Erişilebilirlik

Almanya’da Özil Rüzgarı Sosyal Medyada Esiyor


Mesut Özil’in Almanya Milli Futbol Takımını bıraktığını açıklaması ve Alman Futbol Federasyonu’na yönelik eleştirilerinin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, konu ve özellikle ‘ırkçılık’ tartışmaları Almanya gündeminden inmiyor. Alman basınında çıkan yorumlarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül ayı sonunda Berlin’e yapacağı öne sürülen ziyaret bile Özil tartışmaları ile ilişkilendirilirken, haftalık Der Spiegel ve Focus dergileri bu haftaki sayılarının kapak konusunu Özil’le bağlantılı gelişmelere ayırdı. Uyum uzmanı siyasetçilerin yanısıra Almanya'daki Türk göçmenlerin ırkçılık ve ayrımcılık konusundaki deneyimlerine yer veren ve ülkede son yıllarda aşırı sağın yükselişine dikkat çeken her iki dergi, 2009’dan bu yana Almanya için top koşturan Özil’in kararının yeni bir tartışma başlattığına dikkat çekti. Özil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çektirdiği fotoğrafla ilgili olarak yaptığı açıklamada Alman Futbol Federasyonu'nu sert bir dille eleştirmiş, “Kazandığımızda Alman, kaybettiğimizde göçmeniz” sözüyle ülkede göçmenlere yönelik ırkçılık ve dışlamadan söz etmişti.

lütfen bekleyin

No media source currently available

0:00 0:03:34 0:00

Bu arada Pazar günü (29 Temmuz) başkent Berlin’de “Ben Özil'im” adı altında düzenlenen bir protesto gösterisine yüzlerce Türk göçmen katıldı. “Bild”, “Die Welt” ve “Frankfurter Allgemein” gazetelerinin sahibi, ülkenin en büyük yayınevi Springer’in merkezinin önünde düzenlenen gösteriye katılanlar, Mesut Özil hakkındaki kışkırtıcı haberleri protesto ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan lehine sloganlar da attılar.

Özil’in milli takımı bıraktığını açıklaması, ülkedeki Türk toplumu içinde de hararetle tartışılıyor ve kararına Türk göçmenlerin çok ciddi bir destek verdiği dikkat çekiyor. Yapılan anketler ve röportajlarda, insanların siyasi ve etnik kökenlerinden bağımsız, Almanya'nın bir ırkçılık sorunu olduğuna vurgu yaptığı ve Özil’in adeta bir manifesto olarak algılanan açıklamasının Almanya’daki Türk ve Müslüman toplumun sürekli muhatap olduğu dışlayıcı yaklaşımlar konusunda bir kırılma noktası olarak algılandığı dikkat çekiyor.

Öte yandan hem kurumsal hem de toplumsal olarak adlandırılan ve Özil olayı ile alevlenen ırkçılık tartışmaları, sosyal medyada yeni bir akımın başlamasına neden oldu. Twitter üzerinden, #MeTwo (İkiBen) adı altında başlatılan kampanyada başta Türkiye kökenliler olmak üzere onbinlerce göçmen asıllı kişi ırkçılık konusunda Almanya’da yaşadıkları deneyimleri paylaşmaya başladı. Geçen sene ABD’de ortaya çıkan ve kadınlara yönelik cinsel tacizleri kamuoyunun gündemine taşıyan #Metoo hareketinden esinlenen #MeTwo etiketi, ırkçılığın Almanya’da çok önemli bir sorun olduğunu gözler önüne serdi.

Uyum Araştırmaları Başkanı Prof. Halil Uslucan, sosyal medyada kendini ifade edenlerin, Almanya’nın en büyük sorunlarından biri olan ırkçılığın boyutunu ortaya koyduğu görüşünde. Uslucan, Türkler’in yüzde 80’nin ayrımcılıkla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Dışişleri Bakanı Heiko Maas #MeTwo hareketine ilişkin olarak “Almanya’da ırkçılığın artık sorun olmadığını düşünüyorsanız, #MeTwo tweetlerini okumanızı tavsiye ederim. Burada kaç kişinin konuştuğunu görmek etkileyici ve üzücü. Sesimizi onlarla birlikte yükseltelim; ırkçılığa karşı her zaman, her yerde” açıklamasını yaptı. Birçok ünlü isim ve politikacı da attıkları tweetlerle #MeTwo hareketine destek verirken, aktarılan deneyimler kökeni nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığı hissine kapılanın sadece Mesut Özil olmadığını da kanıtlıyor.

XS
SM
MD
LG