Erişilebilirlik

Amerika’daki Uygurlar’ın Şincan Endişesi


Amerika’daki Uygurlar’ın Şincan Endişesi
lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:02:12 0:00

Birleşmiş Milletler yetkilileri ve insan hakları örgütleri Çin’in Uygurlar’a yönelik zulmünün devam ettiğini bildiriyor. Yaklaşık 1 milyon Uygur’un ülkenin geri kalanından soyutlanması, Uygurlar’ın toplama kampında tutulmasına benzetiliyor. Baskıdan kaçanların önemli bir bölümü Amerika’da başkent Washington ve civarında yaşıyor. Ülkenin başkenti, Amerika’da en fazla Uygur’un yaşadığı bölge olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Washington yakınlarındaki Virginia eyaletinin Fairfax ilçesindeki park, bu çocukların anavatanı Şincan eyaletinden oldukça uzakta.

Irade Kashgary, Ana Bakım ve Eğitim’in kurucusu. Burası Virginia’nın kuzeyinde Uygur diliyle eğitim yapan bir okul.

Kashgary, “Bu özgürlüğe sahip olduğum, ailem ve Uygurlar adına konuşabildiğim için mutluyum. Fakat aynı zamanda bir eksiklik hissediyorum. Kimliğinize, anavatanınıza ulaşımınız yoksa kendinizi tam olarak hissedemiyorsunuz” diyor.

Amerika’ya sığınan Uygur asıllı Amerikalı 18 yaşındaki Erik Celil ve diğer gençler için anavatan uzak bir hayal.

Halil, “En büyük hayalkırıklığım geri dönecek olamamam. Ben oralıyım. Anne ve babamın büyüdüğü yeri hep görmek istedim. Nasıl güzel bir yer olduğunu hep anlatırlar” ifadelerini kullanıyor.

İnsan Hakları savunucusu Ömer Kanat, Çin’in sömürge kampanyasına devam etmesi durumunda dönecek bir yer kalmayacağından endişe ediyor.

Uygur İnsan Hakları Proje Direktörü Kanat, “Durum Batılı uzmanlar tarafından kültürel soykırım olarak niteleniyor. Aynı zamanda etnik temizlik ve insanlığa karşı suç. Bölgede Uygurlar’a yapılan bu” diyor.

Amerika Uygurlar’a göçmenlik statüsü önerdi ve Kongre üyeleri destek mesajları yayınladı. Şincan’daki insan hakları ihlallerini kınayan bir karar tasarısı kabul edildi.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi de, “Yaklaşık 3 milyon Uygur eğitim kamplarında. Bu ne demek? Dünya neden konuşmuyor? Biz konuşmak zorundayız” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, “Çin’in dini inançlara ve dini topluma baskısı gerçek. Şeytanca ve görmezden gelinemeyecek kadar korkunç” diyor.

Ancak bu sözler henüz eyleme geçmiş değil.

Uygurlu activist Erik Halil, “Amerika çok fazla birşey yapamıyor çünkü Çin’le ilişkisini korumak istiyor fakat Amerika’dan kesinlikle daha fazla destek bekliyorum” diyor.

Yeni ülkelerinde barışın tadını çıkarsalar da birçok Uygur, kalplerinin anavatanlarını bir daha görüp göremeyecekleri konusunda sızladığını söylüyor.

XS
SM
MD
LG