Erişilebilirlik

Bugün bütün gazetelerin ana sayfalarında Cumhuriyetçi Parti’nin hazırladığı yeni sağlık hizmetleri yasa tasarısının Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesiyle ilgili haber ve yorumlar var.

Washington Post, tasarıyı Senato’da nasıl bir akıbetin beklediğinin netleşmemesine rağmen Başkan Trump ve Cumhuriyetçi Parti’nin şimdiden zafer ilan ettiğini yazıyor. Gazeteye göre eski Başkan Obama’nın en büyük iç politika mirası olan sağlık sigortası yasasını iptal edip yerine yenisini getirme sözü veren Trump ve Cumhuriyetçi Parti, ”kampanya vaatlerini gerçekleştiriyoruz, ülkeyi yönetebiliyoruz” mesajı vermeye çalışıyor. Ancak habere göre büyük baskı altında kalan Cumhuriyetçi Parti, bu süreç içinde tasarının içeriğinden çok Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesine odaklandı. Gazete, yayınladığı başyazıda, Cumhuriyetçi Parti’yi son derece özensiz ve ikiyüzlü bir sağlık yasası tasarısı hazırladığı için sert bir dille eleştiriyor. Başyazıya göre önceden geçirdikleri hastalıklar nedeniyle sigorta satın alamayan ya da çok yüksek fiyata satın alan bireyler, bu tasarıdan olumsuz yönde etkilenecek. Tasarı, sağlık sigortasına en çok ihtiyacı olan yoksulların değil, zenginlerin işine yarayacağa benziyor.

Washington Post bugün ayrıca Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Avrupa Birliği’ndeki rolüyle ilgili bir makaleye yer veriyor. Gazete, popülist liderlerin yükselişe geçtiği Avrupa’da Merkel’in yerinin tartışıldığını yazıyor. Habere göre Merkel, Trump’ın başkan seçilmesinden sonra özellikle mültecilere karşı olumlu tutumundan ötürü kimi çevreler tarafından ”hür dünyanın yeni lideri” olarak tanımlanmıştı. Merkel, yürüttüğü tutarlı diplomasiyle Ukrayna krizinin kontrolden çıkmasını önlemiş, kemer sıkma politikalarındaki ısrarı ise Yunanistan’ı ve hatta tüm Avrupa’yı birkaç kez iflasın eşiğinden döndürmeyi başarmıştı. Ancak Merkel artık popülistlerin hedef tahtası haline geldi. Örneğin Fransa’da cumhurbaşkanı adayı aşırı sağcı Marine Le Pen, kampanyası sırasında rakibi Emmanuel Macron’dan çok mültecilere ve göçmenlere kucak açan Almanya Başbakanı’na yüklendi, yaptığı konuşmalarda defalarca ”Merkel’in Avrupa’yı zehirleyen politikalarını istemiyoruz” dedi. Le Pen’i destekleyenler, Merkel’i, şiddetle karşı çıktıkları küreselleşmenin ve çok kültürlülüğünün özü olarak görüyor. Washington Post, Avrupa’yı şimdiye kadar hep birleştiren Merkel’in çoğu Müslüman yüzbinlerce sığınmacıyı Avrupa’ya kabul etmesiyle birlikte artık kıtayı bölen figür olarak görüldüğü yorumu yapıyor. Gazete, tüm bu gelişmelerin Almanya’daki seçimlere nasıl yansıyacağı sorusunun kafaları kurcaladığını kaydediyor.

Bugün Los Angeles Times ise sağlık yasasının Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesi haberinin yanı sıra Başkan Trump’ın yurtdışına yapacağı ilk geziyle ilgili bir değerlendirmeye yer veriyor. Gazete, Suudi Arabistan, İsrail ve Vatikan’ı kapsayacak bu ilk yurtdışı gezisinin Trump için çok ciddi bir sınav niteliğinde olduğunun yazıyor. Habere göre Trump, jeopolitik açıdan hassas bölgeleri seçti. Bu güzergah, en deneyimli diplomatlar için bile ciddi zorluklar içeriyor. Trump’ın özellikle İsrail ve Filistin topraklarında, her iki tarafın da çıkarlarına saygılı bir tavır sergilemesi gerekecek. Suudi Arabistan, İsrail, Filistin gibi bölgelerde protokolün olağanüstü ağırlığı olduğunu yazan gazete, en ufak bir hatanın ya da yanlış zamanda atılmış bir Twitter mesajının çok ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. LA Times, Trump’ın gezisinin Vatikan ayağının da bazı zorluklar içereceği öngörüsünde bulunuyor. Papa Francis’in Trump’ın Meksika sınırına duvar örme vaadini ”utanç verici” olarak nitelemesi, ”iki liderin görüşmesi nasıl bir havada geçecek?” sorusunu akıllara getiriyor. Trump’ın bu ilk yurtdışı gezisini 25 Mayıs’ta Brüksel’deki NATO zirvesinde ve ertesi gün Sicilya’daki G7 toplantısında noktalayacak olması da oldukça ilginç. Gazeteye göre bunun nedeni, Trump’ın NATO’yu daha önce ”köhne” olarak niteleyip sonra karar değiştirmesi, AB’nin bölünmesini ise desteklediğini söylemesi.

XS
SM
MD
LG