Erişilebilirlik

Washington Post, Beyaz Saray'da Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in'le bir araya gelen Başkan Trump'ın Haziran ayında Singapur'da yapılması planlanan Amerika-Kuzey Kore zirvesinin gerçekleşmeyebileceğinin işaretlerini verdiğini yazıyor. Gazete, iki hafta önce Singapur'da Amerikalı ve Kuzey Koreli tarafların zirve öncesinde hazırlık yapmak için planlanan görüşmeye, Kuzey Kore heyetinin gelmediğini, bu durumun Amerika açısından alarm verici bir gelişme olduğunu bildiriyor. Trump, Güney Kore lideriyle Oval Ofis'te yapacağı görüşmeden önce yaptığı açıklamada, ”Çok fazla vakit kaybetmek istemiyorum, eminim Kim Jong Un için de aynısı geçerlidir. Görüşmenin gerçekleşmemesi olasılığı oldukça yüksek. Bu demek değildir ki, belirli bir zaman zarfında görüşme yapılmasın. Ama 12 Haziran'da görüşemeyebiliriz,” dedi. Pyongyang'in son zamanlarda sert söylemlerine geri dönüş yapması, Beyaz Saray'ı kaygılandırıyor. Kim Jong Un'un bir süreliğine diplomatik yumuşama sağladıktan sonra görüşmelerde elini güçlendirmek ya da zirveden çekilmeye fırsat yaratmak için eski düşmanca yaklaşımına yeniden döndüğü gözleniyor. Öte yandan Trump, küresel güçlerle müzakere masasına oturmanın büyük bir risk almak anlamına geldiğini fark etmiş olan Kim'in kararsızlık yaşadığını ima etti. Trump, Amerika'nın bazı şartlar öne sürdüğünü ve bu şartların yerine getirileceğini düşündüğünü kaydetti, ancak bu koşulların ne olduğuna ilişkin ayrıntı vermedi.

New York Times ise ana sayfasında yayınladığı fotoğrafla Suriye'nin başkenti Şam'ın yedi yıl sonra IŞİD militanlarından tamamen temizlendiğini bildiriyor. Gazete, Suriye Hükümeti'nin IŞİD'le hafta sonu vardığı anlaşma uyarınca örgütün Yarmouk Filistin mülteci kampını ve kampın yakınındaki kasabayı terk etmeyi ve Suriye'nin doğusunda elinde kalan son noktaya çekilmeyi kabul ettiğini yazıyor. Habere göre geçen hafta Moskova'da Beşar Esat'la bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çatışmaların sona ermeye başlamasıyla yabancı güçlerin artık operasyonlarını tamamlayıp ülkelerine geri dönme zamanının geldiğini kaydetmişti. Ancak Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde, Amerika'nın ise doğudaki varlığının hala devam etmesi, bunun en azından yakın gelecekte gerçekleşmeyeceğinin bir göstergesi.

New York Times bugün ayrıca Amerikan Kongresi'nin, on yıl önce patlak veren ekonomik krizden sonra bankaları kontrol altına almak ve yeni bir krizi önlemek amacıyla çıkarılan 2010 tarihli Dodd-Frank yasasının binlerce küçük ve orta ölçekli banka üzerindeki kısıtlayıcı rolünün sona erdirilmesini kabul ettiğini yazıyor. Gazete, Temsilciler Meclisi'nin, 159 ”hayır” oyuna karşın 258 ”evet” oyuyla birçok bankayı Dodd-Frank yasasının kontrolundan çıkarmasının, Başkan Trump adına kazanılmış ciddi bir zafer anlamına geldiği yorumunda bulunuyor. Yeni yasa, Amerika'nın en büyük bankalarının ekonomik krize yol açacak riskli adımlar atmasının önündeki engelleri kaldırmış değil. Ancak eski Başkan Obama döneminde getirilen düzenlemeler yine de büyük ölçüde kaldırılmış oldu. Temsilciler Meclisi Başkanı Paul Ryan, gelişmeleri büyük memnunlukla karşıladığını kaydetti. ”Küçük bankalarımız ekonomik büyümenin lokomotifidir,” ifadesini kullanan Ryan, bu bankalar üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasının milyonlarca tüketicinin ekonomiye yeniden katılımını sağlayacağını söyledi. Ancak Demokrat Parti'nin önde gelen kimi liderleri habere göre yeni uygulamaya karşı tepkili. Nancy Pelosi, ”Ekonomik gerilemeye neden olan aynı koşulların Kongre eliyle yeniden oluşturulmasına izin vermemeliyiz,” diyerek yasaya karşı olduğunu savundu.

Wall Street Journal ise Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'ün Avrupa Parlamentosu'nda verdiği ifadede sahte haberlerin yayılması ve kullanıcı mahremiyetinin ihlal edilmesi gibi meselelerde yeterli önlem almadıkları için Avrupalı liderlerden özür dilediğini yazıyor. Gazete, Zuckerberg'ün bu özüre rağmen bazı zor soruları yanıtlamaktan kaçındığını ve Facebook'un aşırı büyük piyasa gücü olduğu hakkındaki iddiaları reddettiğini bildiriyor. Habere göre Zuckerberg, kısa süre önce Amerikan Kongresi'nde yaptığı açıklamalarda kullandığı benzer ifadeleri Avrupa'da da gündeme getirdi. Zuckerberg, Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oturumlardaki tipik format çerçevesinde soruları yanıtladı. Gazete, bu format uyarınca önce oturuma katılan Avrupalı liderlerin konuşmalarını gerçekleştirdiğini, Zuckerberg'ünse yanıtlarını bu konuşmalardan sonra sınıflandırarak verdiğini yazıyor. Örneğin Zuckerberg, Facebook hesabı olmayan bireyler hakkında veri toplamanın etik olup olmadığı ya da Facebook'un hedefli reklamları görmek istemeyen kullanıcılarının bu arzusuna yanıt verip vermeyeceğiyle ilgili soruları yanıtsız bıraktı. Zuckerberg'ün bazı hassas meselelere değinmemesiyse bazı Avrupalı siyasetçilerin tepkisini çekti. Örneğin Alman Parlamenter Gabriele Zimmer, Zuckerberg'ün çok genel yanıtlar verdiğini, Jan Philipp Albrecht ise Facebook CEO'sunun oturumu ciddiye almadığı şeklinde bir izlenim uyandırmasının kendisini adeta şoke ettiğini söyledi.

XS
SM
MD
LG