Erişilebilirlik

Amerikalılar Kutuplaşmış Ortamda Gerçeği Arıyor


Çok sayıda Amerikalı, siyasi açıdan keskin hatlarla bölünen ülkede neyin doğru ve gerçek olduğunu anlamanın son derece zor olduğu konusunda görüş birliği içinde.

Associated Press haber ajansının NORC Kamu İşleri Araştırmaları Merkezi ve USAFacts kuruluşuyla birlikte yaptığı yeni anket, siyasi görüşleri ne olursa olsun, çoğu Amerikalı'nın verilerin doğruluğunu anlamakta zorlandığını ortaya koyuyor. Ankete katılanların yaklaşık üçte ikisi, çoğunlukla tek taraflı verilere rastladıklarını söylüyor. Her on katılımcıdan altısı, aynı gerçekler hakkında farklı

kaynaklardan çelişkili bilgiler aldıklarını kaydediyor.
California eyaletinin Modesto kentinden 29 yaşındaki Leah Williams, ”Gerçeklere ulaşmak zor. Satır aralarını okumanız gerekiyor. Sağduyulu olmalısınız,” diyor. Cumhuriyetçi Parti destekçisi Williams, çelişkili verilerin içinden çıkabilmek için kendi görüşlerini paylaşan arkadaş ve akraba çevresine güvendiğini söylüyor ve ”Her yerde kuzu kılığına bürünmüş kurtlar var,” diyor.

Anket, Amerikalılar'ın yüzde 47'sinin karşılarına çıkan bilgilerin doğru olup olmadığını anlamakta zorlandığını gösteriyor. Doğruluk hesabı yapmakta zorlanmadıklarını söyleyenlerin oranı, yüzde 31. Bilgilerin gerçek olup olmadığını belirlemede, verinin nasıl toplandığı konusundaki şeffaflık ve bilimselliğe dayalı olup olmadığının önemi hakkında geniş kapsamlı görüş birliği mevcut. Hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler bu sürecin kendilerini zorladığını ifade etse de USAFacts'in kurucusu Steve Ballmer, anketten elde edilen bulguların kendisini umutlandırdığını söylüyor.

Microsoft'un eski CEO'su Steve Ballmer,”Amerikalılar gerçekleri bilmek istiyor. Gerçekler, karar verme sürecinin, ortak tartışma ve diyaloğun itici gücüdür,” şeklinde konuşuyor.

Ancak yalan açıklamalarda bulunma ve çürütülmüş komplo teorilerini tekrarlama sicili kabarık olan Başkan Trump, Amerikan tarihinin dördüncü azil soruşturması kapsamında kamuoyuna açık yapılan oturumlarla yüzleşirken, birbirinden farklı siyasi görüşler, Amerikan kamuoyunun sorgulanamaz gerçeklerin ne olduğunu anlamaya çalışırken farklı rotalara sapmasına yol açıyor.

Demokratlar'ın uzmanlar ve akademisyenlere daha çok güvendiği görülürken Cumhuriyetçiler, Başkan Trump'tan duyduklarına inanmayı tercih ediyor.

Texas eyaletinin Midland kentinden 48 yaşındaki Cumhuriyetçi Al Corra, ”Trump'ı Fox Haber kanalında izliyorum, haberleri bu kanaldan alıyorum,” diyor. Corra'ya göre Trump yanlısı Fox Haber kanalı, kafa karıştırıcı bu ortamda bilgiye ulaşmanın en kolay yolu.

Ankete göre Cumhuriyetçiler'in Başkan Trump'ın açıklamalarına güvenme olasılığı, Demokratlar'a oranla daha yüksek. Genelde Amerikalılar'ın yüzde 61'I, Trump'tan hükümete ilişkin olarak gelen verilere ya çok az güvendiklerini ya da hiç güvenmediklerini söylüyor.

Cumhuriyetçi Al Corra, akademisyenleri fazla ”liberal” bulduğu için güvenmediğini söylüyor. Corra gibi birçok Cumhuriyetçi seçmen, aynı görüşe sahip. Verinin uzmanlar tarafından doğrulanması durumunda bunu gerçek olarak kabul eden Demokratlar'ın oranı yüzde 72. Bu oran, Cumhuriyetçiler arasındaysa yüzde 40. Aynı doğrulamayı akademisyenlerin yapması durumunda Demokratlar'ın yüzde 57'si, Cumhuriyetçiler'inse yüzde 30'u bunu doğru olarak kabul ediyor.

