Erişilebilirlik

24 Ekim Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, üç hafta önce Nijer’de pusuya düşürülen Amerikan Özel Kuvvetleri üyesi dört askerden biri olan Çavuş La David Johnson’ın eşiyle Başkan Trump arasında yaşanan başsağlığı krizini ana sayfasına taşımış. Habere göre Başkan Trump, ölen askerin eşiyle yaptığı telefon görüşmesinde adını hatırlayamadığı Çavuş Johnson’ın orduya katıldığında başına neler geleceğini bildiğini, ancak ölümünün her şeye rağmen üzüntü verici olduğunu söyledi. Ancak Trump, son derece saygılı bir telefon görüşmesi yaptığında ısrarlı ve La David Johnson’ın adını hatırlayamadığı iddiasını reddediyor. Gazete, Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana izlediği formülü, ölen askerin dul eşiyle yaşadığı tartışmada da uygulamaya koyduğu, yani meseleyi büyütüp özür dilemekten sonuna kadar kaçındığı yorumunda bulunuyor. Trump’ın formülü aynı zamanda partizan saldırıları ve tüm tartışmadan haber medyasını sorumlu tutmayı da içeriyor. Trump’ı eleştiren çevrelere göre New York’un dedikodu ortamında yetişen Başkan, hayata da adeta gazetelerin dedikodu sayfalarından bakıyor. Halbuki Trump, ölen askerin yas tutan dul eşine sade bir özür mesajı sunup daha fazla büyümesine izin vermeden konuyu kapatabilirdi. Ancak Başkan tam tersini seçti ve Beyaz Saray Genel Sekreteri John Kelly ve Basın Sözcüsü Sarah Sanders’ı da meselenin içine çekip tartışmayı alevlendirmeyi tercih etti.

Washington Post bugün ayrıca Nijer’de askeri keşif turuna çıkan Amerikan birliğinin pusuya düşürülmesinin ayrıntılarıyla ilgili bir habere de yer veriyor. Habere göre Amerikalı askerler, çatışma başladıktan ancak bir saat sonra yakınlardaki Fransız güçlerinden yardım istedi. Fransız güçlerin Amerikalı askerlere havadan yardımda bulunması ise bir saat daha aldı. Böylelikle Amerikalı askerler, tek başlarına iki saat boyunca çatışmak zorunda kaldı ve sonuçta dört Amerikalı asker öldü, iki asker de yaralandı. Gazete, Nijer’deki çatışmanın, Amerikan ordusunun Afrika’daki misyonuyla ilgili tartışmaları kızıştırdığını ve ölen askerlerden Çavuş La David Johnson’ın cesedinin neden iki gün boyunca bulunamadığının kafaları kurcaladığını yazıyor. Açılan soruşturmaya göre pusuya düşürülen askerler, bir saat boyunca yardım talebinde bulunmadı. Yardım çağrısı yapılır yapılmaz havalanan ve birkaç dakika içinde olay yerine ulaşan bir İHA ise yaşanan çatışmayı kuşbakışı görüntüledi. Amerikan Savunma Bakanlığı ise daha önce yaptığı açıklamada, savaş uçaklarının yardım çağrısından yarım saat sonra bölgeye ulaştığını kaydetmişti. Amerika’nın Afrika kıtasında görev yapan asker sayısı 6 bin civarında. Bu askerlerin yarıdan fazlası Cibuti’de, diğerleriyse Tunus, Senegal ve Somali’de bulunuyor.

Los Angeles Times ise IŞİD militanlarının temizlenmesinden sonra Irak ve Suriye’yi kimin yeniden inşa edeceği sorusuna yanıt arayan bir habere yer veriyor. Gazete, Irak ve Suriye’de IŞİD’dan geri alınan bölgelerde Amerika’nın nasıl bir rol üstleneceğinin merak konusu olduğunu yazıyor. Habere göre Trump Yönetimi, Amerika’nın eskiden olduğu gibi Orta Doğu’da ”ülke kurucu” rolü oynamayacağını ısrarla vurguluyor. Ancak Amerika’nın militanların elinden kurtarmak için çok çabaladığı bölgelerdeki köy ve kasabaların yeniden kurulması gerekiyor. İslamcı militanların bu bölgelerdeki güç boşluğunu fırsat bilip yeniden yapılanmasının engellenmesi ise hayati önem taşıyor. Başkan Trump’ın bazı danışmanları, insani yardım nakliyatının koordine edilmesi, memleketlerini terk edenlerin geri dönüşünün sağlanması ve yerel yönetimlerin yeniden kurulması için Amerika’nın bölgede aktif rol oynaması gerektiğini savunuyor. Ancak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert’a göre Amerika’nın rolü, enkaz kaldırma, mayın temizleme ve elektrik hatlarını yeniden inşa etme gibi temel ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı kalacak. Habere göre Amerika, boşluğu, Suudi Arabistan gibi ülkelerin doldurmasını istiyor. Ancak gazete, 1990’larda Balkan ülkelerindeki savaşları hatırlatıyor ve Balkanlar’da yeniden yapılanma sağlamak için zamanında sorumluluk üstlenen Suudi Arabistan’ın Bosna’daki radikalleşme hareketinin de sorumlusu olduğunun altını çiziyor.

Chicago Tribune ise Seattle’dan sonra ikinci bir merkez arayışına giren online perakende devi Amazon’la ilgili bir habere yer ayırıyor. Habere göre Amazon’un 50 bin kişiye istihdam sağlayacak yeni merkez kurma projesi, Amerika’daki birçok kent gibi Chicago’nun da büyük ilgisini çekiyor. Kent yönetimi, Amazon’u cezbetmek için 2 milyar dolarlık bir teşvik paketi hazırladı. Illinois Valisi Bruce Rauner ve Chicago Belediye Başkanı Rahm Emanuel’in imzasını taşıyan ve Amazon yöneticilerine gönderilen mektupta şirket için vergi indirimleri ve altyapı hazırlıkları gibi bazı teşvikler yer alıyor. Chicago, bu teşviklerin yanı sıra, Amazon’un eleman olarak alması amacıyla işgücü yetiştirmek için 250 milyon dolarlık bir fon da ayırıyor. Ancak gazete, Chicago’nun bütçe açığı olduğunu ve gelecekte vergilerin yükseltilmesi olasılığının gündemden düşmediğini hatırlatıyor.

XS
SM
MD
LG