Erişilebilirlik

28 Aralık Amerikan Basınından Özetler


Wall Street Journal, Amerika ve Rusya'nın Ukrayna, Suriye ve Kuzey Kore gibi kilit meselelerde yaşadığı görüş ayrılıklarıyla ilgili bir habere yer veriyor. Gazete, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la yaptığı telefon görüşmesinde, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik tavrını yumuşatması çağrısı yaptığını, Lavrov'unsa Amerika'da Kuzey Kore'yle yüzleşmekten kaçınmasını istediğini bildiriyor. Habere göre Rusya'nın geçtiğimiz hafta Ukrayna'daki ateşkes gözlemleme faaliyetlerinden çekilmesi üzerine Ukrayna'nın doğusundaki çatışmalar yeniden şiddetlendi. Tillerson, Rusya'dan, ateşkes takibine tekrar katılmasını talep etti. Ancak Amerika'nın geçen hafta Ukrayna'ya tanksavar silah tedarik etmeyi kabul etmesi, Amerika ve Rusya arasındaki gerginliğin artmasına neden olabilir. Gazete öte yandan Kuzey Kore konusundaysa hem Tillerson hem de Lavrov'un Kore Yarımadası'nı nükleer silahlardan arındırmak için diplomatik çözüm üzerinde anlaşma yapmak gerektiğini düşündüğünü yazıyor. Ancak Lavrov'un Rus Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde, ”Washington, Pyongyang'e yönelik saldırgan bir söylem kullanıyor, savaş hazırlığı yapıyor” şeklindeki ifadeleri, gerginlikleri tırmandırabilir. Başkan Trump'ın Rus lider Putin'le birkaç kez telefonla ve yüz yüze görüşmesine ve Moskova'yla daha yakın ilişkiler kurma çağrılarına rağmen Amerikalı diplomat ve askeri yetkililer, birçok mesele üzerinde Rus mevkidaşlarıyla ortak paydada buluşmanın zor olduğundan yakınıyor. Gazete, Amerika ve Rusya arasındaki anlaşmazlıkların esasında Doğu ile Batı'nın diyalog kurma konusundaki isteksizliğin bir yansıması olduğu yorumunda bulunuyor.

New York Times ise Suriye'yle ilgili haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Esat'a karşı tutumunu bir kez daha sertleştirdiğini yazıyor. Gazete, Suriye'deki çatışmaların sona doğru ilerlediği şu günlerde savaşı kazandığına ve iktidarda kalacağına kesin gözüyle bakan Esat'ın, yakın gelecekte de büyük olasılıkla Suriye'nin lideri olarak kalmaya devam edeceğini kaydediyor. Habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, son birkaç aydır Esat'ın kalıcı olduğunu kabul ettiğinin sinyallerini veriyordu. Ancak Esat'ı ”terörist” olarak nitelediği dünkü tavır değişikliği, Erdoğan'ın Rusya'ya bir anlamda ”Suriye'nin geleceğini tek başına şekillendiremezsin” mesajı vermesi anlamına geliyor. Rusya'nın Kürt grupları Suriye barış görüşmelerine katmaya istekli olması ve bazı Kürt temsilcileri Soçi'ye davet etmesi, Türkiye'nin hoşuna gitmiyor. Öte yandan gazete, Erdoğan'ın Esat'a yönelik terörist suçlamasının tam da Esat'ın 400 bin kişinin yaşadığı Şam yakınlarındaki Doğu Guta'ya insani yardım koridoru açtığı zamana denk geldiğini belirtiyor.

Washington Post ise Rus Makeyev Füze Tasarım Dairesi'nden elde ettiği belgelere dayandırdığı haberinde, Kuzey Kore'nin tüm dünyayı şaşkınlık içinde bırakacak kadar hızlı geliştirdiği nükleer teknolojisinin bir kısmını Rusya'dan aldığını yazıyor. Habere göre Sovyetler Birliği'nin çöküşünden birkaç hafta sonra Amerikalı yatırımcılardan ve Rus bilimadamlarından oluşan bir heyet, Moskova'nın sahip olduğu stratejik silahların en önemlilerin biri olan denizaltıdan fırlatılan füzelerin pazarlanmasıyla ilgili bir anlaşma yapmıştı. Amaç, Amerikan uydu teknolojisini Rus silah teknolojisiyle bir araya getirerek denizaltı füzelerini uzay araştırmalarına, yani barışçı bir amaca yöneltmekti. Ancak bir dizi hukuki ve bürokratik engel yüzünden anlaşmanın tamamlanamaması, Sovyet askeri teknolojisine nakit para ödemeye hevesli Kuzey Kore'nin araya girmesine neden oldu. Bundan 20 yıl sonraysa bazı Sovyet silah tasarımlarının birbiri ardına Kuzey Kore'deki füze fırlatma platformlarında yer aldığı gözlenmeye başlandı. Gazete, Kuzey Kore'nin daha eski füzelerinde Rus yapımı parçalar ve tasarımlar kullandığının bilindiğini hatırlatıyor, ancak son ele geçirilen belgelerin, Kuzey Kore'nin elinde çok daha gelişmiş füzeler olduğuna işaret ettiğini yazıyor. Yeni ortaya çıkan bu teknoloji, daha çok karada fırlatma platformuna gerek kalmadan denizden fırlatılan füzelerle ilgili. Amerikalı yetkililer, Kuzey Kore'nin Rus tasarımları üzerinde çalışarak bunları daha da geliştirmeyi amaçlıyor olabileceği görüşünde.

Washington Post'un bugünkü ana sayfasında yer alan bir başka haberse Başkan Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn'le ilgili. Gazete, Flynn'in Rusya soruşturması kapsamında Başkan Trump'ı zan altında bırakacak şekilde bir suçlama yöneltmesi durumunda Trump'ın avukatlarının karşılık olarak Flynn'ı yalancılıkla suçlayacaklarını yazıyor. Trump ekibinin Flynn'i yalancılıkla suçlama planının hazır olduğunu kaydeden gazete, bu yaklaşımın, Trump'ın daha önce ”harika bir insan” olarak nitelediği Flynn'e yönelik sempatik tavrından keskin bir dönüş olarak algılanacağı yorumu yapıyor. Habere göre Trump'ın avukatları, daha önce, Flynn'in Trump ya da Beyaz Saray ekibinden bir başkasını zor durumda bırakacak delillere sahip olmadığından emin olduklarını kaydetmişti. Ancak Flynn'in Rusya soruşturması kapsamında FBI'la işbirliği anlaşması yapması, Trump'ın avukatlarını olası bir suçlama karşısında hazır olmak üzere harekete geçirdi. Trump ekibinin planının ana parçası, Flynn'in yalancılığı. Ekip, Flynn'in Rusya Büyükelçisi'yle yaptığı görüşmeler konusunda FBI'a yalan söylediğini itiraf etmesinden yola çıkarak eski Ulusal Güvenlik Danışmanı'nın portresini bir ”yalancı” olarak çizecek. Hukuk uzmanlarıysa eskiden yalan söyleyen bir kişinin güvenilmez olduğu şeklinde bir taktik geliştirmenin en temel hukuki savunma stratejisi olduğunu, ancak bu stratejinin işe yarayıp yaramayacağını, Flynn'in olası suçlamalarını destekleyecek başka kanıtlar olup olmadığının belirleyeceğini kaydediyor.

XS
SM
MD
LG