Erişilebilirlik

Almanya Merkel’in Türkiye Ziyaretini Değerlendiriyor


Almanya Başbakanı Angela Merkel’in dünkü Türkiye ziyareti, Berlin gündeminde öne çıkan yorum konusunu oluşturuyor. Yapılan analizlerde yüklü bir gündemle Ankara’ya giden Merkel’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’la yaptığı görüşmelerde iki ülke arasında uzun süredir gerilim yaratan konuların konuşulduğu, ancak bazı meselelerdeki görüş ayrılıklarının sürdüğü belirtiliyor.

Basında yer alan yorumlarda, Türk tarafının Almanya'daki Fethullahçı oluşumlara ve PKK faaliyetlerine izin verilmesini öne çıkarması, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra iltica eden askerlerin iade edilmesini talep etmesi ve Almanya’nın bu iki konudaki farklı yaklaşımı görüş ayrılıklarının devam edeceğinin işareti olarak tanımlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkel’le ortak basın toplantısında, Almanya’daki Fethullahçı’ların iade edilmemesine yönelik rahatsızlığını, “Benim ülkemde darbe yapacak ve bu darbe yapan eğer kalkıp, Almanya'ya kaçıyorsa Almanya'da barınıyorsa, adalet bakanları birbiriyle ilişki kurmak suretiyle belge ve bilgi gönderilebilir, biz Amerika'ya da 85 koli belge ve bilgi gönderdik. Hala yargıdan çıkacak kararlar bekleniyor” dedi ve “Geciken adalet, adalet değildir’ diyerek bir an önce sonuca varılmasının doğru olduğunu kaydetti.

Merkel’in "Bazı mahkeme kararları var, iadelerin yapılamayacağı şeklinde. Adalet bakanlarımız bu konuları görüşecek. Mahkemelerin incelemesine saygı duymalıyız," sözleri ise Alman tarafının tutumundan vazgeçmeyeceği şeklinde yorumlandı. Nitekim bugün bir açıklama yapan Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, 15 Temmuz sonrasında Almanya’ya iltica başvurusu bulunan Türk subaylarının iadesinin sözkonusu olmadığını açıklayarak, "Federal Göç ve Uyum Dairesi, kararlarını yasalar çerçevesinde tek başına veriyor. Bu kuşkusuz Türkler’in yaptığı başvurular için de geçerli,” dedi. Alman basınında yer alan haberlerde, NATO üslerinde görev yapan yaklaşık 40 Türk askerinin 15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrasında Almanya’ya iltica başvurusunda bulunduğu öne sürülmüştü. Thomas de Maiziere, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİP) bağlı bazı imamlarının casusluk iddiaları konusunda ise, DİTİB ile işbirliğini sürdürmek istediklerini duyurdu. Dünkü Merkel-Erdoğan görüşmesinde bu konunun da ele alındığı ve Türk tarafının Alman medyasında DİTİB ile ilgili gündeme gelen ajanlık ithamlarını asılsız olarak değerlendirdiği açıklanmıştı.

12 yıldır iktidarda olan Başbakan Merkel’in, Türkiye’ye toplam dokuzuncu ziyaretinde üzerinde durulan Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki sığınmacı anlaşmasının sürdürülmesi konusunda iki tarafın beklentilerinin aynı yönde olduğu yorumları yapıldı. Seçim yılına giren Merkel’in, yeniden bir sığınmacı akını ile karşı karşıya kalmamayı güvence altına aldığı belirtilirken, Alman başbakanının Cumhurbaşkanı Erdoğan’la zirvesinde, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve kuvvetler ayrılığına saygı gösterilmesini talep etmesi ve muhalefet partileri CHP ve HDP temsilcileri ile de biraraya gelmesi Berlin’deki yorumlarda ön plana çıkan konular arasında.

Merkel’in Ekim 2015 sonrası Türkiye'ye gerçekleştirdiği diğer beş ziyarette muhalefet partileri ile masaya oturmaması Almanya’da eleştirilere neden olmuştu. Türkiye-Almanya ilişkilerinin, Ermeni soykırımı oylaması, komedyen Jan Böhmermann’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakareti ve Alman milletvekillerinin İncirlik Üssü’nü ziyaret etme ısrarları gibi gerilimler nedeniyle son zamanlarda kırılgan bir dönemden geçtiğini belirten Hamburg Üniversitesi’nden siyaset bilimci Yaşar Aydın, Merkel’in ziyaretinin diyaloğun kopmaması açısından olumlu yönleri olduğunu savunuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bundan sonraki Almanya ziyaretinin 7-8 Temmuz 2017'de Hamburg'daki G20 Zirvesi olacağından yola çıkılıyor. Merkel, G20 Zirvesi’ne ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağını açıklamıştı.

XS
SM
MD
LG