Erişilebilirlik

Almanya'da 2017 yılına damga vuran en önemli olayların başında bir türlü kurulamayan hükümet geliyor. 24 Eylül’de yapılan seçimlerin üzerinden tam 14 hafta geçti. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana hükümet kurma çalışmaları ilk defa 3 aydan uzun sürerek, yeni bir rekor kırıldı. Almanya'da şimdiye kadar seçimlerden sonra hükümetin kurulamama süresine ilişkin rekor 2013'e aitti. 22 Eylül 2013'te gerçekleşen genel seçimlerden sonra koalisyon görüşmelere başlayan CDU/CSU ile SPD, seçimlerden ancak 12 hafta sonra hükümeti kurabilmişti. Ülkede 2005'teki genel seçimlerden 65 gün sonra, 2009 seçimlerinden ise sadece 31 gün sonra hükümet kurulabilmişti.

Berlin siyasetini adeta felç eden bu yılki kaos, 24 Eylül’de yapılan genel seçimin ardından 18 Ekim’de CDU/CSU, Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller arasında ‘Jamaika koalisyonu’nun kurulması hedefiyle başlayan ön görüşmelerin, 20 Kasım’da FDP’nin masadan kalkması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmasıyla başladı. Seçimde büyük hezimet yaşayan sosyal demokrat SPD’nin yeni bir koalisyonda yer almayacağını açıklaması sonrasında, erken seçim gündeme gelirken, Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier olaya el koydu ve Birlik Partileri ile SPD’yi masaya oturmaya zorladı. Müslüman karşıtı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yüksek bir oyla Federal Meclise girmesi ve erken seçimde bu partinin daha da güçlenme ihtimali tarafları ‘büyük koalisyon‘ için görüşmeye zorlayan bir diğer neden oldu.

Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU), Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) ve SPD ‘büyük koalisyon’ olarak 4 yıldan beri hükümette. Ancak bu hükümet modelinin tekrarı için Ocak ayında yeniden başlayacak sondaj görüşmeleri pek umut vermiyor. Gerçi taraflar ön görüşmelere resmi olarak 7 Ocak'ta başlayıp 12 Ocak'ta tamamlama ve 15 madde üzerinde müzakere yapma konularında anlaşma sağladı. Buna rağmen sağlık sigortalarında reform ve bir yıl içinde ülkeye girebilecek mültecilere üst sayı sınırı gibi konularda aşılması zor engeller bulunuyor. Bu engeller aşılırsa, sonuç önce partilerin yetkili kurullarından geçecek. SPD, 21 Ocak'ta olağanüstü kurultay düzenleyerek ön görüşmelerden çıkan sonucu ele alacak. Partilerin yetkili organlarından çıkacak sonuçla iki taraf arasında doğrudan koalisyon görüşmelerinin başlayıp başlamamasına karar verilecek. Siyasi gözlemciler tüm bu süreçler nedeniyle olası koalisyon protokolünün imzalanması ve hükümetin kurulmasının Mart ayını, başka bir deyişle seçimden tam altı ay sonrasını bulabileceğini belirtiyor.

Schulz ‘yılın kaybedeni’

Yapılan yorumlara göre, Başbakan Angela Merkel’in siyasi hayatı koalisyonun kurulabilmesine bağlı. Merkel'in görevini bırakmasını isteyenlerin oranı her geçen gün artarken, SPD lideri Martin Schulz yapılan kamuoyu araştırmalarında Almanya’da ‘yılın kaybedeni’ seçildi.

''Başbakan Angela Merkel liderliğinde yeni bir hükümet kurulması durumunda Merkel 4 yıl başbakan mı kalsın yoksa görevini daha erken bıraksın mı?'' sorusunun yönelitildiği bir ankete katılanların yüzde 47'si, Hristiyan Demokrat Birlik liderinin 4 yılı doldurmadan görevini bırakmasını isterken, Almanlar'ın yüzde 67'si, "Yılın kaybedeni kim?" sorusuna ‘Martin Schulz’ cevabını verdi. Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Genel Baskanı Schulz'un ‘Yılın Kaybedeni’ olduğu listenin ikinci sırasında yüzde 61 ile Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Baskanı Horst Seehofer bulunuyor. Listenin üçüncü sırasında ise Başbakan Angela Merkel var.

Alman ekonomisi altın çağını yaşıyor

Siyasette yaşanan bu belirsizliğe ve güven kaybına karşı, Alman ekonomisi adeta altın çağını yaşıyor. 2017’de özellikle ihracat ve istihdam alanlarında rekor kıran Alman ekonomisinde görülen olumlu gelişmelerin 2018’de de devam etmesi ve ekonomik genişlemenin sürmesi bekleniyor. Merkezi Münih’te bulunan Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), ülke ekonomisine ilişkin 2018 büyüme beklentisini yüzde 2’den yüzde 2.6’ya çıkardı. Almanya Merkez Bankası da (Bundesbank) ülke ekonomisine ilişkin büyüme beklentisini yüzde 1.7’den yüzde 2.5’e revize etti.

XS
SM
MD
LG