Erişilebilirlik

17 Ocak Amerikan Basınından Özetler


Washington Post ana sayfasında, dün kutlanan Martin Luther King Günü’nden bir kare paylaşmış. Fotoğraf, Maryland Üniversitesi erkek basketbol takımının Washington’daki Martin Luther King anıtına yaptığı ziyarette çekilmiş.

Gazete bugün ayrıca Cuma günü başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Trump’ın Avrupa’da kaygı yarattığını bildiriyor. Habere göre Avrupalı liderler, kendilerini, Trump’ın, daha doğrusu en eski ve en güçlü müttefikleri olan Amerika’nın desteği olmaksızın yola devam etme olasılığına hazırlıyor. Transatlantik ilişkilerde daha önce eşi benzeri görüşmemiş bir ayrışma yaşandığına dikkat çeken gazete, Trump’ın 28 üyeli Avrupa Birliği’nin dağılma yolunda olduğunu ve birliğin kaderinin kendisini çok da ilgilendirmediğini söylediğini hatırlatıyor. Trump ayrıca Avrupa’yı savunma taahhüdü verse de NATO’nun şu anki biçimiyle ‘köhne’ bir yapıya sahip olduğunu düşünüyor. Avrupa çapında bu yıl yapılacak seçimlerde göçmen karşıtı adayların güçlenebileceği uyarısı yapan Washington Post, Trump’ın sürdüreceği politikaların Avrupa’nın da geleceğini belirlemede etkili olabileceği yorumunda bulunuyor.

New York Times ise bugün Davos Ekonomik Forumu’yla ilgili bir habere yer vermiş. Gazete, siyasi eğilimlerin milliyetçiliğe kaydığı, küreselleşmenin sorgulandığı bir dönemde ‘Davos Sınıfı’ olarak tanımlanan elitlerin öneminin kalıp kalmadığının tartışmaya açık olduğunu yazıyor. Habere göre Davos sınıfını oluşturan zengin kesim, dünyada giderek yükselen kurulu düzen karşıtı hareketin yükselişini öngöremedi. Gazete, Donald Trump, Marine Le Pen ve Nigel Farage’ın daha önce Davos’taki görüşmelere hiç davet edilmediklerini hatırlatıyor. Haberde ayrıca yazar Naomi Klein’in Davos’la ilgili çarpıcı görüşlerine yer veriliyor. Klein’a göre Davos’ta toplanan bankacılık ve teknoloji devleri, başarılarını, Hollywood yıldızlarının pırıltısı arasında kutluyor. Ancak orta sınıf, deyim yerindeyse bu partiye hiçbir zaman davet edilmiyor. Borç içindeki güçsüz orta sınıf, Davos’taki bu güç gösterisinin nasıl bir tezat oluşturduğunun farkında.

Boston Globe ise Trump kabinesinin üyelerini mercek altına alıyor. Gazeteye göre Trump, kabinesini oluştururken, adayların konularının uzmanı olması gibi bir şartı hiçbir zaman aramadı. Trump’ın ‘En iyileri göreve getiriyorum’ iddiasına rağmen uzmanlık, adeta ‘tercihe’ ya da ‘isteğe bağlı’ olarak ikinci plana itildi. Gazete, 20 milyar dolarlık İçişleri Bakanlığı’na getirilen eski komando Ryan Zinke’nin tek deneyiminin Temsilciler Meclisi’nde geçirdiği iki yıl olduğunu hatırlatıyor. Ben Carson ve Betsy De Vos gibi isimlerin de federal hükümette hiçbir deneyimi olmadığını vurgulayan Boston Globe, yeni bakanların işlerini öğrenmelerinin uzun süreceği görüşünde.

Los Angeles Times, Trump’a destek veren Latin kökenli seçmenlerin Trump’ın yemin ederek göreve başlayacağı Cuma gününü iple çektiklerini, Latin azınlığın Trump’a güvendiğini yazıyor. Gazete, Trump’a oy veren Latinleri, ‘azınlığın da azınlığı’ olarak tanımlıyor. Bunun nedeni, bu Latin seçmenlerin, göçmenlik karşıtı tavır ve söylemlerine rağmen yine de Trump’ı desteklemeleri. Habere göre Amerika’da yıllardır yasal statüde yaşayan ve çalışan Latin kökenliler, kaçak Latinlerin Amerika’ya gelmesini istemiyor. Bu seçmenler ayrıca Trump’ın kaçakları sınırdışı edeceğini de zannetmiyor.

XS
SM
MD
LG