Erişilebilirlik

Almanya’da Şiddet Yanlısı Radikallerin Sayısı Artıyor


19 Aralık’ta Berlin'de radikal dinci terörist Anis Amri’nin kullandığı TIR’la Noel pazarına saldırması sonrasında ve yaklaşan seçimler öncesinde, terörle mücadele ve aşırı İslamcılara yönelik tedbirler Almanya’da gündemi belirlemeye devam ediyor.

Berlin’de yapılan Avrupa Polis Kongresi’nde konuyla ilgili son verileri aktaran Federal Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Hans Georg Maassen, alınan tüm önlemlere rağmen ülkedeki radikal dinci militan sayısında geçen yıl da artış tespit edildiğini açıkladı.

Güvenlik birimlerinin raporlarına göre, 2016 yılının başında şiddet yanlısı dinci militan sayısının 1.200 olduğunu söyleyen yetkili, bu yılın başındaki raporlarda bu sayının 1.600’e yükseldiğini duyurdu.

Maasen IŞİD gibi terör örgütlerinin en önemli propaganda aracının internet olduğunu ve özellikle gençlerin bu sayede örgüte ya da radikal İslamcı çevrelere yönlendirildiğini belirtti.

Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Maassen, terör saldırısı düzenleyebilecek radikal İslamcı sayısının ise 570 olduğunu ve Almanya’da terör saldırısı ihtimalinin 19 Aralık sonrasında da sürdüğünü aktardı. Avrupa’da 2015 ve 2016 yıllarındaki radikal İslamcı motifli 15 terör saldırısının “terör komandoları”, diğerlerinin ise güvenlik çevreleri tarafından “yalnız kurt” olarak tanımlanan bireyler tarafından düzenlendiğine dikkat çekti.

Avrupa Polis Kongresi’nde konuşan diğer Alman güvenlik yetkilileri de, organize terör komandolarına sızmanın ve eyleme girişmeden ortaya çıkarmanın daha kolay olduğunu, “yalnız kurtların” ise Berlin’deki saldırıyı yapan Amri gibi daha zor takip edilebildiğini ve güvenlik birimlerinin çalışmalarını o tarzdaki saldırı senaryoları üzerinden yürütmelerini istediler.

2015 yazında Almanya’ya gelerek sığınma başvurusunda bulunan Anis Amri’nin kaldığı Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde radikal dinci gruplarla bağlantı kurduktan sonra, istihbarat tarafından yakın takibe alındığı, ancak Şubat 2016’da Berlin’e geçtikten sonra izini kaybettirdiği ortaya çıkmıştı. Federal İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, TIR’lı saldırının ardından başlayan güvenlik tartışmalarını ve özelikle mültecilere yönelik yeni yasal düzenlemeleri savundu. Kongrede konuşan bakan, “Sığınmacıların nereden geldiklerini ve iletişimlerini tespit etmek amacıyla cep telefonlarının inceleneceğini” de açıkladı. Hakkında sınırdışı kararı verilen ancak sınırdışı edilemeyen “tehlikeli sığınmacılara” elektronik pranga takılacağını hatırlatan de Maiziere, geldikleri ülkeler ve kimlikleri kesin olarak bilinmeyen ya da şüphe duyulan sığınmacılar konusunda AB ülkelerinin ortak çalışmalar yapması talebinde bulundu.

Öte yandan Federal hükümetin ilticası kabul edilmeyen sığınmacıların en kısa zamanda sınırdışı edilmesi planı da yaşama geçirildi. Başbakan Merkel bundan kısa bir süre önce, “Almanya'da sığınması mümkün olmayan şahısların geri iadelerinin hızlandırılması” gerektiğini belirtilmiş ve bu konuda gerekli hazırlıkların yapıldığını duyurmuştu.

Geçen ay iltica başvurusu reddedilen 34 Afgan'ın toplu şekilde Frankfurt Havalimanı'ndan Kabil'e gönderilmesi yoğun eleştirilere hedef olmuştu, yetkililer bugün de 50 Afgan vatandaşının geri gönderileceğini doğruladı. İltica talebi reddedilen ve bu nedenle Almanya'da sınır dışı edilmeyi bekleyen 12.539 Afgan olduğu tahmin ediliyor. Berlin’de yapılan yorumlarda, Merkel hükümetinin sınırdışı etme uygulamasını kolaylaştırarak, sığınmacı politikası nedeniyle kaybettiği seçmenleri yeniden kazanmayı planladığı tahmin ediliyor. Mülteci ve İslam karşıtı Almanya için Alternatif Partisi (AfD), Merkel’in sığınmacı politikasını eleştirerek kamuoyu yoklamalarında kısa sürede %10’un üzerinde destek toplamaya başlamıştı.

XS
SM
MD
LG