Erişilebilirlik

23 Ekim Amerikan Basınından Özetler


Washington Post, Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin seçimlerde elde ettiği zaferi ana sayfasına taşımış. Gazete, Abe ve Liberal Demokratik Parti’nin parlamento seçimlerinden kritik zaferle çıkmasının, Japon anayasasında değişikliğe gitme kapısını araladığı yorumunda bulunuyor. Habere göre sonuçlar, skandallara ve çalkantılı kamuoyu desteğine rağmen 63 yaşındaki başbakanın Japonya siyasetindeki yerini sağlamlaştırdı. Şinzo Abe, dört yıllık başbakanlık dönemi boyunca görevde kaldığı takdirde ülkenin en uzun süre görev yapan başbakanı olarak 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları sırasında da başbakanlık koltuğunda kalacak. Ancak Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşturulan anayasasında değişikliğe gitme girişimleri, Abe’nin ardında bırakacağı en tartışmalı siyasi miras olabilir. Habere göre Abe, uzun süredir, Kuzey Kore’nin yol açtığı tehditler nedeniyle anayasada savaş ilan etmeyi önleyen 9’uncu maddede değişikliğe gitmeyi öneriyordu. Japonya’nın yeniden savaşan bir güç olarak küresel arenaya geri dönmesine olanak tanıyacak anayasa değişikliği, muhafazakar Japonlar tarafından zamanı çoktan gelen bir revizyon olarak görülse de birçok seçmen, böyle bir değişikliğe kuşkuyla bakıyor.

Washington Post’un bir başka anasayfa haberiyse iç politikayla ilgili. Gazete, Virginia eyaletinde yapılacak valilik seçiminin kritik önem taşıdığını yazıyor. Habere göre son sekiz yıldır Virginia’da yapılan seçimlerden galip çıkan Demokrat Parti’nin bu yıl sürpriz bir biçimde gergin olduğu gözleniyor. Bunun nedeni, Demokrat Parti’nin Virginia eyaletinde 7 Kasım’da yapılacak valilik seçimini kaybetmesi durumunda önümüzdeki yıl yapılacak Kongre ara seçimlerine büyük bir dezavantajla girecek olması. Virginia eyaletindeki valilik yarışı, Demokrat Partili aday, eski askeri doktor ve çocuk nöroloğu Ralph Northam’la Cumhuriyetçi Partili eski lobici Ed Gillespie arasında yapılıyor. Demokrat Parti, şu anda Vali Yardımcısı olan Northam’ın seçimi kazanması için Temmuz ayından bu yana Virginia’ya milyonlarca dolarlık kaynak akıttı.

Miami Herald da Çin ve Amerika arasındaki teknoloji savaşlarıyla ilgili bir habere yer veriyor. Habere göre Çin, kuantum iletişim ve yazılımda kaydettiği hızlı gelişmeler ve bu alanlara ayırdığı büyük fonlarla Amerika’nın önüne geçti. Bilgisayar teknolojisinde çığır açan kuantum hesaplama alanında Çin’in Amerika’dan daha çok ilerleme kaydetmesi, askeri ve ticari alanlarda da avantaj sağlayacağı için Amerikalı bilimadamlarını ve siyasetçileri kaygılandırıyor. Çin, sadece birkaç ay içinde ultra-güvenli veri akışı sağlamak için bir kuantum uydusunu devreye soktu, Şangay ve Pekin arasında kurulan yaklaşık 2 bin kilometrelik kuantum bağlantının açılışını yaptı ve 10 milyar dolarlık kuantum bilgisayar merkezinin kurulacağını açıkladı. Batılı uzmanlara göre esas kaygı durulması gereken mesele, Çinli bilimadamlarının kuantum hesaplama alanındaki başarılarından çok, Çin’in atom, foton ve diğer moleküler maddelerin veri işletim ve iletisindeki yerini araştırmak için harcadığı kaynak miktarının büyüklüğü. Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nden fizik profesörü Martin Laforest, Çinli uzmanların Batılı uzmanlardan daha iyi olduğu savının tartışılabileceğini, ancak konu kaynak elde etme olduğunda Çin hükümetinin bilim adamlarına istedikleri her türlü maddi desteği sunduğunu söylüyor. Uzman, Batı’da, Çin’in kuantum teknolojisini etkili bir biçimde kullanmaya Batılı ülkelerden çok önce başlayacağı şeklinde bir kanı oluşmaya başladığını kaydediyor.

XS
SM
MD
LG