Erişilebilirlik

Almanya Radikalizmle Mücadele Konusunda Önlemlerini Arttırıyor


19 Aralık’ta Berlin'de radikal terörist Anis Amri’nin kullandığı TIR’la Noel pazarına saldırması ve 12 kişinin ölümüne yol açması, Almanya’da terörle mücadelede yeni stratejilerin gündeme gelmesine neden oldu.Federal hükümet, ilticası kabul edilmeyen sığınmacıların ve ‘potansiyel tehlikeli’ olarak değerlendirilen yabancıların sınırdışı edilmeleri planını hayata geçirirken, aşırı görüşlü Müslümanlarla mücadele kapsamında camilerin aşırı örgütlerden maddi destek alması yasaklandı. İstihbarat örgütleri, ülkedeki Müslüman örgütlerin büyük bölümünün şiddete karşı olduğunu, ancak aralarında anayasal düzeni ve demokrasiyi şiddet yoluyla değiştirmek isteyenlerin de bulunduğunu öne sürerek, kendilerini ‘cihatta’ gören bazı İslamcıların, Almanya’yı hedef almak istediklerine dikkat çekiyor.

Federal Anayasayı Koruma Dairesi’nin verilerine göre, alınan tüm önlemlere rağmen ülkedeki radikal dinci sayısında geçen yıl da artış tespit edildi. Raporlara göre, 2016 yılının başında şiddet yanlısı dinci militan sayısı 1200 olarak tespit edilirken, sayı bu yılın başındaki raporlarda1600’e yükseldi. Terör saldırısı düzenleyebilecek ve güvenlik birimleri tarafından ‘tehlikeli’ olarak tanımlanan radikal İslamcı sayısı ise 570. Bu kişilerin en az yarısının Suriye ve Irak’ta IŞİD’e katıldığı ve çoğunun geri geldiği tahmin ediliyor. Almanya'nın güvenliği açısından en büyük tehdit oluşturan grup olarak tanımlanan söz konusu şahısların birçoğu Alman vatandaşı olduğu için Almanya'ya girişlerine engel konulamıyor. Güvenlik yetkilileri, camilerde organize olan teröre yakın gruplara sızmanın ve eyleme girişmeden ortaya çıkarmanın daha kolay olduğunu, ancak Anis Amri örneğinde olduğu gibi tek başına hareket eden ve eyleme girişen ‘yalnız kurtların’ ise daha zor takip edilebildiğini belirtiyorlar.

Alınan güvenlik önlemlerine paralel, radikal eğilimlerinden kurtulmak isteyen İslamcı radikaller için ve özellikle de radikal gruplar tarafından kandırılan gençlere yönelik caydırıcı programlarda Almanya’nın anti-terör startejisinde önemli bir rol alıyor. Bu tarz program ve projelerle radikal eğilimleri olan kişilere daha bir suç işlemeden erişilmesi hedefleniyor. Almanya’da çok etkin olan Selefi gruplarının, gençleri etki altına almak için ağırlıklı olarak internet üzerinden propaganda yaptığı, ilerleyen süreçte gençlerin giderek radikalleştiği ve sonunda yaşadıkları toplumu ‘kafir' olarak görmeye başladıkları son yıllarda yapılan çeşitli araştırmaların ortak sonucu olarak netleşmiş durumda. Bu kapsamda Federal Hükümet, radikalizme karşı yapılan çalışmalar için ayrılan kaynağı 115 milyon Euro’ya yükselterek üçe katladı. Bunun yanı sıra, 2018’den itibaren radikalizme karşı hazırlanan programlar için de ilave olarak 100 milyon Euro ayrıldı.

Bütçenin yaklaşık 15 milyon Euro’luk dilimi internet üzerinden yürütülen radikalizm faaliyetleriyle mücadele üzerine araştırma yapacak projelere ayrıldı. 20 milyon Euro’luk bütçeyle de, 2022 yılına kadar üniversitelerde radikal İslam ve terör alanında akademisyenlerin katılımıyla oluşturulacak araştırma birimleri finanse edilecek. Federal Eğitim Komisyonu üyesi ve Hristiyan Birlik CDU Meclis Grubu Uyum Politikaları Sorumlusu milletvekili Cemile Giousouf, hükümetin radikalizmle mücadele için ayırdığı bütçenin artışını, ‘gelecekte barış içinde yaşayabilmek için yapılan bir yatırım’ olarak tanımlıyor.

XS
SM
MD
LG