Erişilebilirlik

Almanya’da Terör Şüphesi Sınırdışı Kararı İçin Artık Yeterli


Almanya’da Federal İdari Mahkeme, iki terör zanlısının sınırdışı edilmesi kararını onayladı. Buna göre bir süreden bu yana tutuklu bulunan iki Selefi’nin ülkelerine gönderilmelerinin yolu açıldı.

Daha önce de Almanya'nın en yüksek mahkemesi olan Anayasa Mahkemesi, ülkede “terör riski” oluşturdukları düşünülen veya terör eylemleri düzenleyebileceği sanılan yabancıların sınırdışı edilmesine yeşil ışık yakmıştı.

Federal İdari Mahkemesinin son kararı, terör şüphelilerinin somut kanıt olmadan da sınırdışı edilmelerinin önünü açtı. Mahkeme “şüpheyi” sınırdışı için yeterli buldu.

Aşağı Saksonya İçişleri Bakanlığı, Şubat ayında “terör saldırısı” planladıkları şüphesiyle gözaltına alınan, Almanya doğumlu biri Cezayirli, diğeri Nijeryalı iki kişiyi sınırdışı etme kararı almıştı. Polis, şüphelilerin Göttingen kentindeki evlerine 9 Şubat'ta baskın yapmış ve evde bir silah ile IŞİD bayrağı bulmuştu. Somut bir saldırı bağlantısı bulunamamasına rağmen yetkililer, uzun süre güvenlik birimlerince de tehlikeli olarak tanımlanarak, takip edilen ve Selefi çevrelerle bağlantılı 22 ve 27 yaşındaki şüphelilerin sınırdışı edilmesini kararlaştırmıştı.

Şüphelilerin avukatları ise karara Leipzig’de bulunan Federal İdari Mahkemesi nezdinde itiraz etti. Yüksek mahkeme eyalet yetkililerinin aldığı kararın hukuka uygun olduğu yönünde karar vererek, radikal örgütlerle bağlantılı olduğu tahmin edilen şüphelilerin, herhangi bir şekilde uyarılmadan “terör şüphesi” nedeniyle sınırdışı edilebileceğine karar verdi. Mahkeme böylelikle Almanya’da 2005 yılında yabancılar yasasında yapılan değişiklikle, tehlikeli görülen terör şüphelilerinin sınırdışı edilmesine olanak tanınan 58. paragrafın anayasayla uyumlu olduğuna hükmetti. Söz konusu paragraf, Eyalet İçişleri Bakanlıklarına, Alman vatandaşı olmayan terör şüphelilerini sınır dışı etme yetkisini veriyor. Haklarında sınır dışı kararı alınan iki şüpheliye ömür boyu Almanya'ya giriş yasağı da getirilebileceğinden yola çıkılıyor. Federal Suç Dairesi’nin (BKA) raporlarına göre, Almanya’da terör saldırısı düzenleyebileceği düşünülen 657 kişi güvenlik makamları tarafından “şüpheli” olarak tanımlanıyor. Çoğunun polis tarafından izlendiği belirtiliyor. Ayrıca olası terör saldırılarında destekçi rolü oynayabilecek 338 radikal İslamcı’nın da bulunduğu da tahmin ediliyor.

Öte yandan sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi “Politik takibata uğrayanlar iltica etme hakkına sahiptir” garantisi içeren Alman Anayasası’nın 16. Maddesi’nin değiştirilmesini gündeme getirdi. AfD ayrıca Alman Deniz Kuvvetleri’nin de devreye sokulmasıyla Akdeniz’in sığınmacılara tamamen kapatılmasını ve kaçak yollardan Avrupa’ya ulaşmayı başaran sığınmacıların Libya’daki ve diğer Kuzey Afrika ülkelerindeki Sığınmacı Yerleştirme Merkezleri’ne geri gönderilmelerini talep etti. Yabancılara, özellikle de Müslümanlar’a karşı aldığı tavırla bilinen AfD’nin, 24 Eylül seçimleri öncesinde sığınmacılar konusunu gündemde tutarak, oy oranını artırmayı hedeflediği tahmin ediliyor. 2015 sonbaharında sığınmacılar kriziyle birlikte oy oranı hızla artan ve toplam 10 eyalette parlamentoya girmeyi başaran Almanya için Alternatif (AfD) partisinin son aylarda oy oranın düştüğü tespit edilmişti. 2013 yılında yüzde 4,7 oranında oy alarak federal meclise giremeyen AfD’nin bu seçimde en az yüzde 8 oyla parlamentoya girebileceği tahmin ediliyor.

Facebook Forum

XS
SM
MD
LG