Erişilebilirlik

LÖSEV'den Amerika'da Tanıtım Çalışmaları


Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı LÖSEV, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi Özel Danışmanlık Statüsü’ne sahip bir sivil toplum kuruluşu olarak, 18 yıldır sürdürdüğü çalışmaları ve lösemi alanındaki tecrübelerini BM üyeleriyle paylaştı.

LÖSEV Heyeti, Kadının Statüsü Komisyonu davetlisi olarak New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 61’nci oturuma özel bir sunumla katıldı.

Birleşmiş Milletler danışmanı sıfatıyla dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve üye hükümet heyetlerinin de katıldığı Birleşmiş Milletler oturumunda LÖSEV adına Genel Koordinatör Hülya Ünver ve Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Cevher Yücel, Türkiye’yi temsil etti.

Heyet ayrıca, dünyaca ünlü Amerikan Çocukluk Kanserleriyle Mücadele Derneği (American Childhood Cancer Organization) ve Johns Hopkins Hastanesi gibi Amerika’nın ve dünyanın köklü kurumlarıyla görüşmeler yaptı ve karşılıklı işbirliği yolları aradı.

Görüşmelerde, Avrupa’nın ilk ve en kapsamlı Onkoloji Kenti LÖSANTE Hastanesi ve Araştırma Laboratuvarları’nın faaliyetleri hakkında bilgi sunuldu ve özellikle lösemi ve kanser konusunda ortak araştırma projeleri için hedefler çizildi.

Ama herşeyden önce LÖSEV tanıtıldı.

”Daha önce bu konuda bu kadar önemli hizmetler vermiş dünyada başka bir sivil toplum kuruluşu yok bunun biz farkındayız ama tüm dünya farkına varsın istiyoruz. O nedenle bu yıl davet aldık ve bu daveti değerlendirmek istedik. Onun için kalktık böyle binlerce kilometre öteye uzandık. Ayrıca burada Türk vatandaşlarımızla kucaklaşmak istedik, bizim için çok kıymetli olan noktaları ziyaret etmek istedik. Sayın Büyükelçimizi, konsolosluklarımızı ziyaret ettik.” diye konuşan Genel Koordinatör Hülya Ünver, çok önemli bir hizmet verdiklerini tekrarlıyor ve Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere de bu sorumluluğu paylaşmaları çağrısında buluyor.

“Birleşmiş Milletler bizim için ilk deneyim oldu. Tabii bir de vakfımız çok ciddi hizmetler veriyor Türkiye’de. 20 binden fazla lösemili çocuğumuz, vakfımız çatısı altında vakfımızın çok çeşitli hizmetlerinden faydalanıyorlar; sağlık hizmetlerleri, eğitim hizmetleri yani LÖSEV’ın hem hastanesi var, 400 yataklı tuğla bağışlarıyla hayata geçirdiğimiz bir hastanemiz var. Aynı zamanda bir okulumuz var; çocuklarımız ücretsiz eğitim hizmetleri alıyor. Bunları burada da anlatabilmeyi arzu ettik açıkçası. Birleşmiş Milletler dediğim gibi bizim çok hakim olduğumuz bir alan değildi, 2008’de üye olsak da, bugüne kadar henüz arzu ettiğimiz çalışmaları henüz gerçekleştirme fırsatı bulamadık çünkü Türkiye’deki hizmetlere çok ağırlık vermiştik. Ama burayı da görmek istiyoruz çünkü dünyada kanser çok hızlı artıyor ve gerçekten artık bir takım krizler yaşanmadan dünya pek çok konuda harekete geçmiyor. Kanser de çok önemli bir kriz yaratma düzeyine ulaştı diyebiliriz, bu anlamda ülkelerin alması gereken bir takım tedbirler olduğuna inanıyoruz. Yani kansere yakalanmadan, vatandaşlarımıza, dünyadaki tüm insanlara bunu anlatmak lazım, bununla ilgili mücadeleyi sadece kişisel olarak ya da sivil toplum kuruluşu olarak değil, devletler düzeyinde sürdürmemiz lazım. Bunu ifade etmeyi arzu ediyoruz. Bu yıl gözlemledik ki; gelecek yıl bu konuda çok ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor, bu bilgilerle de ülkemize dönüyor olacağız” diyen Ünver, kurulduğu 1998 yılından bu yana vakıfta önemli hizmetler veriyor.

