililer düzenli olarak yakından takip etse de bu evsizlerin ölüm riskiyle karşı karşıya kalmalarını önlemek son derece zor.

XS
SM
MD
LG