Erişilebilirlik

19 Kasım Amerikan Basınından Özetler


19 Kasım Amerikan Basınından Özetler
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:04:17 0:00

New York Times, Başkan Trump'ın Cemal Kaşıkçı cinayetinden Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı sorumlu tutmayı reddettiğini yazıyor. Gazete, oysa Trump'ın daha önce Kaşıkçı'nın ortadan kaybolması ve öldürüldüğünün anlaşılması üzerine Suudi liderleri ”tarihin en kötü örtbasını” planlamakla suçladığını hatırlatıyor. Ancak Trump CIA'in Veliaht Prens'in Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini verdiği sonucuna varmasına rağmen haftasonunda Suudi Arabistan'ı ”gerçek anlamda olağanüstü bir müttefik” olarak tanımladı. Habere göre Trump, cinayetin sorumlularını nasıl suçlayacağına karar vermeden önce Kaşıkçı'nın ölümüne ilişkin Salı günü çıkacak raporu bekleyeceğini söyledi. Ancak daha yayınlanmadan raporun önemini arka plana itmeye çalışan Trump, rapordaki sonucun cinayetten kimin sorumlu olduğunu açıkça belirtmeyebileceğini ima etti. Trump ayrıca Türk yetkililerin CIA ile paylaştığı kritik delil niteliğindeki ses kaydını dinlemesi için hiçbir sebep olmadığını söyledi. Gazete, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili bu son sözlerinin, İran'dan İsrail-Filistin barış sürecine ve silah anlaşmalarına, Trump'ın Ortadoğu politikasını 33 yaşındaki Veliaht Prens'e ne kadar bağladığının kanıtı olduğu yorumunda bulunuyor. Trump, Muhammed bin Selman'ın Kaşıkçı cinayetindeki rolüyle ilgili raporlara rağmen istihbarat örgütleriyle arasını açma pahasına da olsa Veliaht Prens'ten vazgeçmeyeceğinin sinyallerini veriyor.

Washington Post ise Başkan Trump'ın Amerika'nın Birleşmiş Milletler aracılığıyla Filistinli mültecilere yaptığı mali yardımı kesmeye çalışması nedeniyle birçok Filistinli'nin gelecek korkusu çektiğini yazıyor. Gazete, Amerika Dışişleri Bakanlığı'nın geçen yaz Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'nu ”telafi edilemeyecek kadar sorunlu” olarak tanımladığını hatırlatıyor. Habere göre İsrail'in Filistinli mültecilere yönelik yardımla ilgili görüşlerinin yanında yer alan Amerika, yardımların mülteci meselesine çözüm bulmaktan çok meseleyi daha da derinleştirdiğini bildirmiş ve yardımın kesileceğini duyurmuştu. Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu, sayıları 700 binden beş buçuk milyona çıkan Filistinli mültecilere yardım için her yıl gereken bir milyar 200 milyon dolarlık fonu bulmakta zorlanıyor. Amerika ayrıca Filistinli mültecilerin ”geri dönüş hakkını” da geri çekerek Ortadoğu barışı açısından kilit öneme sahip bu öğeyi masadan kaldırıyor. Gazete, bu aşamada devreye ”Kimlere Filistinli mülteci denir?” sorusunun gündeme geldiğini, başka ülkelerin vatandaşı olan ya da başka ülkelerde yaşayan Filistinliler'in gelecekte kurulacak bir Filistin devletinde hak talep edip edemeyeceklerinin tartışmaya açıldığını vurguluyor.

Washington Post bugün ayrıca mezunu olduğu Johns Hopkins Üniversitesi'ne bir milyar 800 milyon dolar bağışlayan New York eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg'ün elit yüksek öğrenim kurumlarını orta ve düşük gelirli ailelerin çocuklarının erişimine açma hareketinde başı çektiğini yazıyor. Gazete, modern zamanların en yüksek özel bağışı olan bu miktarın Baltimore'daki araştırma üniversitesi Johns Hopkins'e gelecek güz döneminde daha çok lisans öğrencisine mali yardım yapmasını sağlayacağını bildiriyor. Bloomberg'ün cömert bağışı ayrıca federal eğitim kredisi alan çok sayıda lisans öğrencisinin borçlarını ödemesine de yardımcı olacak. Johns Hopkins Üniversitesi'nden 1964 yılında mezun olan 76 yaşındaki Michael Bloomberg, yüksek eğitimdeki fırsatların öğrencilerin ve ailelerinin mali durumuna değil, başarı seviyesine göre değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bloomberg, New York Times gazetesinde bu konuda kaleme aldığı makalesinde, üniversitelerin öğrenci kabul sürecinde ailelerin okul ücretini ödeyecek durumda olup olmadığının artık Johns Hopkins açısından bir mesele olmaktan çıkacağını yazdı.

XS
SM
MD
LG