Erişilebilirlik

Amerikalılar Geçen Yıl Yapılan Başkanlık Seçimi Hakkında Ne Düşünüyor?

  • Penelope Poulou

Amerikalılar, geçen yıl yapılan başkanlık seçimleri hakkında ne düşünüyor? Bu soruya cevap arayan 11/8/16 adlı belgeselde, 8 Kasım’da oy veren 16 Amerikalı gün boyunca izleniyor.

Yapımcılığını Jeff Deutchman’ın üstlendiği belgesel, Amerika’daki siyasi ve kültürel bölünmeyi gözler önüne seriyor.

Liberal üniversite öğrencisinden, Batı Virginialı muhafazakar kömür madencisine kadar milyonlarca seçmen 8 Kasım günü oy verdi.

Jeff Deutchman’ın 11/8/16 adlı belgeseli, geçtiğimiz Kasım ayında sandığa giden Amerikalılar’ı, seçim günü boyunca izliyor. Ülke çapında izlenen 50 seçmenden 16’sı, belgesele konu olmuş.

Deutchman, “Coğrafi, demografik ve ideolojik çeşitliliği temsil eden geniş bir seçmen kitlesiyle çalışmak istedik” diyor.

New York’ta Demokrat aday Hillary Clinton’ı destekleyen Hintli bir taksi şoförü, Alabama’da aklanarak 30 yıl sonra oy kullanma hakkını geri alan bir mahkum, Miami’de Trump’ı destekleyen eski bir savaş muharibi ve Trump kazanırsa geleceği tehlikeye giren bir göçmen. Bu belgesel, herkesin özel hayatını etkileyen sorunlar üzerinden oy verdiğini gösteriyor.

Filmde, birçoklarının, Hillary Clinton’ın kazanacağı yönündeki medya tahminlerine inandığı da görülüyor.

Jeff Deutchman’a göre bu belgesel, Amerikan toplumunda, medyanın gözünden kaçan derin kültürel ayrılıkları ortaya koyuyor.

Deutchman, “Bence, sürekli içinde yaşadığımız ortamdan kurtulmalıyız. Etrafımızı hem sanal hem de gerçek hayatta kendimiz gibi düşünen kişilerle kuşatıyoruz. Bunu anlayabiliyorum. Bunu herkes kadar ben de yapıyorum. Ancak, bu ülkenin ne kadar büyük olduğu gerçeğini anlamaya çalışmamız ve bu büyüklüğü oy verirken ve konuşurken dikkate almamız çok önemli” diyor.

Film taraf tutmuyor. Siyasi eğilimlerine rağmen, özel koşulları temelinde oy veren 16 karakteri tanıyoruz.

Film, seçim kampanyalarındaki mesajlarının ve yandaş medyanın, seçmenlerin önyargı ve korkularını nasıl beslediğini de gösteriyor.

Öte yandan belgeselde, Donald Trump’ın kazanma olasılığının, azınlıkları ne kadar kaygılandırdığı da görülüyor.

Deutchman, seçimlerden bir yıl sonra, Amerika’daki derin kutuplaşmanın aynı şekilde sürdüğünü söylüyor.

Yapımcı, bu belgesel gibi filmlerin, Amerikalı seçmenleri diyalog kurmaya teşvik edeceğini umuyor.

Peki Amerikalılar arasındaki bu kutuplaşma, bireylerin siyasi görüşlerini açıkça söylemelerini engelleyecek kadar ciddi boyutlara ulaşmış durumda mı? Yeni bir araştırmaya göre sorunun yanıtı ‘evet’. Birçokları bunun ifade özgürlüğüne zarar vermesinden kaygılı. Ayrıntılar Hülya Polat’ın yeni blog yazısında:

https://blogs.voanews.com/turkish/gokkusagi/2017/11/09/amerikalilar-siyasi-goruslerini-gizliyor-mu/

XS
SM
MD
LG