Erişilebilirlik

30 Kasım Amerikan Basınından Özetler


30 Kasım Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:05:57 0:00

Washington Post, Başkan Trump'ın eski kişisel avukatı Michael Cohen'in dün New York'ta çıktığı mahkemede Trump'ın 2016'da Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adaylığını garantilemek üzere olduğu sırada Moskova'da bir emlak projesinin peşinde olduğuyla ilgili olarak Kongre'ye yalan söylediğini itiraf ettiğini yazıyor. Gazete, Michael Cohen'in dün beklenmedik bir şekilde New York'da yargıç karşısına çıkarak suçunu kabul ettiğini bildiriyor. Habere göre savcılar, hazırladıkları dokuz sayfalık belgede Cohen'in Moskova projesi hakkında Kongre'de söylediği yalanların ayrıntılarını sıraladı. Cohen, Manhattan'da çıktığı mahkemede, Trump'a sadık kalmak adına Trump'ın siyasi mesajları doğrultusunda Kongre'ye yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu söyledi. Gazete, dört ay içinde ikinci kez kendisine yöneltilen suçlamaları kabul eden Cohen'le ilgili bu son gelişmenin, özel yetkili savcı Robert Mueller'ın yürüttüğü geniş kapsamlı Rusya soruşturmasının son bir hafta içinde yoğunlaştığını gösterdiği yorumunda bulunuyor. Mahkeme dosyasına göre Cohen, Moskova'da inşa edilmesi planlanan Trump Tower projesiyle ilgili çabaların 2016 Ocak ayında sona erdiğini açıklamıştı. Oysa dosyaya göre bu çabalar, 2016 Temmuz ayına kadar devam etti. Bu dönem, Trump'ın başkanlık kampanyası açısından kritik önem taşıyordu çünkü Trump, Cumhuriyetçi Partili başkan aday adayı rakiplerinin arasından sıyrılmıştı ve yarışı açık ara önde götürüyordu. Öte yandan Trump, 2016 Temmuz'unda paylaştığı bir Twitter mesajında Rusya'da hiç yatırımı olmadığını kaydetmişti. Trump, Cohen'in suçunu kabul etmesinden sonra yaptığı açıklamada Cohen'i ”zayıf bir kişi” olarak tanımladı. Alacağı cezayı azaltmak için Cohen'in yalan söylediğini iddia eden Trump, kendisinin yanlış hiçbir şey yapmadığını yineledi.

New York Times ise Yemen'de yaşanan insanlık dramını ana sayfasına taşımış. Gazetenin Yemen'in başkenti Sana'dan bildiren muhabiri Declan Walsh'un haberine göre ülkede görev yapan gazeteciler, halkın çektiği açlık, hastalık ve kıtlık karşısında etik bir ikilemle karşılaşıyor. Walsh'a göre Yemen'deki en büyük mesele gıda sıkıntısından çok, ekonomik durumu elveren çok az sayıda Yemenli'nin kısıtlı miktardaki gıdaya erişme gücü olması. Habere göre yıllardır devam eden abluka, bombardıman ve astronomik düzeye ulaşan enflasyon, Yemen ekonomisini yerle bir etti. Bu da yoksulların ağaç yapraklarını kaynatıp yemek zorunda kaldığı, durumu iyi olanlarınsa hala dükkanlardaki ürünlere erişme gücü olduğu bir ülke ortaya çıkardı. Declan Walsh, böyle bir durumda, yanlarında konaklama, tercüman ya da ulaşım gibi ihtiyaçlarını karşılamak üzere bol miktarda nakit para taşıyan gazetecilerin, kendilerine, ”İşi bir süreliğine bırakıp insanlara yardım mı etmeliyim?” sorusunu yönelttiğini yazıyor. Walsh'a göre muhtaç olanlara para vermek ya da başka yardımda bulunmak, bazı kaygıları beraberinde getiriyor. Örneğin tek bir kişi ya da aileye yardım etmek, haksızlık olur mu?Ya da yardım edildiğini gören başkaları, daha fazla çıkar sağlamak için başlarına gelenleri yalan ya da abartılı ifadelerle aktarır mı? Walsh, aile, gelenek ve törelere dayalı Yemen toplumunun savaş nedeniyle dağılmaya başladığını, yoksulluk nedeniyle birçok ailenin hastaneye gitmek için gereken taksi ücretini bile ödeyemez duruma düştüklerini bildiriyor.

Los Angeles Times ise yaklaşık altı ay önce Singapur'daki tarihi zirvede bir araya gelen Başkan Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'ın barış ve refah adına belirsiz vaatlerde bulunduğunu ancak o zamandan bu yana Kuzey Kore'nin nükleer tesislerini azaltma konusunda hiçbir somut adım atmadığını bildiriyor. 12 Haziran'daki zirveden bu yana iki lider arasında giderek tırmanan ve savaş kaygılarını körükleyen gerginliklerin azaldığına dikkat çeken gazete, Amerika'nın esas amacı olan nükleer silahsızlanmanın ise şu anda son derece uzak bir ihtimal olduğunu yazıyor. Habere göre Kuzey Kore, New York'ta Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ise yapacakları toplantıyı 7 Kasım'da iptal etti ve Trump Yönetimi yaptırımları kaldırmadığı takdirde nükleer denemelere yeniden başlayacakları tehdidinde bulundu. Kore Yarımadası konusunda uzman eski CIA yetkilisi Sue Terry, Kuzey Koreliler'in bürokratlarla muhatap olmak istemediğini, onun yerine en çok tavizi koparabilmek için Başkan Trump'la doğrudan ilişkiye geçmeyi tercih ettiklerini söylüyor. Öte yandan gazete, Pyongyang'in baskıyı arttırmak için başka yollara da başvurduğunu bildiriyor. Kim Jong Un'un yapımı yedi yıl süren ve ”ultra modern” olarak tanımlanan taktiksel silahın denemesini izlediği şeklinde Kuzey Kore resmi haber ajansı tarafından aktarılan haber, buna bir örnek. Eski CIA yetkililerinden Bruce Klingner ise füze geliştirdiği tesislerdeki faaliyetlere ağırlık veren Kuzey Kore'nin Amerika'yla yapacağı herhangi bir anlaşmanın bedelini yükseltmeye çalıştığını söylüyor. Uzman, Kuzey Kore'nin amacının Trump Yönetimi'nden daha fazla taviz koparmak olduğunun altını çiziyor.

XS
SM
MD
LG