Erişilebilirlik

14 Kasım Amerikan Basınından Özetler


Amerikan basınında bugün en çok Irak’ta meydana gelen depremin yol açtığı kayıplar, Adalet Bakanı Jeff Sessions’ın Cumhuriyetçi Parti’nin bazı kaygıları üzerine soruşturma açmasıyla ikinci bir özel savcı atama olasılığı ve Başkan Trump’ın Filipinler ziyaretiyle ilgili haberlere yer veriyor.

New York Times, İran-Irak sınırı yakınlarında meydana gelen depremin en çok İran’da büyük bir etnik Kürt nüfusun yaşadığı bölgeyi etkilediğini yazıyor. 7,3 büyüklüğündeki deprem yalnızca İran sınırları içinde 450’den fazla can kaybına ve 7 bin 300’den fazla kişinin yaralanmasına yol açtı. Gazete, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, arama-kurtarma ekiplerinin sağ kalanları aramaya devam etme çağrısında bulunduğunu, ancak İranlı yetkililerin dün gece itibarıyla kurtarma çalışmalarının neredeyse sona erdiğini bildirdiğini yazıyor. Depremden en çok etkilenen kent, Kermanşah bölgesindeki 30 bin nüfuslu Pol-e Zahab. Alınan haberler arasında kent sakinlerinin henüz hiçbir yardım almadıkları, gıda, su, çadır gibi temel ihtiyaçlarının henüz karşılanmadığı da var. 2005-2013 yılları arasında İran Cumhurbaşkanı olan Mahmut Ahmedinejat döneminde, aralarında Pol-e Zahab da olmak üzere bazı kentlerde düşük gelirliler için toplu konut projesinin hayata geçirildiği, ancak inşa edilen binaların çoğunun depremde yıkıldığı bildiriliyor. Habere göre deprem nedeniyle Irak’ta yaşamını yitirenlerin sayısıysa en az sekiz.

New York Times bugün ayrıca Adalet Bakanlığı’nın Cumhuriyetçi Partililer’in talebi üzerine, başta Clinton Vakfı’na yapılan bağışlara ve 2010’da Obama Yönetimi’nin Uranium One şirketinin Rusya’ya satılmasına izin vermesine ilişkin soruşturma açılması durumunda soruşturmaya özel savcı atanıp atanmayacağını ele aldığını yazıyor. Habere göre Adalet Bakanlığı, Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu’na gönderdiği mektupta, özel savcıların, Clinton Vakfı’na yapılan bağışların, Amerika’daki uranyum kaynaklarına erişimi olan Kanada şirketi Uranium One’ın bir Rus şirketine satılmasıyla bağlantılı olduğu iddialarını soruşturacağı önerisinde bulundu. Mektubun, Başkan Trump’ın 3 Kasım’da, Clintonlar’a ve Obama Yönetimi’ne yönelik kanıtlanamamış suçlamaların soruşturulması gerektiği şeklindeki açıklaması üzerine yazıldığı sanılıyor. Gazeteye göre böylesi bir soruşturma, federal soruşturmaların Trump’ın başkanlığının etkisi altına girdiği ve bağımsızlığını yitirdiğine ilişkin soru işaretleri doğmasına neden olabilir. Adalet Bakanlığı, Watergate skandalından bu yana başkanın rakiplerine ilişkin soruşturmalarda siyasi etkiden bağımsız şekilde faaliyet gösteriyor. New York Times, Trump’ın açıklamasının, Fox News ve Breitbart News gibi Trump yanlısı muhafazakâr medya kuruluşlarının soruşturmaya özel savcı atanması çağrılarını körüklediğini yazıyor. Öte yandan Beyaz Saray’a yakın kişiler, meselenin bir başka boyutu daha olduğuna dikkat çekiyor. Bu çevrelere göre Adalet Bakanı Jeff Sessions, Başkan Trump’ın kendisini görevden almasını engellemek için, uranyum anlaşmasını soruşturmak amacıyla özel savcı atanmasına ön ayak olabilir. Gazete, Başkan Trump, 10 aylık başkanlığının üzerinde kara bir bulut gibi asılı duran Rusya soruşturmasından Adalet Bakanı Sessions’ı sorumlu tuttuğunu hatırlatıyor.

Chicago Tribune ise Başkan Trump’ın tamamlamakta olduğu Uzakdoğu turunun son ayağı olan Filipinler’de, Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’yle kurduğu ve kendi deyimiyle “şahane” olarak nitelendirdiği ilişkiyi mercek altına alıyor. Gazete, Filipinli lidere ön adıyla hitap eden Trump’ın Duterte’yle medya konusunda şakalaştığını, başkent Manila’nın iklimini övdüğünü ama ülkedeki insan hakları ihlallerine değinmekten itinayla kaçındığını yazıyor. Beyaz Saray’dan yapılan resmi açıklamaya göre iki lider, 40 dakikalık görüşmeleri sırasında IŞİD tehdidini ve uyuşturucu kaçakçılığını ele aldı. Ancak Beyaz Saray Basın Sözcüsü Sarah Sanders, Trump’ın Duterte’nin uyuşturucu savaşındaki yargısız infazlarla ilgili insan hakları ihlallerini gündeme getirip getirmediği konusunda bir açıklama yapmadı.

XS
SM
MD
LG