Erişilebilirlik

Almanya’da ‘Selefi’ Tartışması Giderek Büyüyor


Alman basınında çıkan ve iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Örgütü’nün raporlarının kaynak olarak gösterildiği haberlere göre, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt gibi ülkeler Almanya’daki Selefiler gibi radikal İslamcı organizasyonları destekleyerek yayılmalarını sağlıyor. Konuyla ilgili rapora göre, söz konusu ülkeler Almanya’da finansal olarak destek sağladıkları cami ve eğitim kurumları üzerinden köktendinci gruplara destek sağlıyor, radikal görüşlü imam ve misyonerlerin propaganda çalışmaları yapmasına olanak veriyor. Özellikle Suudilerin desteklediği çok sayıda cami ve dini kurumun cihatçı olarak bilindiğini savunan Anayasayı Koruma Örgütü kaynakları, Suudi Arabistan’ın İslami misyonerlik faaliyetlerini ‘resmi devlet ve dış politikasının parçası’ olarak kabul ettiği kaydedildi.

Radikal İslamcı grupları yakından tanıyan uzmanlar, Suudi Arabistan’ın Selefiler’e mali destek geldiğini uzun süredir iddia ediyordu. Anayasayı Koruma Örgütü kaynaklarında da, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin desteklediği gruplar arasında Selefilerin ilk sırada yer aldığı belirtilirken, kendilerini Almanya’daki dernek yasaları kapsamında bağımsız olarak gören Selefi oluşumların gerçekte Suudi devlet kurumları ile sıkı ilişkileri olduğuna vurgu yapıldı. Konuyla ilgili haberlerde, federal hükümetin Suudilerin desteğiyle Almanya’da gerici ve hoşgörü düşmanı İslam anlayışının Selefilerin daha da yayılmasına parallel artmasında ‘endişeli’ olduğuna da yer verildi.

Alman istihbarat birimleri Selefileri Almanya’daki en etkin ve tehlikeli radikal İslamcı gruplardan biri olarak sınıflandırıyor. 19. yüzyılda Suudi Arabistan'da ortaya çıkan ve 1990’lı yıllardan bu yana Almanya’da aktif olan Selefiler, kendileri gibi düşünmeyen Müslümanlar’ı da red ederek, ‘kafir’ olarak tanımlıyor. İstihbarat raporlarına göre selefi grupların toplam üye sayısının 10 bin kadar olduğu tahmin ediliyor. Ancak İslam uzmanları İslamiyet'in ilk doğduğu çağdaki gibi giyinmeyi, sakal bırakmayı ve kadınların örtünmesini ilke olarak gören Selefilerin gerçek sayısının çok daha yüksek olduğundan yola çıkıyor. Yetkililere göre Selefilerin sayısındaki artış bu grubun yoğun propagandası sonucu yaşanıyor.

Selefiler özellikle sosyal medyada aktifler ve mülteci göçünü de iyi kullanıyorlar. İç istihbarat uzmanları son yıllarda Selefi çevrelerde şiddet yanlısı ve şiddete hazır İslamcılar’ın sayısının artığını tespit etti. Nitekim Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maassen, yaklaşık bin kadar Selefi’nin şiddet yanlısı olduğunu ve ülke için 'ciddiye alınması gereken ve giderek artan bir tehlike' oluşturduğunu açıkladı. Geçen 15 Kasım’da IŞİD terör örgütüne militan toplamakla da suçlanan Selefi bir gruba yönelik geniş çaplı operasyon düzenlenmiş, ‘Gerçek Din’ adlı selefi grubun depolarında bulunan Kur’an’lara el koyulmuş, üyelerinin sokaklarda Kur’an dağıtması da yasaklanmıştı. Söz konusu grubun Almanya’dan IŞİD’e bugüne dek yaklaşık 140 militan gönderdiği sanılıyor. Söz konusu grubun 2014 yılında başlattığı ‘Her eve bir Kur’an’ sloganıyla ülke çapında 25 milyon Almanca Kur’an dağıtma kampanyası, Almanya’da büyük tepkiye neden olmuştu. Radikal İslam uzmanları bu kampanyanın finansmanının arkasında da Suudi Arabistan’ın olabileceğini öne sürmüş, Almanya ve Suudi Arabistan ile olan ilişkilerin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini savunmuştu.

Almanya'nın Suudi Arabistan ile sıkı ekonomik ve öncelikle de ticari ilişkileri var. Almanya’nın en çok silah sattığı ülkeler listesinde Suudi Arabistan üçüncü sırada yer alıyor.

XS
SM
MD
LG