Erişilebilirlik

3 Kasım Amerikan Basınından Özetler


Amerikan basını, dün Cumhuriyetçi Parti'nin ayrıntılarını açıkladığı vergi reformuyla ilgili haber ve değerlendirmelere geniş yer ayırıyor.

Washington Post, vergi reformunun artı ve eksilerini mercek altına aldığı haberinde, Trump Yönetimi'nin önerdiği vergi kesintilerinin en çok zenginlerin işine yarayacağını, orta ve düşük gelirlilerinse doğrudan fayda sağlayamayacağını yazıyor. Gazete, Cumhuriyetçi Parti'nin geçmişte getirdiği vergi reformu önerilerinin ülkenin borçlarına daha ağır bir yük eklememeye özen gösterdiğini hatırlatıyor. Habere göre Demokrat Parti’yse her zaman, vergi kesintilerinin orta ve düşük gelirlilere daha çok sosyal hizmet sağlayacak ve altyapı yatırımlarına olanak tanıyacak şekilde yapılması taraftarıydı. Ancak Trump Yönetimi'nin vergi planı, önümüzdeki on yılda borç miktarının bir buçuk trilyon dolar artmasına neden olacak ve vergi kesintilerinden şirketlerin ve zenginlerin yararlanmasını sağlayacak. Oysa bütçe uzmanlarına göre Cumhuriyetçi Parti'nin kontrolundaki Kongre ve Beyaz Saray, Amerikan vergi mevzuatında köklü değişiklikler yaparak ekonomiyi daha da canlandırma ve böylece ardında büyük bir siyasi miras bırakma fırsatını kaçırmak üzere. Bunun en önemli nedeni, zaten rekor düzeye erişen milli borcun vergi kesintileriyle daha da artması olasılığı. Yüzde 35 olan kurumlar vergisi oranının yüzde 20'ye düşürülmesi ve sadece beş buçuk milyon dolardan fazla serveti olanların ödediği veraset vergisinin kaldırılması, Cumhuriyetçi Parti'nin önerileri arasında en çok göze çarpan ve tartışma yaratan iki madde olarak öne çıkıyor.

Washington Post bugün ayrıca Başkan Trump'ın hukuki meselelerde Adalet Bakanlığı'nı nasıl zor durumda bıraktığıyla ilgili bir haber yer alıyor. Habere göre Trump, New York'ta bisikletlilerin ve yayaların üzerine kiraladığı kamyoneti sürerek sekiz kişinin ölümüne neden olan saldırganın nasıl cezalandırılması gerektiğiyle ilgili görüşlerini açıklamakta hiç gecikmedi. Trump, Twitter üzerinden paylaştığı mesajlarında, önce saldırganın Guantanamo Koyu'ndaki askeri hapishaneye gönderilmesini önerdi, sonra fikir değiştirerek New York'ta federal mahkemede yargı önüne çıkarılması ve idam cezasına çarptırılması gerektiğini kaydetti. Gazete, Trump'ın ulusal güvenlikle ilgili meselelerde 24 saat içinde birbirinden son derece farklı öneriler getirmesi üzerine Adalet Bakanlığı'nın bir zamanlar akla getirilmesi imkansızı yapmak zorunda kaldığını, yani Amerikan başkanını duymazdan gelme yolunu seçtiğini yazıyor. Örneğin hükümetin avukatları, özellikle seyahat yasaklarına ilişkin davalarda, Trump'ın açıklamalarının hükümetin tavrını yansıtmadığının altını çizmeye başladı. Savunma avukatlarıysa tam tersini yapabilir ve örneğin New York'taki saldırıyı düzenleyen Seyfullah Saipov davasında Başkan'ın ölüm cezası talebini öne sürerek, New York yerine davanın başka bir yerde görülmesini talep edebilir.

Washington Post'un bugün ana sayfasında yer ayırdığı bir başka haberse Suriye'de özellikle çocuklar arasında baş gösteren beslenme yetersizliği krizi. Gazete, Şam'ın banliyölerinden 385 bin nüfuslu Doğu Guta'nın hala Suriye Ordusu tarafından kuşatma altında olduğunu hatırlatıyor ve burada yaşayan binden fazla çocuğun açlık nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu bildiriyor. Habere göre stratejik öneme sahip Doğu Guta'daki gıda krizi, bir anda ortaya çıkmadı. Aileler, bölgedeki gıda fiyatlarının astronomik düzeye çıkmasına rağmen şimdiye kadar yine de bir çözüm yolu bulmayı başarıyordu. Ancak yıllar içinde hükümetin ablukası, savaştan kar sağlayanların baskıları ve yabancı ülkelerin bölgeye acilen insani yardım ulaştırmayı başaramaması, bir zamanlar Şam'ın tahıl ambarı ve gıda kaynağı olan Doğu Guta'yı kırılma noktasına sürükledi. Banliyönün 2013 ortasında ablukaya alınmasıyla siyasi bölünmenin her iki tarafında yer alan iş adamları, açılan tünel ağıyla buraya gıda, yakıt ve giyim yardımında bulunmayı sürdürüyordu. Ancak Suriye hükümetinin geçen yılın sonunda civar bölgeleri ele geçirmesiyle birlikte bu rotalar bir daha açılmamak üzere kapatıldı. Hükümet, 3 Ekim'deyse insani yardım konvoylarının tek giriş noktasını da erişime kapattı. Gazete, ilaç sıkıntısının gıda krizini daha da derinleştirdiğini bildiriyor. Birleşmiş Milletler'e göre şimdiye kadar Suriye'deki çocukların yüzde 80'i, iç savaş nedeniyle gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki mülteci kamplarında şiddete maruz kaldı.

XS
SM
MD
LG