Erişilebilirlik

ABD'de Uluslararası Öğrenciler Nefret Söylemlerinin Hedefinde


29 Nisan 2021 - Taylandlı tıp öğrencisi Natty Jumreornvong, New York'ta nefret söylemlerinin hedefi olan Asyalılar'dan biri

New York kentinde Columbia Üniversitesi’nde öğrenci olan Koreli Joon Baek, geçen yıl bir gün metroda giderken karşısındaki bir kadının bağırarak konuşmaya başladığını görmüş. Yaklaşık 8 milyon nüfusu olan Amerika’nın en kalabalık kenti New York’ta bir kargaşaya rastlamak alışılmış birşey.

Baek, o gün yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “Kampüsten çıkmıştım, yaşadığım Kore mahallesine gidiyordum. Kadın bağırmaya başladığında hiçbir şey söylememeye çalıştım, yere bakıp umursamadım. Ancak durum daha da kötüleşti, kadının söyledikleri sıradan hakaretler değildi. Sonra bana hitap ettiğini farkettim.”

Baek o an rahatsız hissettiğini ve bu nedenle de bir sonraki durakta indiğini söylüyor.

Emniyet birimlerinin verilerine göre Corona virüsü pandemisi döneminde Asyalılar’a karşı nefret suçları ciddi oranda arttı.

Uluslararası Eğitim Enstitüsü’ne göre, Amerika’daki uluslararası öğrencilerin çoğunluğu beyaz değil. Bu durum, ırkçılığın yükselişte olduğu Amerika’da uluslararası öğrencileri de daha fazla hedef olma riskiyle karşı karşıya bıraktı.

New York’taki Parsons Tasarım Okulu’ndan mezun olan Çin asıllı, Güney Afrika vatandaşı Jessica, Asyalılar’a karşı nefret suçlarının arttığını gösteren olaylar nedeniyle daha dikkatli hareket ettiğini söylüyor.

Jessica, “New York’ta gerçekten güvende hissediyordum ancak geçen yıldan bu yana bu durum değişti. İlk defa sokakta yürürken kendimi hedef alınmış hissetmeye başladım. Bu üzücü bir durum çünkü akşam saatlerinde dışarı çıkmıyorum, bazı sokaklardan geç saatlerde geçmiyorum. Sürekli Asyalı olduğumu hatırlayarak dikkatli hareket etmek zorunda hissediyorum” dedi.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan tüm öğrenciler, çeşitli kültürlerden gelenlerin olduğu okul kampüslerinde genel anlamda rahat hissettiklerini söylüyorlar. Çok kültürlü bir toplumda yaşamanın getirdiği tecrübeden oldukça memnunlar.

2015 yılında Güney Kore’den Amerika’ya siber güvenlik alanında eğitim görmek için gelen Baek, “Amerika en iyi ve en tanınmış üniversitelere sahip. Burada tahsil görmenin bana Kore’de yakalayabileceğimden daha fazla yeni fırsat yaratacağı inancıyla geldim buraya” diyor.

New York Üniversitesi’nde biyoloji bölümünden mezun olan Andy Mao da Amerika’da kazandığı tecrübeden çok memnun.

Mao, “Geriye dönüp baktığımda, gerçekten de harika bir tecrübe olduğunu görüyorum. Birçok farklı kültürden insanın bir araya geldiğine tanık oldum. Daha da önemlisi, farklı kültürlerden arkadaş edindim. Bu gerçekten benim ufkumu genişletti ve dünyayı daha iyi tanıyabilmek için çok önemli” şeklinde konuştu.

Ancak tüm heyecan ve memnuniyetine rağmen Mao da Asyalılar’a yönelik nefret suçları nedeniyle güvensizlik hissi de yaşıyor.

Mao, “Sadece New York City’de değil, diğer kentlerde de yaşanan nefret olaylarını duyduğumda çok üzüldüm. Bu benim biraz güvensiz hissetmeme neden oldu. Ama şanslıyım, çevremden bu konuda çok destek gördüm” diyor.

Her ne kadar nefret suçları geçen yıla kıyasla yüzde 7 oranında gerilese de, Emniyet birimlerinin kayıtlarına göre, ülke genelinde Asyalılar’a karşı işlenen nefret suçlarının oranı Amerika’nın 16 en büyük kentinde ortalama olarak yüzde 150 arttı.

Columbia Üniversitesi’nin bilgisayar mühendisliği bölümünden mezun olan Archit Choudhury de Missouri eyaletinin St. Louis kentinde bir gün yürüdüğü sırada ileri yaşta bir kadının hakaretlerine maruz kalmış.

Choudhury, karşılaştığı bu olayı şu sözlerle anlattı: “‘Berbatsınız! Ülkenize geri dönün! Ne işiniz var Amerika’da?’ şeklinde söylemler duyduk. Bu daha önce rastlamadığımız birşeydi. Elbette kötü birşey bu ama beni güvensiz hissetmeye itmiyor. Yine de böyle birşey yaşamak hiç hoş değil.”

XS
SM
MD
LG