Erişilebilirlik

Almanya’nın Tutuklu Gazeteci Tepkisi Sertleşiyor


Almanya Federal Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert

Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in “terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmesiyle Almanya’da sular durulmuyor. Başbakan Angela Merkel başta olmak üzere siyaset dünyasından gelen tepkilerin dozu giderek artarken, Federal Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Başbakan ve hükümetin, Yücel’in “bir an önce serbest bırakılmasını beklediklerini” açıkladı.

Merkel’in tutuklamayı “kabul edilemez bir karar” olarak değerlendirdiğini ifade eden sözcü, Yücel’in tutuklanmasının Türk-Alman ilişkilerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Bu durum iki taraf açısından da iyi değil” dedi. Türkiye’nin hızla Avrupa’dan uzaklaştığını öne süren Federal Uyum Bakanı Aydan Özoğuz, “Türkiye’de Çin ve İran’dan fazla sayıda gazeteci tutuklu durumda” şeklinde görüş belirtti.

Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ise, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin son dönemlerin en büyük gerginliğiyle karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, dün akşam saatlerinde bakanlığa çağrılan Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’a, Yücel’in tutuklanmasının Berlin açısından “orantısız ve kabul edilemez” olduğunun aktarıldığı belirtildi. Bakanlık, İstanbul’daki Alman Konsolosluğu’nun Türk ve Alman vatandaşı olan Deniz Yücel ile irtibata geçebilmesi isteğinin de dillendirildiğini bildirdi.

Diplomatik çevrelerden alınan bilgiye göre, Büyükelçi Aydın asıl konuya gösterilen tepkinin “orantısız” olduğunu söyledi ve yargıya intikal etmiş bir konu ile ilgili yorum yapmanın doğru olmayacağını, ayrıca Türkiye'de tutuklu olan gazetecilerin mesleklerinden ötürü değil suç oluşturan başka faaliyetler nedeniyle yargılandığını ifade etti.

Bu arada çok sayıda Alman politikacı tutuklamaya misilleme olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkililerine Almanya’ya giriş yasağı konulmasını önerdi. Deniz Yücel'in tutuklanmasının keyfi bir uygulama olduğunu iddia eden Birlik Partileri İç Politika Sözcüsü Stephan Meyer, "Böyle bir şeye izin veren bir Cumhurbaşkanı Almanya'ya gelmemeli," dedi. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Özdemir, "Erdoğan Almanya'da konuşmak istiyorsa, Türkiye'de tutuklu muhaliflerin ve gazetecilerin özgürce konuşmasına da olanak tanımalıdır," şeklinde bir tweet paylaştı.

Türkiye ile ilişkilerin gözden geçirilmesini isteyen Hür Demokrat Parti Lideri Christian Lindner, Türk hükümet yetkililerine giriş yasağı konulmasını talep etti. Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen de, Alman hükümetinden giriş yasağıyla birlikte Türkiye’nin Almanya’daki banka hesaplarının dondurulmasını istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın anayasa referandumu için Almanya’ya gelerek miting yapacağı iddiası günlerdir Alman basınında en çok yer alan konulardan biri. Türk makamları böyle bir planı doğrulamazken, Alman makamları da “Bize yansımış resmi bir talep yok” şeklinde açıklama yaptı.

Öte yandan Deniz Yücel’in tutuklanması Alman Parlamentosunda özel oturumda da tartışılacak. Meclis Başkanlığı, Sol Parti’nin özel oturum başvurusuna olumlu yanıt verdi. Gelecek hafta yapılacak görüşmede Federal hükümetin Deniz Yücel olayına bakışı ve Türkiye’de tutuklu diğer gazetecilerin durumunun ele alınması bekleniyor. Gelişmelerle ilgili yorumlarda, Yücel’in tutuklanmasının geçen yılki Ermeni soykırımı oylaması, Fethullahçı sığınmacıların Türkiye’ye iade edilmemesi ve son olarak Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne bağlı imamlara ajanlık suçlaması sonrasında, ikili ilişkilerin daha da gerileceği öne sürülüyor. Türkiye’de anayasa referandumu ve Almanya’da genel seçimlere kadar süreceği tahmin edilen gerginliğin, seçimlerden sonra tekrar bir yumuşama dönemine gireceğinden yola çıkılıyor.

XS
SM
MD
LG