Colorado eyaletinin Aurora kentinden Demokrat Partili seçmen Scott Austin ise uzmanlara genellikle güvendiğini, ancak sahte verilerin yaygın olması nedeniyle uzmanların hangi kurumlarla bağlantılı olduklarını kontrol ettiğini söylüyor. Austin, ”Eğer Stanford Üniversitesi'nden bir uzman konuşmuşsa buna güveniyorum çünkü Stanford güvenilir bir kurum,” diyor.

52 yaşındaki eski muharip Austin, veri doğrulamak için bir internet sitesinden diğerine atladığını, hükümet verilerine yönelik şüphelerininse giderek arttığını kaydediyor. Amerikalılar'ın yüzde 54'ü gibi Austin de Başkan'ın hükümetin sağladığı veriler üzerinde fazlasıyla nüfuz sahibi olduğu görüşünde. Trump'ın sözlerine güvenmediğini söyleyen Austin, bu nedenle hükümet kaynaklı verilerin doğruluğu konusuna da giderek daha şüpheci yaklaşıyor.
Austin, ”Trump Yönetimi'ne kadar Demokrat ya da Cumhuriyetçi Partili hükümetlere güvenip güvenmeme konusunda hiçbir sorun yaşamamıştım,” diyor.

Amerikalılar'ın yüzde 45'i yani yarıya yakını Kongre üyelerinin de hükümet kaynaklı veriler üzerinde büyük etki sahibi olduğu görüşünde. Her on Amerikalı'dan üçüyse federal dairelerde görev yapan personelin aynı etkiye sahip olduğunu düşünüyor.

Steve Ballmer, verilerin doğruluğu konusunda aslında en çok güvenilmesi gereken kesimin federal hükümet personeli olduğunu kaydediyor.
Ballmer, ”Bu çalışanlar hükümetlerle birlikte değişmiyor. Verileri topladıkları gibi kamuoyuna açıklıyorlar. Bilgisayar sistemlerinin de partilerüstü olduğunu hatırlatmakta yarar var. Bilgisayarlar veriyi alıp işlenmiş halini size sunuyor. Hükümet dairelerinde olan bu,” diyor.

Amerikalılar’ın en az dörtte üçü, bilgilerin doğru olup olmadığını değerlendirmede kaynakların tüm ilgili verileri sunmasının ve bilgilerin nasıl toplandığını açıklamasının önemli olduğu görüşünde. Kimileriyse verilerin karşıt görüşleri de içermesi ve yorumdan arındırılmış olması gerektiğini savunuyor.
Her on kişiden altısı, bilimsel verilere dayandığı sürece bilgiyi doğru olarak kabul etme olasılıklarının yüksek olduğunu söylüyor.

Öte yandan çok sayıda Amerikalı, bilgi edinmek için hükümetin internet sitelerine, haber kaynaklarına ve sosyal medyaya başvurduklarını söylüyor. Toplamda katılımcıların yüzde 54'ü, hükümete ilişkin haberleri günde en az bir kez sosyal medyadan, yüzde 52'si yerel televizyon kanallarından, yüzde 50'si ulusal televizyon kanallarından, yüzde 47'siyse kablolu televizyonlardaki haberlerden aldıklarını söylüyor. Her on kişiden altısı, bilgi edinmek için hükümetin internet sitelerine başvuruyor.
Ancak anket, bu kaynaklara ilişkin şüphelerin yaygın olduğunu, büyük çoğunluğun sosyal medya, Başkan, Kongre üyeleri ve şirketlerden elde ettikleri hükümete ilişkin bilgilere güvenmediğini ortaya koyuyor.

Las Vegas'tan Lynn Joseph, bilgi edinmek için interneti kullandığını, ancak günümüzde hemen hemen tüm kaynaklardan şüphe duyduğunu söylüyor. Joseph, ”Güvendiğim biri var mı? Hayır. Benim felsefeme göre herkes masum oldukları kanıtlanıncaya kadar suçludur,” diyor.
Cumhuriyetçi olan Joseph, Başkan Trump'ın ılımlı destekçileri arasında. Joseph, Trump'ın her söylediğine inanmadığını kaydediyor. Genelde Trump'ı destekleyenlerin üçte biri, Trump'tan gelen hükümetle ilgili bilgileri sadece bir yere kadar doğru kabul ediyor. Dörtte bir oranındaki katılımcılarsa Trump'a ya çok az güvendiklerini ya da hiç güvenmediklerini söylüyor.

UKRAYNA KRİZİ ÖZEL SAYFASI

STÜDYO VOA

Biden Enflasyonu Düşürme Yasasını İmzaladı
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:28:36 0:00
XS
SM
MD
LG