Erişilebilirlik

Almanya İran’daki Gelişmelere Temkinli Yaklaşıyor


Almanya'da Brandenburg Kapısı önünde İran'daki protestolara destek gösterisi...

28 Aralık'ta İran'da ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan ve rejim karşıtı gösterilere dönüşen olaylar devam ediyor. Gösterilere İran’dan gelen sert tepki, son günlerde ölümlere neden oldu.

Siyasi sistemde değişiklik isteyen yüzlerce kişi gözaltına alınırken, son olarak ise on binlerce kişi protestoculara karşı ve hükümete destek için sokaklara çıktı. İran'ın dini lideri Ali Hamaney göstericilerin dışardan yönlendirildiği görüşünde. Cumhurbaşkanı Ruhani ise gösterileri özgürlük istemi olarak algılıyor.

Olayların patlak vermesinden sonra Beyaz Saray ve Başkan Donald Trump’ın Tahran yönetimini sert sözlerle eleştirmesi dikkat çekerken, Avrupa Birliği ise önce sessiz kalmayı tercih etti. Gelen tepkiler sonrasında yapılan son açıklamada ise, İran’ın ifade özgürlüğü hakkını garanti altına almasını talep etti. AB’nin lideri konumundaki Almanya’nın İran’da yaşananlarla ilgili tepkisi de ‘temkinli ve beklemekten yana’ olarak yorumlanıyor. Gerçi Federal Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel yazılı bir açıklama yaparak, "İran hükümetine, göstericilerin haklarına saygı gösterme, toplanmalarına müsaade etme, özgürce ve barışçıl bir şekilde seslerini duyurmalarına izin verme" çağrısında bulundu. Ancak ülkenin, başta Başbakan Angela Merkel olmak üzere önde gelen siyasetçilerinin İran konusunda yorumdan kaçındıkları dikkat çekiyor.

Alman basınında çıkan yorumlarda, Berlin’in İran’daki durumu ve gelişmelerin gidişatını bundan sonra da gözlemlemeyi sürdüreceği tahmin edilirken, Almanya’nın İran’la çok yakın ekonomik ilişkilerinin Merkel hükümetinin hareket alanını daralttığı görüşü ağır basıyor.

Almanya ve İran, Tahran’ın nükleer programı nedeniyle 2015’e kadar uygulanan yaptırımlar öncesinde çok güçlü ekonomik ilişkilere sahipti. 1970'li yıllarda Almanya'nın Avrupa dışındaki en önemli ikinci büyük ihracat pazarı olan İran’a 2015 yılında nükleer anlaşmanın imzalanması sonrasında yaptırımların kalkması, Berlin ve Tahran arasında ekonomik işbirliğinin artacağı yönündeki beklentileri gündeme getirdi. 2015 sonrasında ülkeyi ilk ziyaret eden AB’li politikacılar o dönemde Dışişleri Bakanı olan şimdiki Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve o dönemde Ekonomi Bakanı olan şimdiki Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel oldu. Başbakan Merkel, insan hakları ve ifade özgürlüğü ihlalleri ile suçlanan İran’la ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik eleştirilere, ‘ticaret üzerinden değişim’ sağlanacağı şeklinde yanıt verdi. Son iki yılda Alman ekonomisi açısından karlı ticari anlaşmalara imza atılırken, İran’a ihracat 2015’te 2 milyar Euro’dan, geçen yıl yüzde 25’lik artışla 2,5 milyara yükseldi. Önümüzdeki üç yılda Almanya’nın İran’a ihracatının 5 milyar Euro’ya yükseleceği hesaplanıyor. Alman şirketleri İran’da çok sayıda altyapı ve teknoloji üretimi projesinde, ayrıca sanayinin geliştirilmesi alanlarında söz sahibi konumda.

XS
SM
MD
LG