”Kurulduğu yıllarda çok zor şartlarda tedavi imkanı buluyordu lösemili çocuklarımız, tabii Sağlık Bakanlığı'mızın yaptığı bir takım atılımlarla da birlikte, bugün çok daha iyi şartlara ulaştık ama LÖSEV Türkiye’de en önemlisi lösemi konusunda büyük bir toplumsal farkındalık yarattı. Ve tüm topluma umut aşıladı. Eskiden, 1998 yılında kurulduğunda lösemili bir çocuk sahibiyseniz onun öleceğine inanıyorsunuz bugün böyle bir tanı alsanız da, büyük bir şok yaşasanız da, çocuğunuzu hayata tutunduracağınızı bilerek bu savaşa başlıyorsunuz. Bu çok önemli bir farklılık. Büyük bir farkındalık. Kurulduğu yıllarda gerçekten sosyo ekonomik anlamda ailelelerin hastaların çok ciddi ihtiyaçları vardı ve ne yazık ki bunlar gözardı edilebiliyordu. Hastane bahçelerinde yatan aileler vardı. Gerçekten şehir dışından gelip konaklayacak yerleri olmayan, bu anlamda maddi hiçbir gelirleri olmayan ve bunu karşılayamadıkları için kaderci bir yaklaşımla çocuklarını kaybetmek pahasına şehirlerine dönen hastalar vardı, artık bunlar yok. Artık gerçekten çocuklarının iyileşeceğine inanarak bu mücadeleyi sürdürüyorlar. Ve tabii ki bu noktada LÖSEV onlara çok büyük destek sağlıyor. Konaklama imkanı sağlıyor hastanesinde, ücretsiz tedavi imkanı sağlıyor, okulunda ücretsiz kolej eğitimleri veriyor. 3 yıl süren bu hastalıkta lösemili çocuklar köyünde hastalarını ağırlayabiliyor. Maddi, manevi, sosyal psikolojik hastalarımızın her neye ihtiyacı varsa, sosyal hizmetler ekibimizle tespit ediyoruz, evet çocuklarımızı iyileştiriyoruz. Yüzde 20'lerde olan başarı oranını yüzde 90'ların üzerine çıkartmış olmanın gururunu yaşıyoruz, bu gerçekten şu anda gelişmiş ülkelerin standartlarında bir rakam. Bunu yaygınlaştırmayı istiyoruz. Ve artık daha büyük bir mücadelemiz var. Kanserle daha büyük bir savaş başlatmak ve artık insanlar kanser olmadan önce bir takım önlemler almak istiyoruz. Bu anlamda da farkındalık, bilinçlenme çok önemli. Ve tekrarlamak istiyorum; bu sadece bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının değil, tüm ülkelerin mücadele etmesi gereken, dünyadaki en büyük sorunlardan bir tanesi. Nitekim kanser, Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıklamalarına göre artık ölümcül hastalıklar arasında neredeyse birinci sıraya yükselmiş durumda. Bunun gözardı edilmemesi lazım.” diyerek kurulduğu günden bu yana gelinen süreci değerlendiren Ünver, vakfın bağışlarla ayakta durduğunu hatırlatıyor ve Türk halkının desteğinin devamını beklediğini şu sözlerle ifade ediyor:

“Kamuoyunun, Türk halkının, halkımızın desteklerinden çok memnunuz çünkü bizim arkamızda hiçbir holding veya farklı bir yapılanma, dini bir örgüt, siyasi bir parti yok. LÖSEV tamamen Türk halkına malolmuş, tabana yayılmış bir kuruluş. Milyonlarca bağışcısı var. Ama bunlar küçük küçük bağışlar, onlar biraraya geldiği zaman LÖSEV’in bugün hizmet vermesini sağlıyor. İşte koskoca bir hastane oluyor, tuğla bağışlarıyla. Ne yazık ki löseminin kökünü kazıyabilmiş değiliz. Kanserin kökünü kazıyabilmiş değiliz. Evet bu hastalıklar artıyor. Daha fazla insan bu hastalıklarla mücadele ediyor. Biz de daha fazla insana kucak açıyoruz. Ve onların her türlü ihtiyacında yanlarında olmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla bu bağışların sürdürülebilirliğini sağladığımız ölçüde hizmetlerini vermesi, bu şekilde sürdürmesi mümkün oluyor. Ama dediğim gibi halkımızın teveccühünü kazanmış bir kuruluşuz, bir vakıfız. Ve inşallah böyle de devam edeceğine inanıyoruz. Çünkü LÖSEV, bizim dışımızda yapılan anketlerde görüyoruz ki; en güvenilen en sevilen sivil toplum kuruluşu . E ne mutlu bize, çok şükür, gerçekten bu açıdan mutluyuz, gururluyuz. İnşallah her zaman da bu güvene layık olmaya çabalarımızı sürdüreceğiz."

Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Cevher Yücel de, yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyadan gelecek bağışları beklediklerini söylüyor.

Bu bağışlarla gerçekleştirilen etkinliklerden birinin Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası olduğunu ifade eden Yücel, “Biz 16 yıldır LÖSEV olarak Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftasını kutluyoruz. Dünyanın dört bir yanından lösemiyi yenmiş bir çocuğumuz ve annesiyle birlikte bir hafta, unutulmaz bir hafta geçiriyoruz. Bu kapsamda yaşı 16 yaşına kadar olan lösemiyi yenmiş gençlerimizi 4 gün Ankara’da, 3 gün Antalya’da olmak üzere inanılmaz bir hafta, keyifli bir hafta geçirtiyoruz. Atölye çalışmalarımız oluyor. Bu yıl da 16’ncısını Mayıs ayının son haftası, Haziran ayının ilk haftasında düzenliyor olacağız, yine dünyanın dört bir yanından misafirlerimizi ağırlayacağız“ diye konuştu.

LÖSEV’in bundan böyle de hizmetlerine devam edebilmesi için desteğe yani bağışlara ve gönüllülere ihtiyacı var ki bu hastalığın pençesine yakalanan daha çok çocuk hayata dönebilsin.

XS
SM
MD
LG